Hasan CEMAL
Terörle mücadele, siyasetle müzakere sloganı iyi de...
Başbakan Erdoğan, ‘terörle mücadelesiyasetle müzakere’ sloganının gereğini bir an önce yapmaya başlamalı; siyasetinin odağına ‘demokratikleşme iradesi’ni yerleştirmeli.
Siyasette slogan üretmek önemli bir konudur. Bir meseleyi hem sarıp sarmalayan, hem hedefi netleştiren, hem de kitleleri aydınlatan sloganlarla yola çıkmak, liderlik açısından bazen yolun yarısı bile olabilir.
Ama bazen de sloganın içi dolmaz, boşlukta kalır. Gereken adımlar atılmadığı için böyle olur.
Bu yüzden sloganın gerçeklerle bağı kopar, hedef kitlenin gözünde pırıltısını, inandırıcılığını yitirir.
Kürt sorununa bakalım.
Erdoğan’ın bir sloganı var:
“Terörle mücadele, siyasetle müzakere!”
İyi güzel.
Slogan olarak hiç de fena değil.
Bu sloganla birlikte, daha doğrusu bu sloganın çerçevesinde, Başbakan Erdoğan her fırsatta özetle diyor ki:
(1) Biz hükümet olarak demokrasinin gereği neyse yaparız.
(2) Demokratikleşme, PKK ile pazarlık ya da bir al-ver konusu değildir.
(3) Ayrıca önce güvenlik, sonra demokratikleşme demiyoruz.
Bunlar yeni değil.
Hükümet kanadından, iktidar sözcülerinden, Tayyip Erdoğan’ın ağzından özellikle son bir yıldır çok sık duyuyoruz.
Son olarak, Irak Bölgesel Kürdistan Yönetimi Başkanı Mesut Barzani’nin ziyareti vesilesiyle de tekrarlandı, hükümetin ‘terörle mücadele, siyasetle müzakere’ sloganı...
Şimdi sormak lazım:
Bu sloganın demokratikleşme ayağı nerede? Son bir yıldır ne yapıldı demokrasi adına?
Sormak lazım:
“İşin odağına sadece güvenlik politikaları yerleştirilmedi, demokratikleşme iradesi terörle mücadeleye kurban edilmedi” diyorsunuz, iyi güzel ama nerede o ‘demokratikleşme iradesi’, ne yapıldı son bir yıldır bu konuda?
Kürtçe seçimlik ders mi?
Kürtçe yer isimleri mi?
Yeni anayasayla ilgili olarak vatandaşlık tanımı, anadilde eğitim gibi konularda hükümetten hiç olmazsa bazı mesajlar mı?
Erdoğan’ın “İnkar ve asimilasyon sona erdi” sözüne yalnızca Kürtçe seçimlik ders, Kürtçe eğitim, Kürtçe yer isimleri pencerelerinden bakarsak, bugüne kadar ne yapıldı söyler misiniz?
Ya Uludere katliamının hesabı?..
Sorular uzatılabilir.
Ama yanıtlar boşlukta...
Ortalık yerde sadece sayıları beş altı binle ifade edilen ve baştan beri demokratik siyaset alanını fena halde daraltmış olan KCK tutuklamaları ve davaları var.
Barzani Ankara’da, İstanbul’da devlet başkanı muamelesi görürken bile, bakıyorum, devlet büyüklerinin ağzından hâlâ ‘Kürt yönetimi, Kürdistan yönetimi’ sözcükleri çıkmıyor, devlet ricali hâlâ Kuzey Irak’la idare ediyor vaziyeti...
Bir başka deyişle:
Meselenin odağında bugün hâlâ sadece güvenlik var, demokratikleşme yok. Hükümetin ve sözcülerinin pek sık dillendirdikleri ‘demokratikleşme iradesi’ lafta kalmaya devam ediyor.
Gerçek bu.
Erdoğan’la Barzani geçen cuma günü yaptıkları açıklamalarda, PKK’nın silah bırakması gerektiğini söylediler.
Barzani, silahın kullanım süresinin dolduğunu, demokratik siyaset döneminin çoktan geldiğini tekrarladı.
Bu çağrılara ben de katılıyorum.
Evet, PKK silah bırakmalı!
Ama Başbakan Erdoğan da, terörle mücadele siyasetle müzakere sloganının gereğini yapmaya başlamalı; siyasetinin odağına ‘demokratikleşme iradesi’ni bir an önce yerleştirmeli.
Yoksa sloganlar çakar almaz eski tüfeklere benzer.
İyi pazarlar!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024