Hasan CEMAL
Brüksel'deki Kürt Konferansı’nda sürecin duraksadığı görülüyor ama iplerin kopması istenmiyor. Öcalan’ın muhatap alınması önemseniyor ama Erdoğan'ın ipe un serdiği kabul görüyor. Leyla Zana'yı dinliyorum. “İki gerçek muhatabın, Sayın Erdoğan’la Sayın Öcalan’ın sahneye çıkmış olmaları çok önemli. İmralı barış süreci birçok ezberi bozdu” diyor ve ekliyor: “Ama henüz çerçevesi belirlenmiş bir yol haritası yok.”
Dikkat ediyorum. Öcalan ve İmralı koşulları konferans kulisindeki sohbetlerde çok sık geçiyor. Ne demek bu koşullar, İmralı'da neler değişebilir? Öcalan'ın İmralı'da ne gibi talepleri var? Kendisiyle görüşen MİT ve Müsteşarı Hakan Fidan Öcalan'ın taleplerine nasıl bakıyor? Ve konferans kulislerine göre, Öcalan'ın isteklerinin karşılanmasına kim karşı çıkıyor? Cevaplar aşağıda, Brüksel'den üçüncü yazıda...
BRÜKSEL
Avrupa Parlamentosu’nun çatısı altında bu yıl onuncusu yapılan Kürt Konferansı’nda bir konuşmayı dinlerken kulağıma çalınıyor:
“Devrimci sabır!”
Bunun altını çizen bir Fransız hukukçu diyor ki:
“Çözüm ya da barış gibi inişli çıkışlı diyalog süreçlerinde devrimci sabır lazım. Tarihlerinde bu kadar acı çekmiş Kürtlere sabır tavsiyesinde bulunmanın hiç de kolay olmadığını biliyorum. Ama bu gibi süreçleri ileriye götürmek için de başka çare yoktur.”
Konferansın onur başkanlarından, Güney Afrikalı barış ve insan hakları aktivisti Rahip Desmond Tutu’nun da bir sözünü aktarıyor:
“Barış daima savaştan iyidir. Şimdi birbiriyle konuşma ve birbirini dinleme zamanı...”
İki gün süren Kürt Konferansı’nda genel hava böyle. Sürecin duraksadığı, hatta teklediği görülüyor ama iplerin kopması hiç istenmiyor.
Öcalan’ın Ankara tarafından muhatap alınmış olması önemseniyor ama Tayyip Erdoğan’ın ipe fazlaca un serdiği genel kabul görüyor.
Ateşkes devam etmeli sözü, genellikle “Erdoğan mutlaka bir şeyler yapmalı!” cümlesiyle tamamlanıyor.
Ve gelecek yıl mart ayındaki yerel seçimlere kadar da çözüm sürecinde ‘durumun idare edileceği’ anlaşılıyor.
Zana: İmralı süreci birçok ezberi bozdu
Leyla Zana’yı dinliyorum.
Konferansı açış konuşmasına, “Devlet bir asırlık ezberini nihayet bozmaya başladı. İki gerçek muhatabın, Sayın Erdoğan’la Sayın Öcalan’ın sahneye çıkmış olmaları çok önemli. İmralı barış süreci birçok ezberi bozdu” dedikten sonra ekliyor:
“... Ama henüz çerçevesi belirlenmiş bir yol haritası yok.”
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ı dinliyorum.
Ankara’yla İmralı arasında mutabık kalınmış -ama Ankara’nın resmen kabullenmediği- üç aşamalı çözüm stratejisini özetliyor, önemsediğini vurguluyor.
Hemen arkasından Kışanak da, sürecin tıkanmakta olduğunu, Ankara’nın demokratikleşmede ‘gereğini yapmadığı’nı belirtiyor, “Yeni anayasa da yattı zaten” dedikten sonra...
Bir Alman hukukçu, Erdoğan’ı eleştiriyor:
“Geciktirici değil gerçek adımlar...”
Aydar: Erdoğan psikolojik bariyerleri abartıyor
Oslo süreci sırasında İmralı ve Kandil’i temsil eden Zübeyir Aydar’la sohbet ediyoruz kuliste.
Şöyle diyor bir ara:
“Zaman lehimize mi, aleyhimize mi işliyor?”
Tayyip Erdoğan’ı eleştiriyor:
“Kendi sözüne sahip çıkmıyor.”
Öcalan’dan farklı olarak Erdoğan’ın meseleyi fazla uzun zamana yaydığını söylüyor Zübeyir Aydar. Psikolojik bariyerleri ya daTürk kamuoyunun psikolojik idaresi olayını Erdoğan’ın abarttığı kanısında.
