Figen Çalıkuşu
Bizleri sadece siyasal iktidar tarafından içine bilinçli bir şekilde fırlatıldığımız ekonomik kriz cehennemi yakmıyor...
Kamplaşma, kutuplaşma, bölünme, parçalanma krizleri de yakıyor...
Bu ülkede insanların birbirlerine düşman olarak, birbirlerinden nefret ederek, birbirlerinden kuşkulanarak, birbirlerinin özgürlüğüne set çekerek debelenmeleri doksan sekiz yıl boyunca bir sonuç vermedi.
Eşitlik de özgürlük de geldiğinde ya herkese birden gelir ya da hiç kimseye gelmez.
Özgürlük vardır sadece. Herkes için var olunca özgürlük yaşanır.
Eşitlik vardır sadece. Herkes için var olunca eşitlik olur.
Eşitlik ve özgürlüğün herkes için bu topraklara Cumhuriyet tarihinde de gelmediğini, gelemediğini bize utanarak, içimiz üşüyerek, hüzün dolarak izlediğimiz Kulüp dizisi yıllar sonra gelir önümüze koyar.
Eşitlik ve özgürlüğün herkes için bu topraklara gelmediğini, 2021 yılında gazetelerdeki “bir Ermeni Kaymakam olarak atanma hakkını kazandı” manşeti yüzümüze çarpar.
Ardı sıra Sulh Ceza Mahkemesi’nin birkaç gün önce “Yahudi” sözcüğünü hakaret olarak kabul ettiği manşetleri de bu utancı pekiştirir.
Sadece bu manşetler dahi insan vicdanını delip geçmeye yeter.
Bir daha böylesi ağır hasarlı dönemi bir daha yaşamamak adına ne yapılmalı?
Tarih 25 Temmuz 2020 idi... Kemal Kılıçdaroğlu 2. yüzyıla çağrı beyannamesini açıklıyor, Türkiye, CHP liderinin ağzından “cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırma” vaadini duyuyordu.
Türkiye, 98 yıllık Cumhuriyet yolculuğunda ancak bir asrı devirmek üzere iken “cumhuriyet” ve “demokrasi” gibi en temel kavramlar üzerinde yeniden konuşur olmuştu.
Tarih 29 Ekim 2021 idi... Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ Fox Tv’de İsmail Küçükkaya’nın programında “önemli olan Cumhuriyet tamam da, Cumhuriyete anlam kazandıracak unsur demokrasi, İran da Cumhuriyet” diyordu.
Ve “cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırma” vaadi ile yola çıkan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu şimdi de toplumsal “helalleşme” isteyerek yoluna devam ediyor.
Ne yazık ki yirmi yıl devam eden, yoran, tüketen, yoksullaştıran, Cumhuriyet tarihinin en ağır hasarlarını yaratan siyasal iklim sonrasında dahi ortak bir yeniyi inşa etmekten, umutlu bir ufka bakabilme gayret ve arzusundan hala uzakta olanlar da var;
“Helalleşmenin dini bir kavram olduğundan girip, sorumlusu olmadığı olayları neden helalleşme listesine eklediğinden” ....
“Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının kurduğu CHP adına helalleşmenin Kılıçdaroğlu’nun haddi ve hakkı olmadığından girip o dönemin varlık vergisi ile istiklal mahkemeleri ile bu günün koşullarında nasıl helalleşeceğine”....
Tek parti dönemi ateşiyle yanıp kavrularak, hep doğru bildikleri tabularına sıkı sıkıya sahip çıkmak isteyenlere rastlıyoruz...
Kemal Kılıçdaroğlu, bu üslupsuz ve zaman zaman da hadsiz ezberlere ölçülü ve her biri anlam dolu cümleler ile nezaket ölçülerinde yeniden açıklamalar getirdi:
“Hatalarla yüzleşmek ve asıl olarak kucaklaşmış şekilde geleceğe bakmak çağrısıdır. Bakın, helalleşmek, geçmişte olan acıları ortadan kaldırmaz ama geleceği inşa etmemizi sağlar.
Bu ülkenin büyük yaraları var, bu yaraları sarmalıyız ki bundan sonra hiç kimse kanatmaya cesaret dahi edemesin”...
Kemal Kılıçdaroğlu, toplumun yıllar yılı yaşanan, aslında her birinin konusunu temel hak ve özgürlüklerin teşkil ettiği yaralardan, acılardan söz ediyor.
Topluma unutturulmaya çalışılan ama toplumsal belleğin silmediği, canlı tuttuğu acılara sahip çıkıyor.
Dersim’i, Madımak’ı, 6-7 Eylül’ü, 27 Mayıs’ı, 28 Şubat’ı, 15 Temmuz’u, daha daha niceleri karşımıza dikiliyor. Geçmişten korkarak saklanmalı mı yoksa artık gelecek için güven ve inanç ile günışığına mı çıkmalı?
Kılıçdaroğlu, kimse adına sorumluluk almıyor sadece insanlık ve vicdan adına sorumluluk alıyor.
Willy Brandt’ın dizleri üzerinde Polonya’da af dilerken sadece bir insan ve insanlığın vicdanının sesi olduğu gibi...
Helalleşmek, iç dökmek, el uzatmak sağlıktır, iyiliktir, güzelliktir.
Değişimleri okuyamayanlar kötümser öngörülerde bulunur.
Nefes almamızı zorlaştıran ekonomik bir kriz var. Dolar tutulamıyor. Kriz canavarlaştı. Bizi sefaletin pençesinde boğmaya çalışıyor...
Silahını topluma doğrultsa da kriz aynı zamanda mevcudun adım atamaz hale geldiğinin de acılı ispatıdır.
Mevcut, temellerinden sarsılarak yıkılıyor. Gelmekte olanı, bu kez değişim ile umut ile karşılayalım, yıkılmakta olana nefes veren anlayışlar ile değil.
Helalleşme çağrısı, bakın görün huzuru, refahı ve özgürlüğünü arayan yorgun düşmüş, bitkin toplumun vicdanında da karşılık bulacaktır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.02.2026
30.01.2026
23.01.2026
16.01.2026
9.01.2026
2.01.2026
26.12.2025
19.12.2025
12.12.2025
5.12.2025