Ali BAYRAMOĞLU
Devran hızlı döner…
Sandığımızdan ve umduğumuzdan çok daha hızlı…
1960'lardan bu yana yaşanan değişim, siyaset, kültür, teknoloji, etik, yaşam standardı, düşünce, sanat gibi konularda, son 200 yılda yaşanan tüm değişimlerden daha etkili, daha çabuk, daha altüst edici oldu.
İmkanlar, araçlar, akıl yürütmeler bakımından iki aynı evren gibi…
Bir ampulün keşfini düşünün, nelere yol açtı. Gece gündüz arasındaki net ayrımı bitirdi, çalışma saatlerini etkileri, sosyal ilişkileri geliştirdi…
Dünya ve teknoloji değişirken insanı değiştirmesi de kaçınılmaz. İnsanın eski açıklama araçlarının, eski ideolojik cihazlarının yeni girdilerle anlamsızlaşması, mevcut bilgilerinin yeni bilgi ve bulgularca aşılması da öyle…
Tarih; bilimin öyküsüyle, bilginin ideolojilerinden arınma çabasının paralel gittiğini gösterir.
Bilgide kalıcılığın süreklilik içinde değişim olduğuna, değişimin sonsuzluğuna, bilginin yüzyılları içeren kolektif niteliğine işaret eder.
Bilgi, bilim ve kolektif olan için geçerli olan, konjonktürel ve tekil insan için hayli hayli geçerlidir. Uzay fiziği ve fiziki antropoloji için geçerli olanın siyaset, düşünce ve kültür için kat be kat geçerli olması gibi...
Bunun içindir ki, insanın ve insan düşüncesinin, duruşunun değişimi doğal, hatta sağlıklıdır.
Ne var, insanve toplum hayatında değişim ne denli kurucu bir unsur ise değime direnç de öyledir. Direnç, değişimin niteliğini beliryecek kadar önemli husustur ve önemli ölçüde zihniyete gönderme yapar. Ya da şöyle söyleyelim: Değişimin arkasında da sert bir çekirdek vardır. Çok zor değişen, her teknolojik değişime uyum sağlayan bir çekirdek: Zihniyet…
Zihniyet-değişim-direnç ilişkisinden söz açılınca iki ayrı değişim istikametini vurgulamak da kaçınılmaz olur.
İlki zihniyete değen bir değişim türüdür. Ham ideolojik refleksiyonların yerini, topyekûn mantığı reddeden, bilgiden ve değişimden kotarılmış kavramların, bu kavramlara dayanan yargıların almasını, akıl yürütme tarzının değişmesini tarif eder.
İkincisi zihniyet tarafından kuşatılmış bir türdür. Akıl yürütme değişmez. Değişin sadece dış kabuktur. Bir dönemin ideolojik düşünce şemsiyesinin yerine, yeni döneme uygun bir ideolojik şemsiyenin yerleştirilmesidir, örneğin.
Birincisi özgürleşmeye işaret eder, ikincisi aşırı siyasallaşmayı ifade eder.
Savunulan; birincisinde insanlık tarihinin kazanımı olan binlerce yıllık erdemlerdir; ikincisinde ise lider, devlet, millet gibi aşkın özneler ya da nesnelerdir.
Türkiye’de değişimden istifade edilmesine ve değişime maruz kalınmasına rağmen ona karşı karşı tavır, alerjinin temelinde bu değişmez yatar
Bir ideolojiden diğerine zıplayan; faydacı, çıkarcı, hatta yaşlı bir değişim türünü yücelten bu zihniyetin en vahim tarafı, kendi güzergâhını değişimin ta kendisi olarak tanımlaması, değişim kavramını tekel altına almaya çalışmasıdır...
Türkiye'nin sorunu sadece otoriter yönetim anlayışını devlet bekasının olmazsa olmaz koşulu olarak kabul eden, devlet bekası ideolojisini siyasetin tartışılmaz ekseni kılan kurumlar ve birimler değildir.
Aynı zamanda çıkar ve fayda adına malum zihniyeti sürekli güncelleştirerek onların kendisini yeniden üretmesine zemin hazırlayan, lojistik siyasi ve sivil desteklerdir.
Dün buradaydık, hala buradayız…
Yazarlar
-
Fehmi KORUDünyamızın nereye gittiğini merak edenlere… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR“Abdi, Savunma Bakan yardımcılığı için isim verdi. ‘Terörsüz Türkiye’ ismi dahil güncellenebilir” 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’yi savcılar ve yargıçlar mı yönetiyor? Benim kimi seçeceğime mahkeme mi karar verecek? 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünNihayet önemli biri ‘Kral Çıplak’ dedi… 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAlla curda başladı alla turca bitecek 25.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasDar kimlikler, geniş kimlikler, daha geniş kimlikler 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKSahadaki “kazanımların” ötesini görebilmek 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYASessizlik Tarafsızlık Değil, Suç Ortaklığıdır; Rojava Savunulmalıdır.. 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİCHP ile AK Parti’nin kültür barışı 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu“Erken” seçime kadar geçecek değerli zamanlar 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUTürkiye’de değişim meselesi 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANKürtlerin elinde kalan “kağıt bir kepçe" mi? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARNedir bu Birleşik Arap Emirlikleri? 24.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYargının röntgeni 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen Çalıkuşu“10 bin liraya bir adam”… 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENAğlamaya hakkı olmayanlar 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRROJAVA'YA SALDIRIYA HAYIR! 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞBarbar medenileşmenin sonu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselÜcretli çalışan sayısında aykırı gelişmeler; sanayide gerileme devam ediyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraŞükür 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpToplumsal kutuplaşma artarken enflasyondaki düşüş yavaşlıyor 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLU“Anayasal vatandaşlık” mı dediniz? 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEskiden bir aile 337 liraya doyuyordu 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYOrtadoğu'da Emperyalist Yeni Oyunlar Yeni Tehklikeler! 22.01.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026
8.01.2026
3.01.2026
2.01.2026
27.12.2025
25.12.2025
20.12.2025