Mehmet Ocaktan
Demokratik toplumlarda siyasi partilerin en önemli meşruiyet kaynağı, millet iradesidir. Doğal olarak iktidarların ayağını yere sağlam basmasını sağlayan da yine millet iradesidir.
AK Parti 24 yıldır Türkiye’yi yönetiyor, bu hem iktidar hem de ülke açısından önemli bir zaman dilimine işaret ediyor. Genel olarak bu kadar uzun süreli iktidarlar istikrar açısından avantaj gibi gözükse de demokratik işleyiş açısından çok da tercih edilen bir durum değildir.
Zira normal demokrasilerde bu kadar uzun süreli ve de kesintisiz bir siyasal tercih olamaz. Ayrıca böyle bir durumun, toplumsal değişim dinamikleri açısından izahı da mümkün değildir.
Eğer bir siyasi parti çeyrek yüzyıldır iktidarda kalıyorsa, orada demokrasinin işleyişi açısından bir sıkıntı var demektir. İşte şu anda Türkiye’de yaşanan da tam böyle bir şey…
Maalesef AK Parti iktidarı sadece demokrasinin çarklarını arızalandırmakla kalmadı, 2017 referandumu ile rejimi değiştirerek anayasal anlamda otokrasiye giden tehlikeli bir kapı araladı.
Biliyorum birileri ‘ilk on yıl masalı’ diye itiraz edecek ama AK Parti 2002 yılında bambaşka hedeflerle ve ideallerle yola çıkmıştı. Şu ifadelere kim karşı çıkabilir ki:
-Demokrasi, meşruiyetini, halkın özgür iradesinden ve hukuktan alır.
-Toplumu aktif olarak devreye sokan demokratik siyaset ise, uzun vadeli düşünmeyi, kamunun çıkarlarını kişisel çıkarlar üzerinde tutmayı gerektiren erdemli bir uğraştır.
-Ülkemizde, bazı siyasetçilerin kısa hedefli çıkarlara yönelik tutumları yüzünden, halkın siyaset kurumuna ve politikacılara güveni sarsılmıştır.
-AK Parti, demokratik rejimin işleyişine, sistem dışı her turlu müdahaleye karşıdır.
-Partimiz, siyası alanın daralmasına, temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasına, bürokrasinin siyasetin yerine ikame edilmesine, kamuda göreve alınmada eşitsizliklere, eğitim hakkının sınırlanmasına neden olan düzenlemeler ve uygulamaları değiştirecektir.
AK Parti’nin bu vaatleri o gün gerçekti, çünkü partide ‘ortak akıl’ hakimdi. Nitekim 2013’e kadar AK Parti iktidarı, büyük ölçüde bu hedeflere sadık kaldı.
Peki ya şimdi…
Şimdi o AK Parti artık meşruiyeti hukuktan ve millet iradesinden değil, sadece ‘güç’ten alıyor ve bu konuda ne yazık ki sınırları aşmakta hiçbir beis görmüyor.
Eğer ahlakilik ilkesi ve millet iradesinin belirleyiciliği, bir gün sizin için anlamsız hale gelirse, o zaman artık sizi tutacak hiçbir ahlaki bağlayıcılık kalmamış demektir, canınızın istediği her şeyi yapabilir ve istediğinizi kafanıza göre savunabilirsiniz…
-Halkın oylarıyla seçilen belediye başkanını içeri atıp, yerine belediye meclisinde kafa karıştırıcı yöntemlerle birini seçersiniz, sonra da “yine millet iradesi kazandı” diye nutuk atabilirsiniz.
-Hukukun meşruiyetinden nepotizme savrulursanız, hak etmedikleri halde akrabalarınızı devlet kadrolarına yerleştirdiğinizde bile “utanmıyoruz” diye savunabilirsiniz ve de asla utanmazsınız…
-Emekliler açlık sınırının altında yaşama mücadelesi verirken, bir milletvekilinin “emeklilerin ömrü uzadığı için maaşlarının düştüğü” şeklindeki absürtlüğünü de yüzünüz kızarmadan savunabilirsiniz.
-Uyuşturucu soruşturmaları üzerinden “İmamoğlu’nun jeti” diye yalan haberlerle itibarsızlaştırma manşetleri atıp, uçağın AK Partili bir iş insanına ait olduğu anlaşılınca, sessizce ortalardan kaybolabilirsiniz. Çünkü sizin için utanma sınırı diye bir şey kalmamıştır…
Maalesef AK Parti millet iradesine yabancılaşmaya başladığı günden bu yana, büyük toplum kesimleriyle irtibatını kaybettiği gibi kendi siyasi geleceği için oluşturduğu yıkımı da göremez hale gelmiş bulunuyor.
Her ne kadar bugün başka bir istikamete yönelmiş olsa da AK Parti bu ülkeye önemli hizmetler yapmış bir parti. Böyle bir partinin İstanbul il başkanlığı şöyle bir akıl tutulması yaşayabilir mi… 11 milyonluk bir şehrin seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu cezaevinde, AK Parti İstanbul il başkanlığı şehre astığı pankartlarla İmamoğlu’nu itibarsızlaştırmak için kampanya yapıyor.
Otuz yıllık diplomasını skandal bir kararla iptal edilmiş, ‘ahmak’ kelimesi yüzünden ceza ve siyasi yasak getirilmiş, casusluk suçlamasına muhatap olmuş. Siyaseten yok etmek için bütün bunlar yetmemiş olmalı ki şimdi de afişlerle karalama kampanyası yapılıyor.
AK Parti’de bir siyasi akıl çıkıp, bunun yanlış bir strateji olduğunu söyleme cesareti gösteremiyor mu acaba? Böylesine haksız bir kampanyayı gören insanlar “cezaevindeki İmamoğlu’ndan bile korkuyorlar” demezler mi Allah aşkına…
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALEkrem İmamoğlu davası tüm muhalefetin yargılandığı bir davadır… 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan Tuğalİran rejimi ve antiemperyalizm 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolAdalete güven... 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUOrtadoğu savaşının göbeğinde… 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERBugünlerde aklıma hep Brezilya geliyor 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçTürkiye'nin üniversite tarihi aynı zamanda 'tasfiyeler' tarihidir 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğluİmamoğlu Davası ilk haftadan neyi gösterdi? 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet Berkan‘Neden S-400’ler depoda’ sorusu neden yanlış soru 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYANewroz Ateşinin Yoldaşı; Mücadele ve Barışın Sönmeyen Yıldızı Salih Müslim... 14.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuYangının ortasında… 13.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAmerikan PDY’si 13.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünyanın en büyük terör örgütü 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYBarbarlık Çağında Savaşlar Kaçınılmaz 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTerörsüz Türkiye’ye adalet yakışır 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasYerli ve milli füzelerimiz nerede? 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN15 Yaşındaydı… 12.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİranlılar neden rejimi devirmek için ayaklanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş gerçekten bitiyor mu? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIİSKENDER’DEN BUGÜNE İRAN’IN DİRENÇ HAFIZASI 10.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.03.2026
2.03.2026
11.02.2026
4.02.2026
2.02.2026
28.01.2026
26.01.2026
14.01.2026
12.01.2026
7.01.2026