Ömer Ahmet ÖZEREN
Ceviz ağaçlarının sıkça uzandığı arazinin tam bitiminde ahşap iki katlı bahçeli evde en küçük oğlu ile yaşıyordu yengem. Adı Şaheste idi, büyük dayımın karısı. Bir erkek, iki kız çocuğu daha vardı.
Fesleğen kokan çocukluk anılarımın baş tacı güzelliklerinden biriydi O da...
Alt katta biri geniş iki divanın bitişik sığabildiği küçük bir odası vardı, sokak kapısına bakan penceresi önünde oturup mavi gözlerini yola sererdi gün boyu, ev işlerinden arta kalan zamanında. Odanın duvarında bir ut hatırlıyorum ama çaldığına tanıklık etmedim hiç. Aşırı kilolarının yanında işitme sorunu da vardı fakat zekice nüktedanlığı ile karşılıksız sevgisini öyle bir yoğurmuştu ki büyük-küçük hepimiz çok severdik O’nu.
Zamana tanıklık eden yaşamlarımız yıllandıkça film şeritleri durmaksızın geçer gözümüzün önünden…
El kapılarının Türk insanına da açıldığı yıllardı. Önce en büyük oğlu, sonra eşi, ardından damadı ve sonra kızı İsviçre'deki emek hırsızlarının kasalarını ucuz işgücü ile doldurmak üzere çalışmaya gitmişlerdi. Ülkemizde sanayi yok, nüfus artışı çok v.s., v.s. yoksulluk dizboyu. Böylesi trajik durumda yengemin payına da Nurdoğan ablamın iki oğluna bakmak düşmüştü, üstelik çocuklar da daha çok ufaklar.
Bir gün aşılarını yaptırmak için ilgili sağlık kuruluşuna gider. Evraklarını vererek sıraya girer. Çok kalabalık olduğundan itiş-kakış içindedir herkes. Zaman ilerledikçe önündeki sıra azalır. Bir taraftan da çocuklar huysuzlanmaya başlar. Kulağının ağır işitiyor olması nedeniyle sürekli etrafı kolaçan etmektedir. Merdivenin üst basamağındaki görevli, sırası gelenin veli ismini okuyarak içeri almaktadır. Ön sıraya gelmesi bir hayli olmasına karşın bir türlü içeri girememiştir hala. Sıkıntıdan sağına soluna bakan yengemi bir ara eliyle dürten adam; “Hanım hanım Şaheste EREL sen misin” der hışımla. O da; “evet, benim” der. “O halde niye cevap vermiyorsun” diye tersleyecek olur. Yengem hazır cevap: “Ne bağırıyorsun, sağır mı var burada, senin nereye baktığın belli mi be adam” der ve çocukları kaptığı gibi aşı yapılacak yere yönelir. Adam ileri derecede şaşıymış meğer...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2021
16.06.2021
18.04.2021
5.09.2020
2.02.2020
10.12.2019
20.12.2018
18.09.2018
9.02.2018