Ümit KARDAŞ
Tuğba Tekerek, cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’na önemli sorular sormuş. Böylece İhsanoğlu’nun verdiği cevaplardan onun Türkiye gündemini ne ölçüde takip etmiş olduğunu ve demokratikleşme konularında ne düşündüğünü öğrenmiş olduk.
Türkiye’nin demokratikleşmesi bakımından üç hayati nokta var. Birincisimerkezden bölgelere yetki devri yaparak otoriter ve şahsileşmiş merkezin bu gücünün dağıtılması ve yerelde katılımcı, çoğulcu demokrasinin ve sivil bireyin önünün açılması. Bu hususun gerçekleştirilmesi Kürtler için olduğu kadar bu coğrafyada yaşayan herkes için zorunlu. Peki, bu noktada İhsanoğlu’nun ne düşündüğünü biliyor muyuz? Nedense bu soru kendisine sorulmuyor. O da sorulmamasından herhalde memnun. Çatı adayı olması nedeniyle bu soruya net bir cevap vermesi de mümkün gözükmüyor.
Peki, barış sürecinin tarafı Başbakan Tayyip Erdoğan, bu konuda hiç konuşuyor mu? Hayır. Süreç şeffaf değil ve hesap verebilir olmayan istihbarat örgütü MİT Abdullah Öcalan ile görüşmeler yapıyor. Sızan bilgilerden ve demeçlerden anladığımız kadarıyla konu Türkiye’nin genel olarak demokratikleşmesinden çıkmış ve Kürtlere verilecek özerklik kapsamına indirgenmiş durumda. Erdoğan bu talebi şeffaf olmayan bir şekilde yürütülen süreç içinde ve ancak başkanlık sistemi içinde karşılayabileceğinin sinyalini veriyor. Kuşkusuz Kürtler özerklik inşasını de facto gerçekleştirmeye başlamış durumdalar. 17 ve 25 Aralık’ta sıkışan Erdoğan’ın tek müttefiki Kürtler ve onlar da bu sıkışmışlığı pragmatik bir şekilde, tarihsel dış dinamikleri de gözeterek kullanmak istiyorlar. Sürecin Öcalan’ın ve PKK’lıların affıyla ve siyasal sisteme entegre edilmeleriyle gelişeceği umut ediliyor. Ama sürecin sadece Kürtleri tatminle sınırlı tutulması hâlinde Türkiye demokratikleşip, sıkıntılarından kurtulabilecek mi? Yani gerçek bir demokrasi sıkışmış Erdoğan’ın vereceği ödün karşılığı elde edeceği başkanlık sistemi değişikliğiyle sağlanabilecek mi? Selahattin Demirtaş, bu konularda daha net ve kapsayıcı. Ancak onun da işlevi Erdoğan- Öcalan parantezi içinde kısıtlı.
Tekerek’in İhsanoğlu’na sorduğu ve net olmasa da cevap aldığı ikinci önemli husus anadilde eğitim meselesi. İhsanoğlu’nun Avrupa Azınlık ve Bölgesel Diller Şartı’ndan haberdar olmadığı ya da öyle gözüktüğü anlaşılıyor. Çünkü bu Şart’ta sözkonusu olan sadece anadilde eğitim değil. Sözkonusu olan anadiliyle savunma yapmak, yargılama sürecinde ve idari işlemlerde anadiliyle işlemleri yürütmek, anadiliyle ticaret yapmak, anadiliyle kültürel faaliyetlerde bulunmak yani özetle “anadiliyle yaşamak”. Oysa İhsanoğlu, anadiliyle eğitim konusunda dahi sınırlayıcı ve isteksiz. Bu konuda evde, çarşıda konuşma sınırını anadiliyle şiir ve roman yazmak sınırına kadar esnetebiliyor. Peki, İhsanoğlu böyle de Erdoğan’ın tutumu nasıl? Erdoğan da bu konuya aşağı yukarı böyle bakıyor. Bu hususu hak ve özgürlükler bağlamında değil, duruma göre vereceği taviz olarak düşünüyor.
Üçüncü önemli nokta, 25 Aralık’ta görünürde var olan yargısı yerle bir olmuş, hukuku sıfırlanmış bir rejimde gücün hukuki denetiminin nasıl sağlanacağı.Bu konuda İhsanoğlu’nun düşüncesi ne?
Çok çarpıcı bir nokta daha. Tekerek, İhsanoğlu’na vicdani ret hakkına ilişkin görüşlerini soruyor. İhsanoğlu, bu hakkın farkında bile değil. Tekerek açıklıyor, İhsanoğlu çelebice bunu bilmiyorum, incelemem lazım diyor. Ancak CHP’nin bulduğu adayın, Türkiye’nin AİHM tarafından defalarca mahkûm edildiği ve çok sayıda genç insanın işkenceye ve sivil ölüme uğratıldığı önemli bir hak yasağına ilişkin herhangi bir bilgisinin olmaması trajikomik bir durum. Erdoğan’ın ise bu konuya nasıl yaklaştığı ortada. Avrupa Konseyi ülkelerinden sadece Türkiye bu hakkı tanımıyor. Neyse ki Demirtaş, bu hakkı savunuyor.
Alevilerden ve gayrimüslimlerden hiç söz edilmiyor. Çerkesler, Lazlar, Romanlar, cinsel tercihi farklı olanlar, kadınlar, çocuklar, işçiler...
Mağdurlar, mazlumlar, mahzunlar ve bu durumdan karamsarlığa ve üzüntüye kapılanlar bir vicdan platformunda biraraya gelmezlerse hepimiz için sıkıntı var.
www.umitkardas.com
twitter.com/umit_kardas
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYARojava’dan Ortadoğu’ya Ortak Gelecek Çağrısı; 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünBu kadar düşüncesiz olabilirler mi? 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUİki ‘dost’: Trump ve Erdoğan 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUVenezuela’yı aldı güya, ama para babaları güvence istiyor 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUZihniyet akrabası siyasetçiler 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHalep’te “hendek direnişi” kararını kim verdi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİEmeklinin Türkiye Yüzyılı şimdi başlıyor desenize 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarLinç kültürü değil linç sektörü 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm Süreci, Halep çatışmasına heba edilir mi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuDers alınıyor mu? 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergil“Yerli ve Millî” ahlâk yanılsamasına karşı çağrı 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSuriye’deki tehlike 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENAmbargo ile diktatörlük arasında sıkışan İran 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRTRUMP'A TEMİZ BİR "ÖDÜL" LÂZIM 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNESiyasetin cinselliği 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKaranlık Orman’ nedir? Trump’ın hepimizi soktuğu yerdir 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENİnsan hakları için dış müdahale tartışması 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANCumhurbaşkanı partili mi partisiz mi? 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanHalkını adalete hasret bırakanların ibretlik hikayesi… 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAK Parti'deki Truva Atları... 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKNormatif çerçeve, pratik ve Türkiye’nin durumu 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciFaizi kim düşürmüyor 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANMADURO 2014 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -4- Libya’ya sır seyahat... İki banka yöneticisi kimliğini niye gizledi? 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRŞov bir kez başladığında… 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTrump’ın Venezuela operasyonu ve sistemin çöküşü 6.01.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.11.2025
17.10.2025
1.10.2025
7.09.2025
1.09.2025
27.08.2025
7.08.2025
4.06.2025
25.05.2025
11.05.2025