Hakan TAHMAZ
Amed Newroz’una mitingin ilk saatlerinde katılımın az olmasıyla hükümete yakın gazeteciler HDP’nin sonunun geldiğine hükmettiler. İlerleyen saatlerde alanda ciddi bir kalabalığın toplanmasıyla tersinden hükmü Kürd siyaseti çevresinde verilmeye başlandı.
Son üç yılın Newroz ile bu yılınkini kıyaslamak doğru değil. Bundan önceki Newrozlara insanlar barış yolunda nasıl ilerleyeceğiz sorusuna yanıt bulmak, barış umutlarını büyütmek için akın ettiler. Bu yıl ise siyasi kırıma karşı direnişe katıldılar.
Bu Newroz, savaşın/çatışmanın yoğun olduğu dönemlerle kıyaslanabilir. Bu noktada da ciddi sorunların olduğu çok açık.
Newroz’dan üç gün önce gözlem için Amed’deydim. Doğrusu böylesi bir kalabalık beklemiyordum. Amed, Amedliğini gösterdi. Ama yine de bildiğimiz Amed değildi. Savaşın en yoğun olduğu dönemlerde daha büyük Newrozlar da yapıldı Amed’de.
Mitinge katılımı en az etkileyen canlı bomba korkusuydu. Kürdler, korku eşiğini büyük ölçüde aşmış durumdalar. Ancak, hükümetin yasakları ve Kürd illerinde yaşanan vahşet Newroz’u terörize etti. Görülmedik devlet baskısı, yasaklar insanlarda etkinliğe izin çıkmayacağı algısı yaratmış. Bu da hazırlıkları aksatmış. Kent merkezinde dolaşan bunu çok rahat fark edebiliyor. Aklın, hayalin almayacağı yasaklar uygulandı, hukuksuzluk yapıldı.
İzinli yapılan bütün Newroz mitinglerine Amed dışında örgütsel ve bireysel katılım çok yoğun olurdu. Hareket nedense, bu yıl bunu yapmamış. İzin verilmemesi durumu için alınmış bir tür tedbir gibi görünüyor. Bu da devlet aklını tanımakla ilgi bir konu.
Amed eski, tanıdık Amed değildi: kırgın, küskün öfkeli ve tepkiliydi. Daha öncede benzer şeylerle karşılaştım. Ama bu kez farklıydı. Daha önce genç veya 90’lı kuşaklar için söylenenler şimdi orta kuşak hatta üzerindekiler içinde geçerli. Bariz bir kopuş hali yaşanıyor. Ankara’ya sırtını dönmüşler. Artık devletten hiçbir şey beklemiyorlar. Devlete öfkeli genç ve orta kuşak, her türden seçilmişlere sert eleştiri yapıyor ve kızgınlar. Ama aynı duyguları Kandil’e karşı taşımıyorlar. Yönlerini Kandil’e dönmüşler, kulaklarını Kandil’e kabartmaya başlamışlar. Demokratik mücadeleye/siyasete küskünlük var. Newroz’a katılımı etkileyen en büyük etmen olmuşa benziyor.
Bu nedenle Newroz’a katılıma bakarak sevinenler iki nedenle yanlış yapıyorlar. Birincisi Newroz alanı bomboş değildi. İkincisi, alana gelmeyenler, demokratik zemindeki siyasal tercihlerinde değişiklik yapmış değiller. Demokratik mücadele ve siyaset açısından tehlikeli sulara kulaç atma eğilimi içine girmişler. Bunun demokratik siyasete küsüp evde oturmak biçiminde veya yönünü Kandil’e dönmek biçiminde olmasının niteliksel bir farklılığa tekabül etmez.
Amed Newroz mitinginin en dikkat çekici konuşmasını HDP Genel Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş yaptı. Konuşmanın içeriği tümden hükümete mesajdı. Konuşma bütün kitle tarafından nefes tutularak dinlenmesi ve Kürd siyasetinde görmeye alışık olmadığımız bir biçimde konuşma sırasında konfetilerin patlatılması Demirtaş’a büyük bir sahiplenme göstergesiydi.
Demirtaş’ın masaya dönülmesini merkez alan konuşmasında Cumhurbaşkanını hiç muhatap almadı. Sürekli başbakana seslendi. Çözüm ağırlıklı konuşmasında geçmişe dönük muhasebe yapmış olmanın izleri vardı. Bunun yeni bir strateji olma olasılığını güçlendiren bir başka gelişme daha oldu. Murat Karayılan aynı gün mealen “gerilla sahaya inmeden masaya dönülmeli, biz hazırız çağrısı yaptı. Bir ay önce Kandil “ölüm kalım savaşından” söz ediyordu. AK Parti hükümetini devirmek amaçlı Birleşik Devrim Hareketi’nin kuruluşu ilan edildi. HDP kongresinde, demokratik muhalefet cephesi kurma kararı alındı. CHP’yi de kapsayacak muhalefet hareketi kurma ve AK Parti’den kurtulma hareketi başlatmakla aynı siyasal aktöre masaya dönelim çağrısını yapmanın ikisinin birlikte yapılamayacağını sanırım çözüm sürecinden çıkarmıştır. Amed Newroz’una bu gözle baktığımızda barışa bir yol arayışının olduğunu söyleyebiliriz. Yol bulunup bulunamayacağı tarafların bu yeni durum taktiksel değil, stratejik yaklaşmalarına ve hükümetin tutumuna bağlı.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2026
6.02.2026
3.02.2026
28.01.2026
20.01.2026
14.01.2026
6.01.2026
2.01.2026
30.12.2025
28.12.2025