Cafer Solgun

Cafer Solgun
Cafer Solgun
Tüm Yazıları
Kezî
3.02.2026
6

Rojava gündemi kapsamında bir kez daha tanık olduk; değişik kisveler takınmış ırkçılık, Türkiye toplumunun en önemli ve utanç verici sorunudur… Hiç analiz, çözümleme filan yapmayacağım, sadece gözler önünde olup bitenleri dikkatinize getirecek, tarihin tanıklığına emanet edeceğim. Şu tabloya bakar mısınız:

ABD yol verdi, Suriye’nin Şam’a neredeyse taş atımı mesafedeki güney kesimlerini işgal etmiş İsrail kafasını başka tarafa çevirdi, Türkiye zaten arkadan ittirip duruyordu ve Halep’in Kürt mahallelerine, ardından Rakka’ya HTŞ saldırısı başladı… 

İstisnaları tenzih ederek, bizdeki Türk İslamcıları “Furkan günleri” diyerek huşuyla ortaya atıldılar, itiraz edenlere tehditler savurarak hem de; “safınızı doğru seçin, görürsünüz yoksa!”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin grup toplantısındaki konuşmasına tekbir sesleri eşlik etti.

Bu kadar arsızlığa insan hayret ediyor! Bilmeyen de sanır ki işgal altındaki bir vatan toprağı kurtarılıyor! Bilmeyen de sanır ki “kafirlere” hücum var! Bilmeyen de sanır ki…

Sahi Kürtlerin Müslüman bir halk olduğunu bilmeyen, duymayan var mı? 

Ama Kürtlerin inandığı İslam bu değil, olamaz, olmamalı diye isyan edesi geliyor insanın… Yerli yersiz “ümmet” diyorlar ya, ümmetten anladıkları kendileri ve işbirlikçilerinden ibaret; öyle görünüyor.

Bunların inandığı dinde mezar taşları kırılabiliyor, mezarlar tahrip edilebiliyor! Ölülere işkence edilebiliyor! Kadınların örgülü saçları kesilip birbirine “hediye” edilebiliyor!

*** 

Sakallı hele de sarıklı birini gördüğünde bile cin çarpmışa dönen ultrakemalist sözüm ona gazeteci, yazar, çizer, “aydın” erbabı da ırkçı koroya katılmakta geç kalmadı tabii. Söz konusu olan Kürt ise, gerisi teferruattır kafasında olduklarına bir kez daha tanık olduk. Bayraklar ve posterlerle “Kürtlere geçit yok!” diye sokaklara döküldüler mi acaba, o kadarına dikkat etmedim.

Bir barış ihtimali belirdiğinde derhal alarma geçen slogancı Türk solunun önemli bir kesimi de bu günlerde derhal dut yemiş bülbül “taktiğine” geçiş yaptı. Konuşanlar da “dur bakalım ne olacak” diyenler ile “Biz dememiş miydik? Kahrolsun Amerika emperyalizmi!” sloganları atanlardı. Rojava’nın maruz kaldığı kural tanımaz, kirli yok etme saldırılarının durdurulması için laf olsun diye “savaşa hayır!” demeyi bile akledemediler. Öyle ya, emperyalizmle “uzlaşma” olmaz, savaş olur. E buyurun?

*** 

Rojava’yı yok etme seferberliğine girişenlerin hedefinde öncelikle ve özellikle YPJ’li kadın savaşçılar vardı. İnsanlık ve kadın düşmanı IŞİD’i yerle bir eden kadınların direnişi içlerinde ukde kalmıştı. Birkaç istisna hariç bizdeki feministlerden ses duyan oldu mu? Demek oluyor ki tıpkı çevrecilikleri Kürdistan’daki ormanların yakılmasına kadar olan ekolojistler gibi kendisini feminist adlandıranların önemli bir kesimi de “Kürtler söz konusu ise…” hassasiyetine sahipler. “Bayan mı dedin sen?” diye celallenmek kadar bir anlamı, değeri yok Kürt kadınlarının, öyle mi? Yazıklar olsun…

“Ama yani saldırıların başladığı gün DEM’in Ankara’da düzenlediği kadın mitinginde dans eden neşeli kadınlar için yok mu bir lafın?” diye itiraz edenler olabilir. Ne diyeyim. Herhalde talimat gelmemişti, yoksa mitingi anında bir savaşa hayır gösterisine dönüştürürlerdi. 

*** 

Yurdunu, toprağını savunmak için silahlanmak, direnmek, tarihin her döneminde ve yeryüzünün herhangi bir yerinde, meşru bir haktır. Kürtler de herhangi bir halk kadar halktır. Herhangi bir halk kadar onurludur, namusludur. Herhangi bir halktan ne aşağı ne üstündür ve herhangi bir halkın sahip olduğu haklardan ne eksiğini ne fazlasını istemektedir…

Hiçbir halk, kadınlarına işkence ederek öldürenleri, esirlere insanlık dışı muamele edenleri, kadının örgü saçını (kezî) kesip birbirine hediye edenleri unutmaz. Unutursa kezînin lanetine uğrar, şerefi beş paralık olur…

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar