Hasan CEMAL
Tayyip Erdoğan demiş ki:
“Bizim AB diye bir derdimiz yok!”
Yok tabii.
Demokrasi diye bir derdin yok ki.
Hukuk devleti diye bir derdin yok ki.
Hukukun üstünlüğü diye bir derdin yok ki.
Yargı bağımsızlığı diye bir derdin yok ki.
Güçler ayrılığı diye bir derdin yok ki.
İfade özgürlüğü diye bir derdin yok ki.
Bağımsız medya diye bir derdin yok ki.
Özgür medya diye bir derdin yok ki.
Kadın-erkek eşitliği diye bir derdin yok ki.
Eleştirel düşünce diye bir derdin yok ki.
Laiklik diye bir derdin yok ki.
Din özgürlüğü diye bir derdin yok ki.
İnanç özgürlüğü diye bir derdin yok ki.
Alevilik diye bir derdin yok ki.
Çoğulculuk diye bir derdin yok ki.
Farklı hayat tarzlarına saygı diye bir derdin yok ki.
Böylesine dertleri olmayan bir insanın, nasıl olur da AB diye bir derdi olabilir ki?
Bir telefonla istediğini yaptırmak
Telefonla haber attıran...
Telefonla gazeteci attıran...
Telefonla TV programı sansürleyen...
Telefonla, kendi Adalet Bakanı’nı Yargıtay nezdinde devreye sokup büyük bir işadamı hakkındaki beraat kararını değiştirtmek isteyen...
Telefonla, Danıştay’a hangi adayın başkan olacağını belirleyen...
Telefonla, bir büyük devlet ihalesinin bir işadamından alınıp, ötekine verilmesini sağlayan...
Telefonla, bir gazete sahibini ağlatıncaya kadar azarlayabilen...
Telefonla, havuz medyası kurduran...
Telefonla...
Telefonla...
Telefonla...
Neredeyse sonsuza kadar uzayıp gidebilir bu telefonla diye başlayan satırlar...
Bir telefonla bütün bunları yapabilen bir insanın elbette AB diye bir derdi olmaz.
Bu konuda artık kuşkumuz yok.
Demokrasiyle, hukukla ilgili
değerler senin derdin değil
Aklı başında herkes farkında.
Batı’yı Batı yapan, AB’yi AB yapan bütün bu değerler, demokrasiyle, hukukla, özgürlük ve insan haklarıyla ilgili tüm değerler, biliyoruz, uzunca zamandır senin derdin değil.
Senin gündeminde değil.
Belki hiç değildi.
Belki hiç değişmedin.
Belki, “Demokrasi benim için amaç değil, araçtır” derken gerçeği söylüyordun.
Belki, “Benim referansım İslam’dır” derken tümüyle samimiydin.
Belki, “Ben yalnız özel hayatımda değil, kamu hayatımda da İslam’a uygun yaşamak isterim; devlet ve toplum düzeni de İslami referansıma uygun olmalıdır” demedin açıkça, ama gerçek inancın belki de böyleydi.
Belki, bir zamanlar “Hasan Cemal’in değişmeye hakkı var da benim yok mu?” derken de samimi değildin.
Belki, iç dünyanda değişmek gibi bir niyet taşımıyordun.
Belki, Milli Görüş gömleğini çıkardığını söylerken de gerçeği saklıyordun.
Yolculuğun kolay geçmeyecek!
Belki de sen hiç değişmedin!
Belki de gerçeği söylemekten hep kaçtın.
Belki de takiye yapıyordun.
Ama şimdi kuşkum yok.
Bugün artık doğruyu söylüyorsun.
Senin AB diye bir derdin olmadığını cümle alem biliyor.
Demokrasi ve hukukun üstünlüğü diye, yargı bağımsızlığı ve güçler ayrılığı diye, ifade özgürlüğü diye, bağımsız ve özgür medya diye dertleri olmayan birinin AB diye de bir derdi elbette olmaz.
Yolun açık olsun!
Ama şunu iyi bil.
Bu yolculuğun öyle sandığın gibi kolay geçmeyecek.
Çünkü demokrasi, hukuk ve özgürlük bayrağını sallayanları bundan böyle her adımında karşında bulacaksın.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024