Hasan GÜRKAN
Sis bürümüş bir mekandayım. esmer ince boynunu geniş yakalı kazağın kuşatmış. ileride, uzakta belli belirsiz bir ışık huzmesi, Piaf’ın sesi. belki de beni arıyor. heyecanlanıyorum. unuttu sanıyordum, beni terk etti, artık hiç geri dönmeyecek diyordum. ama orda, işte tam şurda.
görmüyorum, ama hissediyorum. arkamdan bir tutuverecekmiş gibi korkulu bir telaşla sese doğru koşuyorum.ben yaklaştıkça ışık uzaklaşıyor,ses sönüyor.
güneşli bir Ankara pazarıydı.Kuğulu Parkta bir banka oturmuştuk.omzu anlatılmaz bir iç ferahlığıyla gülümsüyordu.çakımı çıkarttım,bir piaf nağmesi oydum banka.ellerim kanadı.koyu kırmızı tuzlu kan.sonra bir ok sapladım nağmeye.ucuna da üç damla kan.esmer tenini öptüm.sesin,genizden gelen boğuk sesin hiç anlamadığım,bilmediğim bir yabancı dilde kaçışlar – mesafeler – ulaşılmaz uzaklıklar kat ediyor.
sen Piaf’ın sesine inanmıyorsun.hiç Piaf sesine vurulmuş bir adam sevmemişsin ki.kitabımdan Paris sonbaharı gibi hüzünlü bir Piaf çıkartıp sana üç asi kelime ezberlettiriyorum.rien: asla/pişman/değilim. esmer boynun sokulgan bir gümüş oluyor. şaşkın, naif gözlerini bakışlarıma değiriyorsun .mavi küpelerin ezberimdeydi.Piaf’ın sesi geri gelecek.adım gibi eminim,mutlaka geri dönecek.
onu çok özledim.Kopenhag’ın uzak,soğuk sürgününde düşlerimi ısıtan bu şehir gibi özledim-.sis koyulaştı,senin yüzünü yuttu.kızıla boyanmış zeytin karası saçlarını.yüzüne ulaşamazsam Piaf’ı kaybederim,her şeyi kaybederim.yüreğim telaşlı.panik içindeyim.sesine yani Piaf’ın sesine koşarken ayağım bir şeye takıldı,yere kapaklandım.sana yollamak istediğim sarı gül ezilmiş çamurlara batmıştı.mendilimi çıkardım,yüzünü sildim gülün. “üzülme “ diye fısıldadı, “alışığım ben,geçer “ tek tek bütün yaralı yapraklarını okşadım.avucumda ısıttım…
avucumdaki sıcaklığın sana kırgındı. ona gri tereddütler bulaştırmıştın.iki kişilik masada senin tabağına yeni açmış taze bir sarı gül koydular,esmer koynuna yumuşacık bir gül.masaya hiç oturmadık.orkestranın önünde kollarını boynuma doladın.kokun sisi dağıttı.el ele tutuşup yokuş aşağı göle doğru koşmaya başladık.
tepemizde yıldızlarla neşelenmiş bir yaz gecesi. sırtına bir şey alsaydın. üşürsen diye içim titrer.terli bacakların,güzelim bacakların elbisenin eteklerini savuruyor.şu an sesin yıllarca sevgiye dinlenmiş şarap tadında.uzun süre damağımda kalıyorkan kırmızı sesi Piaf’ın,senin keten elbisenin içinde çırılçıplak.Eden olmayan bir roman gölüydü.içi Parisli ayartıcı kokularla dolu.kulağının ardından,memelerinden,koltukaltlarından bana doğru esiyor.göl kenarında ıslak kumlara uzandık,yıldızlar elle tutulacak gibi.esmer memelerinin esmer uçları üzerine hüzne küskün iki yaprak koyduğumda çıplaklığın ürperiyor.nefes kesen sulara bırakıyorsun gövdeni.göl şefkatli bir arzu serinliğini terlemiş kasıklarına taşıyor.kasıkların Eden tadında.ellerini sahilde yanımda unutmuştun.ellerin tıraşlı yüzüme sevişmenin şiirini okşadılar.gölün sularına kavuşmak,yüzümdeki şiiri karanlık sulara gömmek istiyorum.papyonlu garson şaşkın yüzüme bakıyor. “ ama bayım, sevda şiirleri her kes içindir, yapmamalısınız. “ yüzüm kızarıyor.
sis bürümüş bir mekandayım. göz gözü görmüyor.boynunu kuşatmış geniş yakalı kazağınla,hayır çıplak gövdene yapışmış keten elbisenle, Eden gölünde yıkanmış mıydık,hatırlamıyorum.ama Martin Eden okyanusun derinliklerine doğru kulaç atarken,Piaf bana aşkı öğretiyordu.salonda yerde duran radyoda hangi kanalı çevirsek genizden boğuk ama insanın içine işleyen bir Piaf geliyor yanımıza.radyoda bütün şarkıları Piaf söylüyor.esmer boynunu kuşatan geniş yakalı kazağın şarkısını.duymuyorsun.duymak seni korkutuyor.
.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.08.2022
9.08.2022
8.08.2022
11.07.2022
3.04.2022
19.03.2022
7.03.2022
31.01.2022
1.11.2021
4.10.2021