Figen Çalıkuşu
İnsanlar ikiye ayrılır; boynuna ip geçirilenler ve boynundaki ipi kesebilenler.’
İyi, kötü ve çirkin filminin unutulmaz repliklerinden bir tanesi.
Kim iyi, kim kötü, kim çirkin... Herkes kendisini biliyor aslında...
25 Aralık 2013, Erdoğan Bayraktar, canlı yayında istifa ederken aynen şunları söylüyordu;
“..... soruşturma dosyasında var olan ve onaylanan imar planlarının büyük bir bölümü Sayın Başbakan'ın talimatıyla yapıldı...
Bu minval üzere bakanlıktan ve milletvekilliğinden istifa ettiğimi açıklıyorum. Bu milleti ve vatanı rahatlatmak için sayın Başbakan'ın istifa etmesi gerektiğine inandığımı ifade ediyor, yüce milletime saygılar sunuyorum.”
Erdoğan Bayraktar bugünlerde gene konuşuyor. Bütün söylediklerini tekrar etmeyeceğim ama meşhur ‘tapelerde ne konuşuldu ise A dan Z’ye eksiksiz doğru’ diyor.
Bu tapeler hakkında da davanın delilleri hakkında da konuşmanın yasak olduğu yıllardan geliyoruz.
17/25 Aralık delilleri üzerinden kim konuşsa ‘malum terör örgütü’ üyeliği ile suçlandığı o günlerden...
17/25 Aralık’a ‘yargı kumpası’ demeyenin başının belaya girdiği günlerde, Türkiye’nin tüm önemli davaları da ortak bir uzlaşı ile ‘kumpas’ davaları olmuştu.
Ben kumpas kısımları ile ilgili değilim, biliyorum ki güç ittifaklarına göre davalar bazen kumpas oluyor, bazen olmuyor. Nasıl bir hukuk devleti anlayışı ise...
Ben hukukçu kimliğim gereği delillere bakarım.
Erdoğan Bayraktar, ‘tapelerdeki konuşmaların tamamı doğru’ dedikten sonra, ‘bunlar kumpas davaları’ korosunun üyeleri dahi ‘17/25 yargı kumpasıdır’ ittifakını terk etmeye başladı. Bazıları savcıları göreve bile çağırıyor.
Hareket kabiliyetini yitirmiş savcılar, eylemsizliklerine ‘tapelerin hukuka uygun olmayan yöntemle elde edilmiş olmasını’ gerekçe yapabilirler.
Ama 17/25 Aralık soruşturmalarında tek delil ‘tapeler’ değil. İsmi geçen müteahhitler, AVM sahipleri, imar planları kararları, aracılık faaliyeti yapan hatırlı kişiler ve hesap hareketleri, TOKİ inşaatları, devletin iki bankasının kayıtları, altın alım satımları gibi gibi.
Ceza yargılaması maddi gerçeği arar zira suç işleyenlerin cezasız kalmamaları, kamu ve toplum düzeni için hayati önem taşır.
Maddi gerçeği ararken tam bir vicdani kanaat için delillerin takdirine ilişkin yetki mümkün olduğunca serbest bırakılır.
Tek delilin hukuka aykırı delil olması halinde savcılar eylemsiz kalabilir. Ancak hukuka aykırı delillerin yanında başkaca maddi deliller var ise birlikte değerlendirilmesi de bir zorunluluktur.
Bu noktada savcılara sesleniyorum; tapelerdeki olayları doğrulayan ama hukuka uygun yöntemle saptanması olası delilleri de mi görmezden geleceksiniz?
Erdoğan Bayraktar’ın doğruladığı ses kayıtlarında bir AVM’nin İstanbul İEET alanına dikildiği var. Böyle bir AVM gerçekte var ve yerinde duruyor ise imar dosyasına bir bakmak gerekmez mi örneğin?
Sedat Peker geçenlerde bir takım ses kayıtlarından söz etti:
‘.... sizler Türkiye’nin en önemli davalarına mahkemeler karar veriyor diye biliyorsunuz ya, mahkeme başkanlarının sözcü milletvekilleriyle yaptığı görüşmelerin ses kayıtlarını dinleyince kararların kimin isteğiyle çıktığını öğreneceksiniz.’
Sedat Peker, elinde yargıya müdahalenin kayıtları olduğunu açık açık söylüyor. O günden beri ‘üzerine alınan birilerinin’ uykularının kaçtığına eminim.
Mahkeme başkanlarının ses kayıtlar olur da savcıların olmaz mı acaba?
Bu dönemin eylemsizlik yanlısı savcılarımızın, bu gerçeği de akıllarının bir köşesinde tutmasında fayda var derim.
Zehirli ağacın meyvesinin zehirsiz olduğu pek görülmemiştir.
Ortada ses kayıtları yok henüz. Ama hukukun hukukçular eliyle yağmalanması gibi bir somut gerçek var. Bu yağmaya sessiz kalan Hakim ve Savcılar Kurulu var, Adalet Bakanı var.
Hukukun yağmalanmakta olduğunu Sedat Peker kadar Erdoğan Bayraktar da biliyor ve diyor ki ‘bağımsız bir savcı bulun, hemen ifade vereyim’...
Bir zamanlar yol arkadaşlığı yapan eski bir bakan Erdoğan Bayraktar.
Bir başka yol arkadaşı suç örgütü lideri olduğu söylenen Sedat Peker.
Birlikte bizlere çok önemli bir şeyler söylüyorlar... Savcıların önem ile dikkatlerine..
Kim iyi, kim kötü, kim çirkin... Herkes kendisini biliyor aslında...
Filmin sevdiğim bir repliği daha var onunla bitireyim: ‘Her silahın kendisine has nağmesi vardır’...
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYADevlet, Komün ve Demokratik Sosyalizmin İnşası; Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu... 14.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli Çamaşırhanesi -3- Videoya çektiler: ‘Cırt’ sesi geldikçe bağırıyor! “Maşallah, Maşallah!..” 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidarın ağzındaki bakla!... 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBüyük sorunları çözememe serisi bu kez bitecek mi? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan’ın ötesi… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERHarakiri Bütçesi 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİKandil’in polemikçisi şampanya sosyalistlerine karşı 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraKaçıncı CHP? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENKürt Sorunu 2.0’a Hazır mıyız? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÖcalan’ın mektubu üzerine bazı gözlemler 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEABD, Suriye için neye karar verdi? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALEş Şara’dan yeni bir Esad çıkarmak mı? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAmerika çökmekte olan bir uygarlık mı? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuCeylanpınar cinayeti… 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUSeçime henüz vakit varken sandık hesabı 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolAK Partili bir okurla sohbet 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZÖzel’in bütçe konuşmasında sürece dair mesajları 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciEn büyük tehlike NÜFUS yokluğu 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENFeti Yıldız kime sesleniyor? 11.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.12.2025
28.11.2025
21.11.2025
14.11.2025
7.11.2025
31.10.2025
17.10.2025
10.10.2025
3.10.2025
26.09.2025