Yıldız ÖNEN
Tayyip Erdoğan'la TÜSİAD, arada sırada kapışıyor, kavga ediyor görünüyorlar. Peki, bu kadar kavganın ardından değişen ne oluyor?
Birilerinin iddia ettiği gibi, TÜSİAD, Erdoğan'a komplo mu kuruyor? Ya da tersi mi geçerli; Erdoğan, TÜSİAD'a kan mı kusturuyor?
Ne oluyor?
Bir şey olduğu yok. 11 yıldır Türk egemen sınıfının alışık olmadığı bir parti iktidarda. Devletin temel kurumlarının yeniden dağılım sürecine tepkisi ve genetik olarak AKP'nin temsil ettiği kitlelerden hoşlanmaması dışında, Türkiye'nin en tuzu kuruları, en zenginleri ve servetleri AKP döneminde değişmemiş olanların oluşturduğu TÜSİAD, gidişattan memnun.
AKP'yle arada sırada kavga etseler de, günün sonunda, alan memnun satan memnun durumu var. TÜSİAD üyesi bazı gruplar, AKP'den biraz daha fazla rahatsız, bazıları ise fazlasıyla memnun.
AKP açısından da durumda bir değişiklik yok. Yeni bir sermaye sınıfını en baştan yaratmanın imkansız olduğunu gördüler. Zaten devleti kontrol eden, on yıllar içinde kökleşmiş devlet ilişkileri geleneğine sahip olan sermaye gruplarıyla, Erdoğan sesini ne kadar yükseltirse yükseltsin, günün sonunda anlaşıyorlar. AKP'den önce en zengin beş şirket, çok değişmeden AKP döneminde de en zengin beş şirket olmayı sürdürdü. Bu büyük sermaye hacmi, sert bir kaya gibi, yeni öne çıkmak isteyen sermaye gruplarına haddini bildirecektir tabii.
Bir parti, Cem Uzan'ın yaptığı gibi doğrudan bir sermaye çevresinin kontrolü altında değilse, egemen sınıfla ilişkisinde bir özerkliğe sahiptir. AKP, başka bir mecradan geldiği için, bu özerklik alanı biraz daha geniş. Ama özerkliğin, her parti açısından belli sınırları var ve AKP de bu sınırları zorlayamaz. 2001 krizinden etkilenen orta sınıfları, yolsuzluk ve kriz çıkartan devlet katındaki uyumsuzluklara karşı tepkiyi de örgütleyen AKP, büyük başarısı olarak sınıflar arasında yumuşamayı ve toplumsal istikrarı tesis etmesini gösteriyordu.
Gerçekten de AKP, büyük sermaye ile orta sınıflar arasında uyumu sağladı, orta sınıfın en cevval kesimlerini büyük sermayeye biraz daha yaklaştırdı.
Egemen sınıfın saflarında bir dizi çatlak oluştuğu bir sır değil. Dış politikada, iç politikada farklı sermaye grupları farklı çıkarlara sahipler ama bu çatlak henüz, AKP'yi bütünüyle gözden çıkartmalarına yol verecek kadar derin değil. Bu nedenle bazen AKP liderliği, TÜSİAD'ın merkezine oturduğu tartışmalar nedeniyle görünmez oluyor, silikleşiyor; bazen de TÜSİAD, AKP'nin öne çıkması nedeniyle gizleniyor.
AKP, saf AKP adlı partinin çıkarları için mi Suriye'de garip ve mezhepçi bir politika izliyor? AKP, sadece AKP dönemi zenginleri için mi Irak'la petrol anlaşmaları için deliriyor? AKP, rant ve rüşvet çarkından üyelerinin kasasını doldurmak için vahşi bir enerji, betonlaşma ve çevreyi yıkma politikası mı izliyor?
Bütün kavga gürültülerine rağmen, unutmayalım, AKP liderliği büyük ölçüde TÜSİAD'ı da temsil eder; TÜSİAD ise AKP'de kendi çıkarlarını da dile getiren neoliberal bir partinin damgasını görür.
Bizim alternatifimiz bu yüzden antikapitalist bir alternatif olmalıdır.
Yıldız Önen
http://marksist.org/yazarlar/yildiz-onen/13858-egemen-sinif-ve-partisi
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Yönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran
11.02.2026 - İki ateş arasında İran halkı
3.02.2026 - Davos 2026: Dünyada canavarlar zamanı!
27.01.2026 - Davos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’
20.01.2026 - Ambargo ile diktatörlük arasında sıkışan İran
9.01.2026 - Krizlerin normalleştiği bir dünyada 2025’ten kalanlar
4.01.2026 - Güney Amerika’da büyüyen gölge
13.12.2025 - İsrail’in sonu gelmez işgalciliği
15.05.2021 - Derinlerdeki ırkçılık
30.04.2021 - Kadınların özgürlüğü için farklı bir alternatif
11.03.2021
Yazarlar
-
Taha AkyolMÜSİAD’ın cibilliyeti? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTEski Türkiye 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDüştük bir kuyuya… 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANÖcalan Komisyonu havlu attı 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP’nin kutuplaştırıcı politikasının bir sonu var mı? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENPasifik’te savaşın ayak sesleri 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZMünih Konferansı’nda ABD-AB gerilimi ve Türkiye’nin Kürt eşiği 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanErdoğan’ın hepimize maliyet yaratan inatları 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANVietnam Neden Türkiye’den Çok Daha Mutlu? 18.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları




























egeli
kemal burkay deyip aydın dedikleri bu mu.yav sen ülkeden bir habersin.hadi ergenekon var hadi pkk nın tepesindekilerle can ciğer.abe kemal burkayım sürekli kürtler neden hala dağa çıkıyor neden kürtler bu kadar desdek veriyor.kandırılıyorlar diyorsan demekki kürtlerin çogu ahmak eh bu durumda biz türklerinde ahmak kardeşlerimizle daha fazla birarada yaşamama hakkımızda var.çünkü bunların ahmaklıkları yıllardır can ve para kaybına sebeb oluyor.yok öyle özerklik falan tamamen ayrılsınlar .