Ahmet TAŞGETİREN
Sayın Başbakan’ın “Mağduriyetler” konusundaki açıklamalarına baktığımda ikili bir hassasiyet görüyorum:
Biri, “Sapla saman karışmasın - İntikamcı değil adil olacağız” vurgusu. Bu, Sayın Cumhurbaşkanı’nın “At izi it izi birbirine karışmasın” değerlendirmesinde de karşılığını bulan bir vurgu.
İkincisi, “Mağduriyet söylemi FETÖ’ye karşı mücadeleyi sulandırma gayretidir” vurgusu.
Bu ikili hassasiyeti değerlendirdiğimizde, her ikisinin de toplumsal karşılığının bulunduğunu gözlüyoruz.
“Sapla saman karışmasın” hassasiyeti seslendiriliyor, çünkü böyle durumlar var. Başbakan’a göre “Yüzde bir seviyesinde” bile olsa bir mağduriyet var ve Ak Parti, böyle bir haksızlığa yol açmak istemiyor. Başbakan’ın bunun kendi tabanında sancıya yol açacağı endişesini de dikkate aldığı farzedilebilir.
“Mağduriyet söylemi”ni dışlayan ve “Asıl mağdurlar” diyerek “15 Temmuz şehitlerini gazilerini” öne çıkaran yaklaşım ise, FETÖ ile mücadelenin tansiyonunun düşmesinden duyulan endişe ile bağlantılı.
“Mağduriyet”in her geçen gün ana muhalefet lideri tarafından daha etkin biçimde sahiplenildiği de bir vakıa. “16 günlük bebeğin annesinden ayrılması, 8 aylık hamilenin, şeker hastasının alınması, ilacının verilmemesi, adamla birlikte, karısının, çocuklarının suçlanması, bütün bir ailenin yoksulluğa, açlığa mahkum edilmesi” Kılıçdaroğlu’nun grup konuşmalarına giriyor ve tv’lerden kamuoyuna yansıyor.
Şu tespiti yapabiliriz: Sırf siyasi hesapla yapıldığını düşündüğümüzde Kılıçdaroğlu’nun Ak Parti tabanına uzanmak istediğini tahmin edebiliriz. Çünkü sonuç itibariyle FETÖ’nün imam vs. gibi “örgüt içi” statülerle kendisine bağladığı kişiler dışında “FETÖ operasyonları”nın onbinlerce insana ulaştığı bir vakıadır. Hem Kılıçdaroğlu hem Bahçeli “mağdurların 1 milyonu bulduğu”nu söylüyorlar. Bu rakamın, operasyonlar çerçevesinde tutuklanan, görevine son verilen veya açığa alınanların irtibatlı bulunduğu hısım-akrabayı kapsadığını sanıyorum.
Bu alanda 1 milyonluk bir insan kitlesi var mıdır? Varsa bile bunları “mağdur” olarak nitelemek doğru mudur?
Ya da şöyle soralım:
15 Temmuz gecesi canını ortaya koyanlar, can verenler, yaralananlar ve onların yakınlarının yaşadığı acı yanında FETÖ operasyonları çerçevesinde canı acıyanları görmek gerekir mi?
Burada bence bazı nüanslara dikkat etmek gerekiyor:
Birisi, FETÖ ile hiçbir alakası olmadığı halde operasyondan etkilenen insanların durumu. Yüzde kaç ise, bir tek bile olsa, haksız yapılan muamele savunulamaz. İhbarlar sonucu tutuklananlar var, görevden alınanlar, açığa alınıp bekleyenler var.
İkincisi, geçen zaman içinde, her seviyede sorumluluk sahibi olmuş birçok Ak Partili gibi, bu yapı ile iltisaklı hale gelen ve operasyon hedefi olanlar var. Bunlardan gelen sesler, 15 Temmuz’u hiçbir biçimde tasvip etmedikleri, ama geç uyandıkları tarzında.
Bir başka grup, çevreden bakıp, bu yapı içinde yer almasına rağmen “kötü insan olmadığı”na inandıklarının operasyona hedef olmasını yadırgıyor. Bunların, aynı zamanda başından beri Tayyip Erdoğan’ı destekleyen insanlar olması, ayrıca önem taşıyor.
Bence Kılıçdaroğlu ve ekibi, bir değerlendirme yaptı, mağduriyet alanının “muhafazakar camia”ya ulaşmak için bir imkan olduğuna hükmetti. Çünkü operasyon, Doğu - Güneydoğu’da bir miktar PKK yanlısı kamu görevlilerine yönelik olsa da, genel itibariyle FETÖ’nün etkilediği muhafazakar camiaya yönelikti. Kılıçdaroğlu burada siyasi dil ile - insani dili buluşturacak bir söylem geliştirmeye yöneldi.
Bu ne kadar etkili olur bilmiyorum. Ben Hükümete, “Kılıçdaroğlu böyle yapıyor, onun siyaseten etkili olmasına yol açmamak lazım” gibi bir “siyaset hesabı” içinde hitap etmek istemiyorum. Ortada “hamile kadın” gibi, “emzikli bebek” gibi, insani bir sorun varsa, Sayın Cumhurbaşkanı’nın, Sayın Başbakan’ın yüreklerinin böyle bir durum karşısında zaten duyarlı olduğuna inanıyorum ve bu tür olaylara sebebiyet verilmemesi gerektiğini söylemek istiyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
5.02.2026
27.01.2026
23.01.2026
22.01.2026
20.01.2026
16.01.2026
15.01.2026