Fehmi KORU
“Her taşın altında kuşkulu bir şey aramak ‘komplocu’ zihinlerin eseridir” diyenlere itiraz etmem; ancak, o zihinlerin ‘komplo’ (ya da ‘kumpas’) saydıklarının birer ‘komplo’ olmadığını da kimse iddia edemez.
Bazen ‘komplo’ denilenler gerçekten de ‘komplo’dur.
Sarraf olayı komplo ise…
Rıza Sarraf olayına bu gözle biraz yakından bakalım.
Ankara sonradan Türk vatandaşı yapılmış İran asıllı bu kişinin ABD’de yargılanmak istenmesinin Türkiye’ye karşı bir ‘komplo’ olduğu kanaatinde.
Onunla aynı davada yargılanacak bir kamu bankası yöneticisi de var; resmi ağızlar onun komplonun bir parçası olduğunu ileri sürmüyorlar, fakat AK Parti ve çevresinin itibar ettiği medya mensupları arasında öyle düşündüğünü ifade edenler hiç de az değil.
Devrede ABD yargı sistemi var, ancak Washington’un da kumpasın bir parçası olduğuna inanıldığı, en son başbakan düzeyinde çıkılan seferin en önemli gündem maddesinin bu ‘komployu’ boşa çıkarmak için siyasilerle pazarlık etmek olmasından belli.
Cumhurbaşkanı sözcüsü İbrahim Kalın, dün, France-24 kanalında katıldığı programda, Sarraf’ın ABD’de yargılanması konusuna bir de ‘FETÖ’ boyutu ekledi.
Gazete haberinden okuyalım:
“Kalın, ‘Sizce ABD yargı sistemini Gülenciler mi kontrol ediyor?’ sorusu üzerine, ‘Bunu siz söylüyorsunuz. Benim söylediğim, bunun siyasi hale getirildiği ve davanın amacına, ima ettiklerine bakarsanız, bunun Türkiye’de daha önce yapmaya çalıştıkları ama başaramadıkları şey olduğu ortada’ görüşünü dile getirdi.
Sarraf’ın ABD’deki soruşturmacılar ile işbirliği yapıp yapmadığına ilişkin ise Kalın, ‘Mahkeme detaylarını bilmiyorum. Bu bir yargı süreci. Tekrarlamak isterim ki yasal çerçevenin dışında hiçbir şey asla istemedik. Ancak maalesef hem Obama hem de Trump yönetimleri bu kilit önemdeki konuda birşey yapmadılar. Bu da iki kilit müttefikin ilişkilerini etkiliyor” diye yanıt verdi.”
Durum bu.
Devletler ‘komplo’ yapar
Konunun nezaketi “Devletler başka devletlere karşı komplolar yapar mı?” sorusunun cevabında yatıyor.
O sorunun cevabı da belli: Yaparlar, eskiden de yaparlardı, yakın tarih de devletin devlete komplolarıyla doludur.
ABD söz konusu olduğunda bu daha da doğrudur. Dünyanın pek çok ülkesinde meydana gelmiş askeri müdahalelerde ABD’nin parmak izlerine rastlanır.
Doların global para birimi haline dönüştüğü İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana, o özelliğini kullanarak, devletlere karşı para silâhını da kullanabilmiştir ABD.
Ayrıntılara girmeye gerek yok; bunlar bilinen, üzerinde tartışılması gereksiz gerçeklerdir.
Sarraf olayının Türkiye’ye karşı bir ‘komplo’ haline dönüştüğünü kabul etmemiz fazla bir anlam taşımıyor. Adamlar gözlerimizin içine bakarak o konuda adım adım ilerliyorlar.
‘Komplo’, eğer bu olayın ‘komplo’ olduğuna inanıyorsak, daha yargılama süreci başlamadan başarıya ulaşmış görünüyor.
Türkiye bütünüyle New York’ta başlayacak davaya kilitlendiği gibi, Fransız televizyonunun İbrahim Kalın’ı konu ederken birbiri ardına sorduğu ‘Sarraf’ konulu iddiaların ortaya koyduğu üzere, bütün dünya da bizimle ilgili davayı yakın takibinde tutuyor.
Algı operasyonu açısından ‘komplo’ başarılı olmuş görünüyor.
Komplolar başarısızlığa uğratılabilir
Neden başarılı oldu acaba?
Genellikle komplolar farkına varılmadığı için başarılı olur.
Silâhlı kuvvetleriniz içerisinde, Washington’dan icazet alarak demokratik düzeninize son verecek bir kalkışma yapabilecek bir kadronun var olduğunu bilmediğiniz için ‘darbeler’sürprizi ile karşılaşırsınız.
Ekonomik tetikçileri fark edemediğiniz için, ancak her şey olup bittikten ve paranız pula döndükten sonra olan-bitenin bir ‘komplo’ olduğunu anlayabilirsiniz.
Oysa, Türkiye ve Rıza Sarraf olayında, uzun bir süreden beri ülkemizin bir ‘komplo’ ile karşı karşıya kaldığına devleti yönetenlerin inandığı anlaşılıyor.
Komplo teşhisi konulduğu halde komplo engelenememiş görünüyor.
Sebep, teşhisin ‘zamanında’ konulamaması yüzünden olabilir.
Ya da, teşhisi koyanların komployu boşa çıkartmak için başvurdukları ‘yöntemlerin’yetersizliği yüzünden…
Rıza Sarraf’ın ve kamu bankası yöneticisinin ABD’ye seyahatlerinin önlenmemesi evet bir zamanlama zaafıdır; ancak yargılama tarihinin yaklaştığı şu günlerde yaşananlar başvurulan yöntemin yetersizliği –hatta yanlışlığı– ile ilgili…
Teşhisin doğru olması yetmiyor komploları def etmek için, hazırlıklı olmak ve konuyu doğru kavrayıp ön alıcı tedbirler destekli doğru yöntemleri devreye sokmak da gerekiyor.
Sadece şu kadarını söyleyeyim: Şimdilerde Amerika ile savaş çığlıkları atmaya başlamış medya ile komplolar zaten boşa çıkartılamazdı; tam tersine komplocuların istediği hava yaratılır, yaratıldı da…
ABD ve dünya medyası AK Parti çevrelerinin itibar ettiği gazetelerde çıkan yazılar ile yine aynı özelliğe sahip ekranlara yansıyan yorumları kullanarak Türkiye aleyhine havayı yaygınlaştırıyor.
İnsan ister istemez “Bugünkü medya düzeni de o komplonun bir parçası olmasın?” diye düşünmeden edemiyor.
Eh, artık o kadar kuşku ‘gerçek komplocu’ zihinlerin eseri olurdu.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026