Fehmi KORU
Ne kadar yakından izlemeye çalışsam da medyadaki sayısal çeşitlilik yüzünden bazı çıkışları kaçırmış olabileceğim endişesi yaşıyorum.
Sürç-ü lisan etmek istemediğim için…
“İktidara gelirsek AK Parti’yi kapatacağız” diyen mi var? Kim acaba?
Peki ya “AK Parti’yi destekleyen işadamlarının şirketlerine el koyacağız, medya kuruluşlarının kapısına kilit vuracağız, AK Parti için çalışan memurları işten atacağız, AK Parti’de görev yapanların mülklerine el koyacağız” tehditlerini sarf edenler var da bir ben mi işitmedim?
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dün bir açılış vesilesiyle yaptığı konuşmada böyle tehditlerin varlığından söz etti.
Okuyalım isterseniz:
“Ne diyorlar? İktidara gelirsek AK Parti’yi kapatacağız, AK Parti’yi destekleyen iş adamlarının şirketlerine el koyacağız, AK Parti’ye karşı muhalefet etmeyen medya kuruluşlarının kapısına kilit vuracağız diyorlar. AK Parti ile çalışan memurları işten atacağız, AK Parti’de görev yapanların mülklerine el koyacağız diyorlar. Daha bunun gibi pek çok zırvayı dillerine doluyorlar. E nerede kaldı sizin demokratlığınız, insana saygınız! Biz bunları tek parti diktatörlüğünden biliriz.”
Gerçekten de ‘faşizan’ yaklaşımlar bunlar…
Cumhurbaşkanı kızmakta yerden göğe kadar haklı.
Kendisine hak vermek amacıyla bu yazı için bilgisayar karşısına geçtiğimde, tehditlerin sahiplerinin kimliğini öğrenmek istedim. Ancak günün sonunda, hangi densiz, haddini bilmez, faşist kafalı bu lafları etmiş merakım havada kaldı.
O cümlelerden bir-ikisini bir arama motorunda aradığımda sarf edildiklerine dair herhangi bir bilgiye erişemedim.
T24’te “Peki AK Parti kapatılır mı?” kışkırtıcı başlıklı bir yazı var, ancak onun yazarı da, kendi sorusuna, uzun yazısının en başında “Hayır, kapatılmaz!” cevabını veriyor.
Hakkını teslim etmek üzere yazmayı düşündüğüm bu yazı, ister istemez, tedirginliği konuşmasından belli olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı rahatlatma çabasına dönüştüyse, sebebi, kısa araştırmamın sonucudur.
Araştırmamın sonucu şu: AK Parti’nin kapatılmasını, destekçi işadamlarının şirketlerine el konulmasını, medya kuruluşlarının kapısına kilit vurulmasını, memurların işten atılmasını, parti görevlilerinin mülklerine el konulmasını talep eden, böylesine faşizan görüşler serdeden kişiler yok.
Aklından bunları geçirenler bulunabilir, ancak 80 küsur milyon nüfuslu bir ülkede aklından zoru olan birkaç kişi çıkabileceğini de kabul etmemiz gerekiyor.
[Geçmişte iktidarlar değişti, ama yeni gelenler eskilerden hesap sormadı. Böyle bir şey hiç olmadı. Demokrat Parti “Devr-i sabık yaratmayacağız” dedi ve iktidara geldiğinde geşmişi sorgulamadı. Adalet Partisi, DYP, CHP/SHP/DSP, Refah Partisi, MHP değişik dönemlerde iktidar oldular, onlar da öncekileri hesaba çekmedi. AK Parti de 2002 öncesine yönelik bir işlem yaptı mı? Yapmadı. Bir ara eski bir başbakan Yüce Divan’da yargılandı da ne oldu? Hiçbir şey olmadı.]
Parti kapatma talebinde bulunma çağı geçti. İnsanların helal yolla kazandığı paralara el koyma, şirketlerinin üstüne oturma, memurları yerlerinden etme, mülklerini ele geçirme kötü niyetlerine hoş gözle bakma bugünün dünyasında kabul edilebilir girişimler değildir.
İktidarın küçük ortağı Meclis’te kendi partisinden daha fazla milletvekiline sahip bir partinin kapatılmasını istiyor, ama AK Parti sözcüleri bile o talebe karşı çıkıyor.
Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile görevden alınan memurlar, kayyıma devredilen belediyeler, seçimle iş başına geldiği halde halen hapiste olan belediye başkanları, malları-mülklerine el konulmuş işadamları yok değil, var, ancak bunların hiçbirinin AK Parti ile herhangi bir ilişkisi bulunmuyor.
Var imiş gibi konuşmasını sağlayan birileri, konuşmasını dinleyenler üzerinde tehlikeli izlenimler bırakmaya yol açtıkları için, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından hesaba çekilseler yeridir.
Olmayan şeylerin dile getirilmesi olmuş şeyleri akla düşürüyor çünkü.
Yeni merakım şu: Acaba bütçe görüşmeleri sırasında muhalefet partileri sözcülerinin yaptıkları konuşmalarda bu tür ‘zırvalar’ dile getirilmiş olabilir mi?
Bu merakla göz attığım konuşmalarda muhaliflerden AK Parti döneminin sonunun geldiğinden, yapılan yanlışların hesabının sorulacağından söz edenler var; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı böylesine kızdıracak türden tehdit anlamında aşırılıklara orada da rastlamadım.
Kendi bakanlığının bütçesi görüşülürken bir bakanın ağzından çıkan, muhalefet cephesi halktan oy alsa bile iktidarın onlara teslim edilmeyeceğini akla getiren talihsiz cümlesine gelen itirazlar, muhalefetin demokrasi konusunda titiz olduğunu tekrarlamasına yaradı.
Demokrasilerde yanlışlıkların hesabının nasıl sorulacağı bellidir. Yanlış işlere elbette hesap sorulur ve hesabı da yargı sorar. Yanlışı olmayanların rahatsızlık duyması için bir sebep göremiyorum.
Zaten tam da bu yüzden bazı bakanların bütçe görüşmelerinde neden öfkelendiklerini anlamakta zorlanıyorum. Kızgınlıktan damarlarının kabardığı ekrandan bile belli oluyor. Oysa, mevcut sistemde bakanlar günlük işleri yürütmekle görevli uzman kişilerden oluşuyor. Eski dönemin müsteşarları gibiler. Siyasi kimlikleri olması gerekmiyor. Nitekim bazı bakanların AK Parti’ye oy vermiş olduklarını bile sanmıyorum.
Üzerlerine gelen, hükümet icraatlarını eleştiren muhaliflere neden kızıyorlar?
Anlamakta zorlanıyorum.
Sözün kısası
Cumhurbaşkanı Erdoğan gönlünü ferah tutabilir. İktidar değişse bile, partisine, partisini destekleyenlere, görev verdiklerine yönelik herhangi bir hesap sorma girişimi olmayacaktır.
Bizde siyasi gelenek hesap sormaya izin vermiyor. Hesap sorabilecek duruma gelenler, böyle bir yola başvururlarsa kendilerinden sonra gelecek birileri bu defa onlardan hesap sorabilir diye böyle bir işe girişmiyorlar.
Muhalefet hesap soracakmış gibi davranır, lafını da eder, ama işte o kadar…
Ne demiş eskiler?
Böyle gelmiş, böyle gider…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
10.02.2026
8.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
1.02.2026
30.01.2026
29.01.2026
27.01.2026
25.01.2026