Hilâl KAPLAN
Sanırım Today's Zaman'dan Radikal'e kadar pek çok gazetedeki köşe yazısında 'İstanbul'u Ak Parti'den alıp, iktidarı nasıl deviririz?' niyetleri açık seçik ilan edildiğinden, bu yerel seçimlerin neden genel seçim havasında geçeceğini uzunca açıklamaya gerek yok. Gelin, partilerin nerde durduklarına bakalım:
Ak Parti: 'Muktedir hizmetkâr'
Belediye hizmetleri, Millî Görüş döneminden itibaren Ak Parti çizgisinin kendisini en güçlü hissettiği sahalardan birisini oluşturuyor. Ak Parti'ye oy verin veya vermeyin, 11 yıl içerisinde duble yollardan yenilenen otoyollara, yapılan hastanelerden havaalanlarına kadar nereye baksanız bir 'Ak Parti izi' görmek mümkün.
Son 11 yıl içerisinde mağdurdan muktedirliğe daha çok yaklaşıldığından, Ak Parti'nin seçimlerde 'muktedir hizmetkâr' imajını daha çok yansıtacağını düşünüyorum. Örneğin Başbakan, yerel seçim mitingi havasında geçen Van'daki konuşmalarında, ailesinin yaşadığı başörtüsü mağduriyetlerinden bahsetti ama bu mağduriyeti büyük oranda ortadan kaldıran iktidarın da kendileri olduğuna vurgu yaptı.
Yine Van'daki konuşmayı temel alırsak, Başbakan'ın muhalefet liderlerini direkt hedef almaktansa, onların duruşlarında boşlukları gözüne kestireceğini söyleyebiliriz. Zira baktığınızda, üç parti de yerel seçim çalışmalarına Ak Parti kadar hazırlıklı görünmüyor ve proje eksenli hareket etmiyor. 29 Ekim günü Marmaray'ın açılışının yapılacak olması, Ak Parti'nin projeleriyle konuşmak istediğini kanıtlar nitelikte...
CHP: 'Bana proje adamını değil, projeni söyle'
Sanırım Mustafa Sarıgül meselesi nihayet sonuca doğru gidiyor. Çünkü Sarıgül, sonunda medyaya konuştu. Bu bir nevi seçim çalışmalarına başladığını gösteriyor. 29 Ekim'de yapacağı söylenen başvuru tarihi ihtimalini de güçlendiriyor.
Yalnız bu kadar konuşulan bir isim olmasına rağmen, Sarıgül siyasî duruşu hakkında ser verip, sır vermiyor; aşırı temkinli davranıyor. 'Sosyal demokratım' deyip, cumhuriyet, demokrasi, özgürlük gibi 'boş gösteren'leri savurmak bir duruş ifade etmiyor. Yerel seçimlere girerken buna ne gerek var?' diyebilirsiniz ama ben tam da bu 'kaçak güreşen' tavrın, Sarıgül'ün oluşturmaya çalıştığı 'samimi halkın adamı' portresine zarar verip, onu 'oportunist herkesin adamı' seviyesine indirebileceği kanaatindeyim.
Bir de bugüne kadar projeleriyle değil, yaptığı halk ziyaretleri ve CHP'ye üye olup olmayacağıyla konuşulan Sarıgül'ün hangi projeleri sunacağı hâlâ belli değil. Gezi krizinden beri yeşil politikası eleştiriye tabi tutulan Ak Parti'nin karşısına, belediye başkanlığı sırasında Şişli'yi gökdelenlerle dolduran Sarıgül'ün nasıl bir alternatif olarak çıkacağı da merak konusu doğrusu...
CHP deyip Sarıgül'le söze başlamamız tesadüf değil. Zira bu tartışma tüm CHP gündemini öyle bir yuttu ki, ana muhalefetin yerel seçimlere dair nasıl bir yol izleyeceği belirsizliğini koruyor. Hal böyle olunca da CHP'nin mevcut durumda 'üç projesi' öne çıkıyor: 'Üçüncü köprüyü yaptırmayız, üçüncü havaalanı istemeyiz, Kanal İstanbul'a karşıyız...'
MHP için özeleştiri vakti
İster yerel ister genel seçim olsun, MHP'nin tek bir stratejisi var: Öcalan, ihanet, bölünüyoruz, vb. Halka temelsiz korkulardan ve nefret dolu bir üsluptan başka bir şey sunmayan ikinci büyük muhalefet partisi, sadece oy değil, ikna ediciliğini de kaybediyor. Elinde Bahçeli'nin memleketi Osmaniye'den başka büyük belediye olmaması da bunun bir göstergesi.
MHP, eskiden 'kale'si saydığı Yozgat ve benzeri şehirleri neden Ak Parti'nin yönettiğine bakıp şunu görmek zorunda: Halkın büyük çoğunluğu ne Ak Parti'yi ne de çözüm sürecini ihanet olarak görüyor. İç Anadolu 'âkil insan' ziyaretleri sırasında, Bahçeli mütemadiyen her gün bizleri 'akıl fukarası hainler' olmakla suçlarken, halk olan biteni kendi milliyetçilik yorumu üzerinden benimsiyordu. Evet, tepkisel gruplar elbette vardı. Ancak onlara bakıp, halkı anladığını sananlar yanılıyordu. Nitekim Oslo sürecinden beri çözüm için uğraşan Ak Parti'nin yükselen oy trendi de bunun kanıtı. MHP seçimi ciddiye alıp, güçlü isimler ve projeler sunmak zorunda. Aksi takdirde 'yarış dışı' muamele görmesi işten bile değil.
BDP-HDP: 'Türk solu' ne kadar Türkiyeli?
Öcalan, uzunca bir süredir sol-liberal kanadı içine alacak bir 'çatı partisi' arayışı içindeydi. 2011 seçimleri sırasında kurulan Emek, Barış ve Özgürlük Bloku'nun ardından, şimdi de seçimlere 'Batı'da HDP, Doğu'da BDP' ile girme stratejisi bu arayışın neticesidir. Ancak bu sanıldığı gibi BDP'yi daha Türkiyeli bir parti yapmayacak. Zira BDP tabanı, her halükârda HDP'den daha Türkiyeli'dir.
Kürkçü ve Önder gibi isimlerin, oy oranı %0-2 bandında seyreden Türk solundan gelen partiler tarafından aday gösterilmesi durumunda seçilemeyeceği gün gibi ortadayken, BDP'nin kendisini siyaseten küçülten bir oluşuma imza atmasını anlamak güç. BDP'nin seçimlerde bölgede başarı kazanacağı öngörüsüne katılmakla birlikte bölge dışında yarışacak HDP ancak sonuçlara 'etki eden' bir faktör olacağa benziyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019