Mehmet TIRAŞ

ANKARA NE YAPIYOR?
16.02.2026
16

Üretim biçiminin değişmesiyle kırk yıldır yeryüzünde bir çağ değişimi ve dönüşümü yaşanıyor, adına da “Küreselleşme” denilmekte…

Bu çağ  Kapitalist ötesi, sanayi sonrası ve bilgi toplumu” gibi farklı paradigmalar olarak adlandırılıyor.

Küreselleşme, İki asırlık sanayi toplumunun içinden çıkageldi…

Sanayi toplumunun kurumlarını, kavramalarını ve argümanlarını her geçen gün devre dışı bırakmakta.

Bu çağa hazırlıklı olmayan ülkelerin üzerinden de silindir gibi geçiyor.

Global olaylar ve değişkenlikler olayın veya değişkenin; yerel değil, dünya genelini kapsadığını gösteriyor.

1990 yılında Berlin duvarının yıkılması,sosyalist sistemin dağılmasıyla dünyada ışık hızında bir değişim yaşanıyor.

Küreselleşme ile bütün ülkelerde kimlikleri ve kültürleri yok sayılmış toplumlar, demokratik haklarına sahip çıkarak ayrı birer devlet olarak ortaya çıktılar.

Mesela Yugoslavya dağıldı ve içinden 6 ülke çıktı.

19 ülkeden oluşan Sovyetler Birliği dağılınca bu ülkeler birer bağımsız devlet oldular.

Birinci dünya savaşında dünyada ülke sayısı 53,ikinci dünya savaşında ülke sayısı 70’iken,şuan BMÖ’ne kayıtlı  ülke sayısı 200’ü geçmiş durumda.

Küreselleşmenin ortaya çıkarttığı internet ve dijital teknoloji sayesinde dünya küçük bir köy haline gelirken, hepimiz birer yeryüzü vatandaşı olduk.

Dünyada ne oluyor ne bitiyor anında haberdar oluyoruz ve sosyal medya hesabımızdan düşüncelerimizi, olumlu veya olumsuz paylaşıyoruz.

Küreselleşme yeryüzünde demokratik olmayan ülkeleri kökünden yıkamadı ama yerinden oynattı.

Küreselleşme ile çağın en büyük muhalefeti sosyal medya oldu.

Sosyal medya aynı zamanda muhalefetsiz iktidarını sürdürmek isteyenlerin de korkulu rüyası oldu.

Globalleşme ile demokratik olmayan ülkelerdeki çatışmalar iç savaşlara dönüşünce…

Kitlesel göç dalgaları büyük mülteci sorunu yarattı.

Savaşlardan dolayı her yıl milyonlarca insan can güvenlikleri olmadıkları için komşu ülkelerine sığındılar.

Suriye iç savaşından kaçarak Türkiye’ye  sığınan  siyasi mülteci sayısını verelim; resmi rakamlara göre, 3.5  milyon Suriyeli mülteci  olduğu, muhalefet ise 8 milyon Suriyeli  mültecinin  olduğunu iddia etmekte.

8 milyon Venezüellalı can güvenlikleri olmadığı için ülkelerini terk ederek, başka ülkelerde yaşadığını dünya basınından öğreniyoruz.

Türkiye deki mültecilerin son on yılda bütçeye maliyetinin,50 milyar dolar olduğunu 2024 yılında, Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamıştı.

Küreselleşmenin üstesinden gelemediği veya çözemediği sorunlar yok mu?

Elbet te var.

Bunların başında gelir dağılımı adaletsizliği geliyor.

Türkiye’de bir dolar milyarderi bir işçinin yılda kazandığını 19 dakikada kazanıyor.

Küreselleşme yeniçağın hukukunu ve bankacılık sistemini kuramadı, kayıt dışı ekonomiyi de önleyemedi.

Bu olumsuzlukların yanında…

Küreselleşmenin Yarattığı zenginlik ise dudak uçuklatıyor.

İnsanoğlu iki asırlık sanayi döneminde toplam 13 Trilyon dolar katma değer yaratırken…

Küreselleşme ile son 30 yılda 146 trilyon dolar katma değer yaratmış durumda, gittikçe de artıyor.

Demokratik Yeryüzü “yolsuzlukları ve rüşveti önlemek için” büyük buluşlar yaratıyor.

Bunlardan biri Arnavutluk hükümeti “Yapay Zekâyı”, “Bakan olarak atadıktan sonra” yolsuzlukları ve rüşveti önleme konusunda başarılı sonuçlar aldıklarını açıkladılar.

ABD’li bilim insanları Okyanusun dibinde keşfettikleri “ışık saçan çiçeğin” enerjisinden yararlanmanın bilimsel çalışmalarını, dünyaya duyururken…

Biz yeryüzü ile rekabet edemeyen ,cep telefonunu kullanmaktan başka bir gelişmeye ayak uydurmakta zorlanan bir toplumuz.

Ülke olarak daha çağın teknolojisi olan Bilgisayarın yedek parçası ÇİP’i üretemiyoruz.

Dünyanın gündemine insanlığın “refah ve özgürlüklerine katkı sağlayacak buluşlarımızla, projelerimizle ve düşüncelerimizle değil de…

Siyasal iktidarın milletvekilleri,  muhalefet milletvekillerine meydan dayağı atarak, “ağız burun kırarak” dünya medyasına haber oluyoruz.

Hukuka dönmez,yeryüzü ile rekabet edemez ve çağ dönüşümüne ayak uyduramazsanız hiçbir toplumsal sorunu  çözemezsiniz.

Zaten çözemiyorsunuz da…

Hiç değilse ülkenin saygınlığı açısından son mecliste yaptığınız barbarlığı tekrarlamayın yeter.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar