Fehmi KORU
Eşim dün sabah daha önceki günlerde de sorduğu soruyu yeniden yöneltti: “Rusya’daki anayasa değişikliği referandumunda son durum ne?”
Vladimir Putin Rusya’da iki dönem cumhurbaşkanı olduktan sonra yerine seçilen cumhurbaşkanı tarafından başbakan atanıyor, iki dönem sonra yeniden cumhurbaşkanı seçiliyordu. Böylece ülkesinin son 20 yılına damgasını vurdu Putin. Şimdi anayasayı değiştirerek sürekli cumhurbaşkanı kalabilmesini sağlamanın yoluna gitti. Referandum Putin’e 2036 yılına kadar cumhurbaşkanı kalma yolunu açacak.
Böyle bir yola başvuran işi şansa bırakır mı?
Rusya’da oylama bir günde başlayıp bitmiyor, ama artık sona yaklaşıldı. Sandıktan herhalde her dört Rus’tan üçünün oyunu aldığı sonucu çıkacaktır.
Putin yalnız kendi ülkesinin değil başka ülkelerin seçimlerinin sonucunu bile etkileyebiliyor.
Eşim de bunu biliyor elbette, ama işte yine de “Acaba Rus halkı bir sürpriz yapar mı?” diye meraklanmadan edemiyor.
Yükselen değer ‘popülist’ politikacılardı
Dünyada Putin türü politikacılara takılan genel sıfatı biliyorsunuz: ‘Popülist’…
Çin’in başındaki Xi Jinping de ‘popülist’ sıfatını hak edenlerden biri. Ölünceye kadar yerinde kalması garanti.
Mısır’ın kendisini savunma bakanı olarak atayan seçimle iş başına gelmiş Muhammed Mursi’yi askeri darbeyle deviren şimdiki devlet başkanı Abdulfettah el-Sisi de öyle. Her girdiği seçimden mutluluk duyacağı oylar alarak çıkıyor.
İsrail’de Benjamin Netanyahu da hayatının yarısını başbakan olarak geçirdi; son seçimde karşısına ciddi bir rakip çıktı ve az kalsın gidiyordu. Ne yapıp etti, İsrail’de bugün yine başbakan o.
Polonya’nın ‘popülist’ cumhurbaşkanı Andrzej Duda da geçen hafta yapılan seçimden yaralı çıktı. Rakibi olan başkent Varşova’nın belediye başkanı Rafal Trzaskowski beklenenden fazla oy aldı. Dokuz ayrı rakibine oy verenler ikinci turda genç belediye başkanını tercih ederlerse bir popülist lider daha seçim yenilgisi yaşayacak.
Tabii ‘popülist politikacı’ denildiğinde ilk akla gelen Amerikalı Donald Trump var bir de. Her şey istediği biçimde giderken korona virüsünü hafife almasıyla başlayan süreçten en zararlı o çıktı. Kasımda yapılacak başkanlık seçiminde kaybetmesi çok muhtemel. En sahici taraftar kitlesi olan fanatik dindar kitle de arkasından çekiliyor gibi…
Popülist liderlerin ortak bir özelliği var: Yaptıklarıyla insanların sınırlarını zorluyorlar.
Netanyahu durduk yerde Filistinlilerin yaşadığı Batı Şeria’yı ilhak etmeye kalkıştı; her zaman arkasında -hatta bazen önünde- yer alan Trump’ın kendi başı dertte olmasaydı bütün dünya ayağa kalksa da bunu gerçekleştirecekti.
Çin’de Xi İngiltere’nin belli şartlarla kendilerine bıraktığı Hong Kong’u tam anlamıyla ana kıtaya bağlamak niyetinde. Bu niyetinin önünde engel olarak gördüğü sokağa dökülmekten de çekinmeyen bir kitle var. Sonuca varma yolunda ilk adım olarak Hong Kong’a özel bir asayiş ve güvenlik yasası çıkardı ve yaygın muhalefete rağmen yürürlüğe koydu Xi. Yeni yasayla “Devleti yıkmaya kalkışıyorlardı” veya “Yaptıkları vatana ihanettir” dediğinde uzun yıllar muhaliflerini hapiste tutabilecek.
Hong Kong’u ana kıtanın tam parçası haline getirmek üzere harekete geçen Xi, bir yandan da Müslüman Uygur halkının yaşadığı bölgede akıl almaz uygulamalar yürütüyor. Bölge bir açık hava cezaevi gibi. Dindarlık belirtisi olan Uygurlar kampa alınıp beyin yıkama ameliyesine muhatap ediliyor. Bölgeden gelen son haber, Uygurlara sıkı doğum kontrol politikası uygulandığı…
El-Sisi, Mısır’da, “Ha” diyeni hapislere atıyor. Korona günlerinde takip edilen yanlış yol yüzünden çok sayıda meslektaşlarını kaybeden doktorlar sosyal medya üzerinden itirazlarını yükseltince polis derhal harekete geçirildi. Dokuz doktor uzun süreli cezalara çarptırılmak üzere cezaevine kapatıldılar.
Hepsi medyayı ve sosyal medyayı çok iyi kullanıyor, ama yine hepsi medyadan da sosyal medyadan da çok rahatsız.
Popülistler sahneden çekiliyor
Maalesef dünyamız hazır buldukları demokratik zemini kendi dar kavrayışları istikametinde sonuçlara ulaşmak için kullanmayı yöntem olarak seçmiş popülist politikacıların pek çok ülkede başını gösterdiği bir dünya oldu.
Mevcutların iktidara tutunma başarıları, içinde popülist duygular barındıran politikacıları, iktidara geldiklerinde, diğerlerinin başka ülkelerde yaptıklarını kendi ülkesinde tekrarlamaya sevk ediyor. İtalya’da da popülist politikacılar ön planda, İngiltere’de başbakanlığı tesadüfen yakalamış Boris Johnson da, hafiften de olsa, Trump ve Putin benzeri davranışlar sergiliyor şimdilerde.
Çin’de, Rusya’da çalışan popülist formül kendine Avrupa’da da taraftar buldu, sonunda Amerika da kervana katıldı.
Galiba Çin ve Rusya dışındaki kitleler politik alanda kendilerine tattırılandan fazla memnun kalmadılar.
İsrail’de Netanyahu son seçimde yalpaladı.
Polonya’da Duda seçimin ikinci turunda yenilebilir.
ABD’de de Trump’ın bir dönemlik başkan kalma ihtimali her geçen gün güçleniyor.
Eşime dün “Putin istediğini alacağa benziyor” dedim.
Dedim, ama şunu da biliyor ve gerçek olduğuna inanıyorum: Halklar aldanmaya meyyal olabilir, ancak her halkı her zaman aldatmak da mümkün olmuyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026