Ceren KENAR
Geçen hafta bıraktığım yerden devam. Amerikan Başkanı Barack Obama’nın Savunma Bakanlığı için eski Cumhuriyetçi ve Nebraska Senatörü Chuck Hagel’ı aday göstermesi sonrasında Amerikan kamuoyunda başlayan tartışma bir kere daha Amerikan siyasetini anlamak için John J. Mearsheimer ve Stephen M. Walt tarafından kaleme alınan İsrail Lobisi ve Amerikan Dış Politikası başlıklı kitabın okunmasının elzem olduğunu gösterdi.
Önce kitabın hikâyesi ile başlayalım.
2002 yılında Amerika’da yayın gösteren prestijli The Atlantic dergisi John J. Mearsheimer ve Stephen M. Walt’dan İsrail lobisi ve bu lobinin Amerikan dış politikası üzerine etkisi konusunda bir makale yazmasını rica eder. Bahsi geçen iki yazar Amerika’nın en önemli üniversitelerinden olan Chicago ve Harvard’da akademisyenlik yapan ve ana akım görüşleriyle bilinen kişilerdir. Yani tırnağı kırılsa bunu İsrail lobisinden bilecek, yeminli komplo teoricilerinden bahsetmiyoruz. Mearsheimer ve Walt teklifi kabul eder ve makaleyi yazmaya başlar. Makalenin hazırlanması için geçen iki yıl sürecinde derginin editörleri ile sürekli temas hâlinde olurlar. 2005 yılında makaleyi tamamlar ve taslak hâlini dergiye gönderirler.
Aldıkları cevap şaşırtıcıdır, Atlantic dergisi makaleyi yayımlamama kararı aldığını yazarlara bildirir.
Bunun üzerine gelen bir teklif üzerine makaleyi İngiltere merkezli London Review of Books dergisinde yayımlarlar. Ve elbette kıyamet kopar. Zira makale basit ama Amerikan siyaseti için tabu olan bir soruya, bu soruyu tabu hâline getirenlerin hoşlanmayacağı bir cevap sunmaktadır.
Sorumuz aslında oldukça basit: Amerika’nın İsrail’e verdiği şartsız, koşulsuz ve kesintisiz destek Amerika’nın stratejik çıkarlarına hizmet ediyor mu? Ve nasıl oluyor da Amerikan siyasetinde her konuda, örneğin idam cezası, kürtaj, eşcinsel evliliği, sağlık sistemi, vergi oranları, eğitim, göçmen politikaları üzerine ayrışan ve epey keskin tartışmalara dâhil olan Amerikan siyasetçileri sadece ve sadece tek bir konuda, yani Amerika’nın İsrail’e koşulsuz desteği konusunda hemfikir olabiliyor?
Chuck Hagel’ın normal koşullardan malumun ilamı olarak sayılması gereken “Bir Amerikan senatörü olarak benim işim İsrail lobisinden emir almak değil, Amerikan çıkarlarını savunmak” sözlerinin kendisine yönelik saldırılarda en çok kullanılan argüman olması Amerika gibi demokratik ve bağımsız bir ülkede nasıl mümkün olabiliyor.
John J. Mearsheimer ve Stephen M. Walt bu soruya son derece güçlü ve nüanslı bir cevap sunuyor. Ucuz komplo teorilerinin varsaydığı gibi dünyayı ve Amerika’yı bir kaç Yahudi tarafından yönetildiği iddiasında değiller. Zaten İsrail lobisini tanımlarken de kozmik odada faaliyet gösteren, bir düğmeye basınca dünyayı değiştiren bir güçten bahsetmiyorlar. Benzer bir şekilde bu lobinin Amerikalı Yahudileri temsil ettiğini de söylemiyor ve 2004 yılında düzenlenen bir anketin de gösterdiği üzere Amerikan Yahudilerinin yüzde 36’sının duygusal açıdan kendilerini İsrail’e “çok” ya da “hiç” bağlı hissetmediklerini not düşüyorlar.
Aksine zamanla ve özellikle 1967 yılından sonra keskinleşen bir hegemonyadan bahsediyorlar. Bu tarihten itibaren Amerika’nın dünya üzerinde başka hiçbir ülkeye vermediği desteği İsrail’e veriyor olmasına rağmen İsrail’in karşılığında Amerika’nın taleplerini bile dinlemeyen kötü bir müttefik olduğunu kanıtlıyorlar. Örneğin İsrailli siyasetçilerin çoğu zaman Amerikan taleplerini reddetmesine rağmen (yerleşimlerin durdurulması ve Filistinli liderlere yönelik suikastlardan vazgeçilmesi veya Çin gibi Amerika’nın rakip gördüğü ülkelere askeri teknolojiler sağlaması), İsrail’e sunulan desteğin tartışmasız devam ettiğini gösteriyorlar.
Yani İsrailli bir siyasetçi olarak Amerika’yı yerden yere vuran açıklamalar yapmanız normalken ve Amerika’nın taleplerini reddetmeniz mümkünken, Amerikalı bir siyasetçi olarak Amerika’nın İsrail politikasını eleştirmeniz mümkün değil. Daha doğrusu eleştirip ana akım siyasette kalmanız olası değil.
Bu iki akademisyene göre, Amerika’nın İsrail politikası hem ahlaken hem de stratejik olarak yanlış. Amerika’nın İsrail’e sunduğu bu destek Amerika’nın çıkarlarına aykırı ve yine uzun vadede aslında İsrail çıkarlarına da aykırı.
Peki, bu noktaya nasıl gelindi? Bu hafta Türkiye’de bir konuşma düzenleyen ünlü düşünür Noam Chomsky’nin iddia ettiği gibi Amerikan-İsrail ilişkisinin mevcut durumu emperyalizmin doğası gereği gelişen bir kaçınılmazlık mıydı? Yoksa Amerika’nın İsrail’e bağımlılığı tarihsel süreçte bazı rastlantılar sonucu gelişen bir durum muydu? Nasıl oldu da bir zamanlar Arapların özellikle İngiltere ve Fransa gibi ülkeler karşısında bir umut olarak gördüğü Amerika, Araplara tümden sırtını döndü?
Haftaya bu sorunun cevabını Lübnanlı tarihçi Usama Makdisi’nin Faith Misplaced: The Broken Promise of U.S.-Arab Relations: 1820-2001 başlıklı kitabı üzerinden cevaplamaya çalışacağım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.02.2017
5.02.2017
4.02.2017
27.06.2017
26.06.2017
21.06.2017
7.02.2017
5.02.2017
2.02.2017
30.05.2017