Güngör Uras
Küresel dalgalanma finans piyasamızı sallıyor. Finans piyasasının sallanması reel sektörde yatırımcıyı, üreticiyi üzüyor. Tüketicinin moralini bozuyor. Enflasyonu ve faizleri aşağıya çekme çabalarını güçleştiriyor. Ekonomide olan biteni en iyi izleyenlerden Dr. Mahfi Eğilmez, Türk ekonomisinde son günlerdeki değişimleri sergileyen çok yararlı tablolar hazırladı.
/* */
Mahfi Eğilmez’in tablolarında son haftada TL’nin Rus Rublesi’nden sonra en fazla değer kaybeden para birimi olduğu görülüyor. İran riyali sabitlediği için İran para biriminin aldığı yaranın büyüklüğü görülemiyor. Batı piyasalarının, özellikle son siyasi gelişmeler karşısında Türkiye, Rusya ve İran’a yaklaşımlarının bu 3 ülkede önemli kayıplara yol açtığı anlaşılıyor.
Ancak olumsuz gelişmelerin tamamını küresel piyasalara bağlamak mümkün değil. Ekonomimizin yapısal sorunları da döviz fiyatlarını frenleme imkânını elimizden almış durumda:
- Türkiye’de ileri bir dolarizasyon var. TL ile dolar birlikte işlem görüyor. Merkez Bankası’nın bu ikili sistemde, doları kontrolü mümkün olamıyor.
- Merkez Bankası, bu ikili para sisteminde, faizi ve özellikle enflasyonu da aşağıya çekemiyor.
- İthalat artışı (yükselen döviz fiyatına rağmen) ihracatın önünde koşuyor. Bu nedenle cari açık büyüyor. Normal ortamlarda finansmanda sorun çıkmazken, dış ve iç olumsuz gelişmeler nedeniyle cari açığın (döviz açığının) finansmanı giderek güçleşiyor.
Bütün bunlara rağmen, bırakalım ipin ucunu, dolar nereye gidecekse gitsin diyemeyiz. Dolardaki olumsuz tabloyu düzeltecek tedbirler almaya mecburuz. Bunların başında cari açığı küçültmeye dönük acil tedbirler geliyor.
Yıllık cari açık 53 milyar TL
Cari işlemler hesabı, ülkenin olağan döviz giderleri ile olağan döviz gelirleri arasındaki farkı gösteriyor.
Ekonomimiz uzun süredir cari açık (döviz açığı) veriyor. Önemli olan;
(1) Açığın küçülmesi, (2) Açığı finanse edecek büyüklükte döviz girişinin olması.
Özellikle ithalatın ihracattan fazla artması, turizmdeki iyileşmenin zaman alması cari açık büyümesine yol açıyor.
Cari işlemler hesabı, şubatta 4 milyar 152 milyon dolar açık verdi.
2017’nin ilk 2 ayında cari açık 5.2 milyar dolarken, bu yılın ilk 2 ayında 11.1 milyara yükseldi. 12 aylık cari işlemler açığı 53 milyar 346 milyon dolar oldu. Cari açığı 3 kanaldan döviz girişiyle finanse edebiliyoruz.
1) Doğrudan yatırımlarda, giriş yerine, şubatta 268 milyon dolar net çıkış oldu. Yabancılardan doğrudan yatırım beklerken, yurt içi yerleşiklerin yurt dışı yatırımlarının arttığı görüldü.
Yurt içi yerleşiklerin yurt dışında yatırımları şubatta bir önceki yılın aynı ayına göre net olarak 592 milyon dolar artarak, 779 milyon dolara yükseldi.
2) Portföy yatırımlarında da giriş yerine 297 milyon dolar net çıkış oldu. Yurt dışı yerleşikler, hisse senedi piyasasında 348 milyon dolar ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında 180 milyon dolar net satış yaptı.
3) Bankalar, şubatta yurt dışından tahvil ihraç ederek 511 milyon dolar net borçlanma gerçekleştirdi. Diğer yatırımlarla (borçlanmalarla) 3 milyar 80 milyon dolarlık net döviz girişi, açığın finansmanını sağladı.
Özetle, doğrudan yatırımda, portföy yatırımında net döviz girişi olmamasına rağmen şubat açığını döviz kredileri ve nereden geldiği belli olmayan dövizle rezervden 263 milyon dolarla finanse etmek mümkün oldu.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.02.2018
8.02.2018
7.02.2018
6.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
2.02.2018
1.02.2018
31.07.2018
30.07.2018