Hasan CEMAL
Eyyy savcılar!
Kadının biri televizyona çıkmış alenen katliam çağrısı yapıyor.
Adamın biri önüne kurşunla dolu kavanozu koyup ölüm tehditleri savuruyor.
Gazeteci geçinen bir başkası "ölüm listeleri"nden dem vuruyor.
Eyyy savcılar!
Nerelerdesiniz?
* * *
Değerli hukukçu dostlarımdan öğrendiğime göre:
1. Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet Savcısını görevi; bir ihbar veya başka bir suretle suçun işlendiği “izlenimini” veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davası açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar, (Ceza Muhakemesi Kanunu Madde 160).
2. Savcı; suç işlendiği izlenimi varsa ve/veya suç işlenmiş olduğunu öğrenir öğrenmez hiç vakit geçirmeden hemen araştırmaya başlamakla görevlidir. Aksi takdirde görevinin gereklerine aykırı hareket etmiş olur ve görevi kötüye kullanma suçu işlemiş olur (TCK 257 altı aydan iki yıla hapis). Eğer savcı görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstermek suretiyle kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olursa kamu görevlisi olarak üç aydan bir yıla kadar hapis cezası vardır (TCK 257/2).
3. Cumhuriyet Savcısı maddi gerçeğin araştırılması, örneğin suç fiilinin ne olduğu ne zaman işlendiği, kim tarafından suç işlendiği hakkında hemen araştırma yapılması için kolluk görevlilerini görevlendirir. Telefonla bile “araştırma emri” verebilir. Adli kolluk görevlilerini harekete geçirmek zorundadır. Şüpheli kişinin hem lehine ve hem aleyhine olan delilleri toplamalı ve muhafaza altına almalıdır. Adil yargılanma hakkının sağlanması için bu görevleri yerine getirmek zorunda olan Cumhuriyet Savcısıdır (Ceza Muhakemesi Kanunu 160/2)
4. Cumhuriyet savcısı doğrudan doğruya, bizzat veya emrindeki kolluk görevlileri aracılığıyla gerek gördüğü her türlü araştırmayı yapar. Bütün kamu görevlilerinden “her türlü bilgiyi” isteyebilir. Suç görev yaptığı mahkeme yargı çevresi dışında başka yerde işlenmiş ve şüpheli başka savcılık yetki alanı içinde olsa bile yaptığı araştırma bakımından “o yer Cumhuriyet Savcısından” söz konusu işlemi yapmasını talep edebilir (CMK Madde 161).
5. Savcıdan talimat alan adli kolluk görevlileri kişiyi derhal yakalamakla görevlidir. Yakalanan kişinin yakalanıp yakalanmadığını, uyguladıkları tedbirleri, el koydukları delilleri emrinde çalıştıkları Cumhuriyet Savcısına derhal bildirmek zorundadır. Kolluk görevlileri Cumhuriyet Savcısının adliyeye ilişkin “bütün emirlerini” gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlüdür (CMK Madde 161/2).
6. Cumhuriyet savcısı, adlî kolluk görevlilerine emirleri yazılı; acele hâllerde, sözlü olarak verir. Sözlü emir, en kısa sürede yazılı olarak da bildirilir. Diğer kamu görevlileri de yürütülmekte olan soruşturma kapsamında ihtiyaç duyulan bilgi ve belgeleri, talep eden Cumhuriyet savcısına vakit geçirmeksizin temin etmekle yükümlüdür.
7. Kanun tarafından kendilerine verilen veya kanun dairesinde kendilerinden istenen adliye ile ilgili görev veya işlerde kötüye kullanma veya ihmalleri görülen kamu görevlileri ile Cumhuriyet savcılarının sözlü veya yazılı istem ve emirlerini yapmakta kötüye kullanma veya ihmalleri görülen kolluk âmir ve memurları hakkında Cumhuriyet savcılarınca doğrudan doğruya soruşturma yapılır.
8. Suçüstü hâlinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, Cumhuriyet savcısına erişilemiyorsa veya olay genişliği itibarıyla Cumhuriyet savcısının iş gücünü aşıyorsa, sulh ceza hâkimi de savcının yapabileceği bütün soruşturma işlemlerini yapabilir. Kolluk âmir ve memurları, sulh ceza hâkimi tarafından emredilen tedbirleri alır ve araştırmaları yerine getirirler.
9. Adlî kolluk kendi kanunlarında tarif edilen Emniyet Teşkilatı, Jandarma, Gümrük, Sahil Güvenlik Komutanlığı mensuplarındandır. Kendi kanunlarında belirtilen soruşturma işlemlerini yapan güvenlik görevlileridir. Soruşturma işlemleri, Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları doğrultusunda öncelikle adlî kolluğa yaptırılır. Adlî kolluk görevlileri, Cumhuriyet savcısının adlî görevlere ilişkin emirlerini yerine getirir. Gerektiğinde veya Cumhuriyet savcısının talebi halinde, diğer kolluk birimleri de adlî kolluk görevini yerine getirmekle yükümlüdür.
10. Her soruşturma işlemi tutanağa bağlanır. Tutanak, adlî kolluk görevlisi, Cumhuriyet savcısı veya sulh ceza hâkimi ile hazır bulunan zabıt kâtibi tarafından imza edilir. Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir. Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır.
11. İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür. İddianamenin sonuç kısmında, işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin istendiği; suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili tüzel kişi hakkında uygulanabilecek olan güvenlik tedbiri açıkça belirtilir.
12. Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir.
13. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.
* * *
Eyyy savcılar!
Nerelerdesiniz?
Kadının biri televizyona çıkmış alenen katliam çağrısı yapıyor.
Evet, nerelerdesiniz?
Adamın biri önüne kurşunla dolu kavanozu koyup ölümle tehditleri savuruyor.
Gazeteci geçinen bir başkası "ölüm listeleri"nden dem vuruyor.
Gazeteci milleti, yazarlar, siyasetçiler, muhalifler “kaşının üzerinde gözün var” dercesine yazılan iddianamelerle dört duvar arasında, mahkeme kapılarında süründürülürken içimden size seslenmek geldi.
Eyy savcılar!
Evet, nerelerdesiniz?
Desen: Selçuk Demirel
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2025
3.03.2025
28.02.2025
20.02.2025
13.02.2025
28.11.2024
12.11.2024
24.10.2024
27.08.2024
20.04.2024