Mücahit BİLİCİ
İslam dünyasında modernleşme rekabet ve sömürgeciliğin gölgesinde şekillendiği için bir özneleşme süreci olmaktan çok bir kurtarma operasyonu olarak tecelli etti: Müslümanları kurtarmak. Böyle bir sorunun varlığına kanaat getirenler kabaca iki tür formül geliştirdi. Formüllerin birincisi “Müslümanları İslamdan kurtarmak” formülüydü. İkincisi ise “İslamı Müslümanlardan kurtarmak”. Birincisi Batılılaşmacı laikliği doğurdu. İkincisi reformcu dindarlığı. Birşeylerin değişmesi gerektiği konusunda iki çizgi de hemfikirdi. Ancak bunun nasıl olacağı konusunda birinci grup radikal bir tasfiyeyi savunurken ikinci grup tedrici bir reformculuğu öneriyordu.
Birinci grubun jakobenizmi kurtarıcılık ve ilerleme adına ikinci gruba gericilik ve yobazlık yaftasını yapıştırdı. Bu insafsız tutum ve baskı daha sonra İslamın kimlikleşerek bir politik projeye dönmesini daha da teşvik etti.
Seküler Batıcılığın kendi Müslüman kimliğine ilişkin negatif radikalizmi daha sonra billurlaşacak olan ikinci kuşak İslamcılığın Müslüman kimliğine dair özcü radikalizminin bir tür aynadaki yansıması idi. İlk kuşak İslamcılık veya evrensel değerler etrafında ortaklaşılabileceğini varsayan birinci kuşak İslamcılık kolonyal dönemdeki bir iyi niyet ve uzlaşma arayışını da içinde barındırıyordu. Ancak ikinci kuşak İslamcılık post-kolonyal dönemin radikalizmini temsil eder oldu. Reformcu Müslümanlar yerlerini sırasıyla radikal laikçiler (Kemalizm) ve birinci kuşak Müslüman reformculuğunu yeterince radikal bulmayan İslamcılığa bıraktı.
Türkiye’nin bugünkü kutuplaşma ve kimi patolojileri bu iki modernleşme damarı arasındaki zıtlaşma ile pekala açıklanabilir. İfrat ve tefrit poziysonlar yerine daha uzlaşmacı bir tavır mümkündü. Özetle Türkiye’de modernleşmenin alternatif çizgileri bu kadar keskin bir ayrışma içinde olmasaydı çok daha sağlıklı bir toplumsal değişim mümkün olurdu.
Dindarların bilmek istemediği ve muhtemelen kabul etmeyecekleri gerçek Kemalizmin de bir tür Müslümanları kurtarma çabası olduğudur. Kemalistlerin bilmek istemediği ve muhtemelen kabul etmeyecekleri gerçek İslamcılığın da bir tür modernleşme çabası olduğudur.
Kemalizm ile İslamcılık yahut laiklik ile dindarlık arasındaki gerilim sağlıklı bir kıvamda tutulsaydı yerli bir modernleşme daha az maliyetle mümkün olabilirdi.
NOT
Geçen hafta Selçuk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü ve Meram Düşünce Platformunun davetlisi olarak Konya’da konuşmalar verdim. Orada tanışma fırsatı bulduğum arkadaşlara bu vesileyle de teşekkür ederim. Bugün İbn Haldun Üniversitesi, Teoman Duralı Konferans Salonunda Sosyoloji Konuşmaları kapsamında konuşmacı olduğum Said Nursi konulu bir panel var. Saat 13:00’te (evet, Başakşehir epey uzak yer). Benim dışımda Syed Farid Alatas da online konuşmacı olarak katılacak. Sosyoloji Bölümünün değerli hocaları Ramazan Aras ve Alev Erkilet de müzakereci olarak katkı sunacaklar, Heba Ezzat oturumu yönetecek. İngilizce manisi olmayan dostlar “Said Nursi and Modern Muslim Subjectivity: Renewal, Critique, Interpretation” başlıklı bu sohbete belki gelmek isterler diye haberdar etmek istedim.[Son olarak, İslam dünyasının önemli düşünce insanlarından Malezyalı Müslüman entelektüel ve alim Syed Muhammad Naquib Al-Attas dün vefet etmiş. Allah rahmet ets
Yazarlar
-
İbrahim KahveciYolsuzluk yasaları neden çıkmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanAK Parti ile böyle bir Türkiye hayali kurmamıştık 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Kabe’de Hacılar” sahiden ortak ses mi? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU‘Dünyanın en tehlikeli adamı’ kimmiş, öğrenin… 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSavaş nereye? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANÇin De Tayvan’ı İşgal Ederse… 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSilivri’de başlayan yargı üzerinden siyasi rekabet 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş gerçekten bitiyor mu? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİTürkiye’de modernleşmenin düşman kardeşleri 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİPeki İmamoğlu niye canlı yayında yargılanmıyor? 11.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIİSKENDER’DEN BUGÜNE İRAN’IN DİRENÇ HAFIZASI 10.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURTürkiye’nin en etkili hava savunma sistemi… 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENİnsanlık Trump’ı durdurmalı 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜçüncü dünya savaşı bu mu acaba? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2026
7.03.2026
7.03.2026
5.03.2026
1.03.2026
1.03.2026
26.02.2026
23.02.2026
23.02.2026
6.02.2026