Aydar’a göre, Erdoğan kendi sözlerine sahip çıksa, Türkiye çözüm sürecinde bugün çok daha iyi bir noktada olmuş olurdu.
Ekliyor:
“Hiç rahat değiliz.”
Zübeyir Aydar, silah değil siyaset derken iki noktaya daha değiniyor.
BİR: Öcalan’ın İmralı’daki koşullarının çok daha iyileştirilmesi, dışarıyla diyalog kanallarının genişletilmesi, çeşitlendirilmesi...
İKİ: Kürtler için özgür siyaset kanallarının yasal düzenlemelerle açılması, özellikle seçim barajının mutlaka düşürülmesi...
İmralı koşulları için MİT ve Erdoğan aynı frekansta değil mi?
Dikkat ediyorum.
Öcalan ve İmralı koşulları konferans kulisindeki sohbetlerde çok sık geçiyor.
Ne demek bu koşullar?
Öcalan’ın televizyon kanalları ve gazete meselesinin artık çözüldüğü biliniyor.
İmralı’ya getirilmiş beş PKK’li hükümlüyle günün belirli zamanlarında sohbet imkânı da var.
Yine Başbakan Erdoğan’ın onayıyla, hücresinin de ‘iki buçuk oda’ya dönüştürüldüğü söyleniyor.
Anlaşılan o ki, yakında İmralı’yı gazeteci heyeti de, Âkil İnsanlar heyeti de ziyaret edebilecek. Böylece Öcalan, kendi sesini başkaları aracılığıyla da duyurabilecek.
Bu arada Öcalan’ın İmralı’da açık havada, serbestçe dolaşmak istediği, dışarıyla daha çok ve sistemli görüşmeyi arzu ettiği ve İmralı’ya her gün daha sık görüşebileceği daha çok sayıda ‘mahkûm’ getirilmesini de talep ettiği kulağıma çalındı.
Güvenilir bir kaynak ekledi:
“Ama galiba MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın sıcak baktığı bu konulara Tayyip Erdoğan şimdilik taş koyuyormuş...”
Olabilir.
Nereden nereye?
Nereden nereye geldik.
Madem Ankara, devlet bugün artık İmralı’yı muhatap almış durumda, Erdoğan’la Öcalan MİT aracılığıyla dolaylı da olsa görüşebiliyor, o zaman Öcalan’ın isteklerinin zaman içinde daha çok yerine getirileceği söylenebilir.
Nereden nereye derken hatırladım.
Brüksel’de arabasıyla beni bir akşam vakti otele getiren Erzurumlu genç Kürt şöyle dedi:
“Televizyonda Tayyip Erdoğan’la Şivan Perwer’i aynı sahnede görünce çok duygulandım. Nereden nereye geldik dedim. Ben 1998 yılında İzmir’de, 9 Eylül Üniversitesi’nde okurken, bir aramada üstümde Şivan Perwer kasetibulunduğu için hapis yatmıştım. Şartlı tahliyeyle çıkınca da kapağı hemen Avrupa’ya atmıştım. İşte böyle abi, Şivan’ı Diyarbakır’da Başbakan’la sahnede görünce, evet duygulandım, gözlerim yaşardı.”
Evet, nereden nereye?
Ama daha uzun ince bir yoldayız.
Top da Tayyip Erdoğan’ın sahasında.
İnşallah seçim sonrası daha fazla top çevirmez!
NOT:
Brüksel’de iki gün Kürt Konferansı derken konular birikti.
Barış ve demokrasi konusunda ‘devrimci sabır’ın temsilcisi, büyük lider, devlet adamıMandela’nın ölümü...
Devletten ve iktidardan gazeteci milletinin özgürlüğüne darbe niteliği taşıyan suç duyurusuTaraf gazetesine yönelik...
Anayasa Mahkemesi’nden hukukun üstünlüğü çerçevesine oturan önemli bir karar: Balbay-Haberal kararı...
T24’de Hazal Özvarış’ın, AİHM’nin Şırnak Katliamı kararını didik didik eden haberi ve bu açıdan Erdoğan’ın devletleşmesi konusu...
Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanı ve en yakınlarından birinin, Yalçın Akdoğan’ın, medya ve iktidar bağlamında ele alınabilecek, kendi deyişiyle, Hürriyet’in ‘SİNSİ haberciliği’konusundaki yazısı ve bunun eleştirel yorumu...
Bazen böyle olur, çok yazı birikir yazılması gereken...
Twitter: @HSNCML
Yazarlar
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT15 yıldır değişmeyen zihniyet, karartılan meclis 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024