Mustafa Karaalioğlu
Demokrasinin ve hukuk düzenine en büyük tehdidin aşırı yetki kullanmaya hevesli liderlerden geldiğini hem kendi tecrübelerimizle, hem de dünyadan örneklerle biliyoruz. Seçimle gelen ve iki seçim arasındaki parantezde kendisini sadece seçilmiş olmaya bağlı hisseden başkanlar, başbakanlar vesaire bugün, demokrasiyi doğduğuna doğacağına pişman eden kurnazlıkla hüküm sürüyorlar. Hukuk şöyle dursun, herhangi bir ahlaki kuralı umursamadan, sadece yapabildikleri kötülük yapıyorlar.
Topluma ve muhaliflerine ellerinin ağır olduklarını göstermek için daha çok sertlik ve daha çok baskıdan başka yol bilmiyorlar. Yetki tamamen ellerine geçtiği zaman siyasi rekabetten asla hoşlanmıyorlar.
Şiddetli bir popülizm, sahte propaganda faaliyeti, algı ve manipülasyon ile sömürülebilecek ne kadar değer varsa hepsini sömürme cesareti de bu liderliklere eşlik ediyor. Her gün daha büyük yalanlar ve sonra daha büyük bir yalan. İktidarlarının devamı için retorikten başka bir şeye ihtiyaçları bulunmuyor.
Hepsinin ortak iddiası; ülkelerinin askeri veya ekonomik tehdit altında olduğu ve eğer kendisi iktidarda olmazsa tehditlerin asla savuşturulamayacağıdır. Çoğu kez gerçekte var olmayan bir tehdidi üretirler veya küçük çaplı geleneksel problemleri ortada sebep yokken büyütürler. En kötüsü de önce ülkelerinin başına iş açarlar, sonra da o işin üstesinden gelebilmek için kendilerinin ne kadar gerekli olduğunu anlatılar.
Sadece kendi halklarını değil dünyayı da tehdit eden iki örneğe bakalım: Trump ve Putin…
Esasen ikisi de megaloman ama ABD Başkanı bunu belli etmekten çekinmezken Rusya Başkanı megalomanisini çaktırmamaya çalışıyor. Trump, bazen ticari anlaşmalarla, bazen vergi oranlarını artırdığını söyleyerek, bazen de askeri tehditle Amerika halkına büyük paralar kazandırdığını iddia eden bir palavracı. Gerçekte hiçbir Amerikalının ekonomik durumu iyileşmiş değil, çünkü Trump’ın iddia ettiği gibi o anlaşmalar ve vergiler uygulanabilir değil. Uygulandığında ise hiçbiri tek taraflı değil. Diğer ülkeler de ABD’ye vergi uygulayacaktır. Sonuçta, Yeniden Büyük Amerika gibi büyük bir iddiayla göreve gelen Trump, ülkesini belki de tarihin en sevimsiz ve yalnız ABD’si haline getiriyor. Amerika ekonomik olarak büyümüyor ve muhtemelen O’nun görev süresi bittiği zaman ülkesinin dünya ticaretindeki payı birkaç puan daha düşmüş olacak. Trump’ın bıraktığı miras Amerika’yı gerçekten yeniden büyük yapmayı bir hayli zorlaştıracak. Çünkü hamaset ve palavra ne ticareti büyütür, ne enflasyonu düşürür ne de bir ülkeyi daha itibarlı yapar. Sadece gülünç hale sokar ki Trump’ın Amerikası da böyle….
Putin’in Rusyı’sı da böyle. Tarihin en büyük imparatorluk iddiaları eşliğinde bir yandan Ukrayna’da batağa saplanmışken öte yandan da ekonomide dibe vurmuş yoksul bir ülke. Rusya’da kimse savaşta kaç gencin öldüğünü ve niye öldüğünü bilmiyor. Putin despotizminin iştahını doyurmak için daha kaç bin, on bin veya yüz bin gencin öleceği de kestirilemiyor. Ekonominin neden tepetaklak gittiği de sorgulanamıyor. Ama Trump gibi Putin de ülkesinin tarihteki en iyi dönemini yaşadığını ve zaferden zafere, başarıdan başarıya koştuğunu anlatıyor.
Tıpkı diğer otokratlar gibi… İrili ufaklı hepsi, ülkelerine sadece yolsuzluk, yolsuzluk, güvenlik problemi, risk ve küresel rekabette gerileme getirdikleri halde hiçbir zaman gerçekleşmeyecek büyük hikayeleri iştahla anlatmaya devam ediyor. Zira, önemli olan netice değil hikayenin gücüdür. Hikayenin gücü de aynı şeyi ısrarla anlatmaktan gelir. Hazin olan şu ki toplumların bu hikayelerin yarattığı illüzyondan uyanmaları bazen uzun seneler alıyor; bazen de hiç mümkün olamıyor.
Yazarlar
-
Mehmet TEZKANTerörsüz Türkiye’yi neden halka anlatamıyorlar? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENSuriye… Kürtler için acı bir anlaşma… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürk Siyasetinde Belirleyici Olan Dinamikler 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBütün otokratların dilinde aynı hikaye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLaikliği savunmak bir özgürlük, bir hak ve yurttaşlık görevidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünya bildiğin gibidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUKemalistin bilinç altı 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUDünyayı aldatamıyordu Trump, ülkesi, halkı da uyanmaya başladı… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO’da tartışma yaratan sunum: ‘Seks sektöründe 100 bin kadın ve kız çalışıyor’ 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞHukukun her alanında gerileyen Türkiye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMKürşat Timuroğlu’nun anısına 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranRojava’da “Gün batımı!” 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kahveciİktidarın ‘seçim argümanı’ ne olur? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURCereyanda kalan fikirler… 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünMedeniyetler savaşı mı başladı? 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Darbe anayasası’ 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerKÜMELEŞMELER VE ORTAK RUH HALLERİ ÜZERİNE 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTarımda bitmediysek bu iftarlar niye pahalı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA"TKP 7. KONGRESİNİN "NEREDE KALMIŞTIK" İFADESİNİ DOĞRU ANLAMAK" 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRAİHM ve AYM kararlarına uyulmalı tavsiyesine ihtiyaç var mıydı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZYirmibir yıl sonra: ‘Büyük Devlet’ sözüne ne oldu? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSiyasette mertlik-ahlâkîlik 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERUmut hakkı tartışması 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞSON ÇİVİ... 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞCHP sağa açılmayı yanlış mı anladı acaba? 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKSadece bir örgütün kendisini feshetmesi değil bu 23.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.02.2026
12.02.2026
5.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
10.01.2026