Hilâl KAPLAN
Ak Parti, 2011'den beri reformist özelliğini kaybetmiş. Öyle buyuruyorlar. Kimler mi? Erdoğan karşıtı cephede mevzilenen tüm STK'lar, medya kuruluşları ve 'camia'lar... Bakalım, gerçekten öyle mi?
2011'den beri:
Tek parti rejiminin mallarını gasp ettiği azınlıklara, geçen senenin rakamlarına göre 2,5 milyar dolarlık gayri menkul iade edidi. Davalar sonuçlandıkça geri kalan malların da peyder pey verileceği ilan edildi.
Örneğin geçtiğimiz günlerde, süreç başladığından bu yana en büyük mülk iadesi gerçekleşti. Yedikule Surp Pırgiç Hastanesi Vakfı'na ait, hastane binasının karşısında yer alan 42.259 metrekarelik arazi, Vakıflar Genel Meclisi kararının ardından, vakıf adına tapuya tescil edildi.
Ayrıca yine geçtiğimiz sene, 'Süryaniler'in Kudüs'ü' diye anılacak kadar sembolik kıymeti yüksek Mor Gabriel Manastırı arazisi iade edildi.
Bu tarihî ayıplar, 'Memleketi peşkeş çekiyorlar' ile 'Agop'un mallarını mı savunacağız?' arasında kalmış rezil bir muhalafete rağmen, Müslüman temsili yüksek bir parti tarafından telafi edildi, ediliyor.
Başka ne oldu?
Kadınlara başörtülerinden ötürü uygulanan ayrımcılık büyük ölçüde sona erdi. Başörtülü kadınlar, şimdiye kadar kabul edilmemesi utanç verici olan okuldaki, meclisteki ve kamudaki yerlerini aldılar.
Okullarda seçmeli Kur'an ve siyer dersleri okutulmaya başlandı.
Kur'an öğrenimine darbecilerin koyduğu yaş sınırları kaldırıldı.
Bu tarihî ayıplar, özür dileyeceği yere, başörtülü kızların çiçekli başörtüsünü diline dolayan ve 'Artık özgürsün, öyleyse şu meselede yanımızda durun' şeklinde baş öğretmencilik oynayan rezil bir muhalefete rağmen, BDP ve MHP'nin şerh düşen desteğiyle yapıldı.
Ve başörtüsünün özgürleşmesinden Kur'an eğitiminin önünün açılmasına kadar tüm bu reformlar, Fethullah Gülen gibi dinî lider olduğu söylenen birisine 'füruat' gelmiş olacak ki, kendisi Wall Street Journal ve BBC'ye verdiği mülakatlarda 'Reform süreci durdu' propagandası yapabildi.
Başka neler oldu?
Anadilde savunma hakkı tanındı.
Özel okullarda anadilde eğitim hakkı tanındı.
'Yasaklı harfler' özgürleştirildi.
Yer isimlerinin iadesinin önündeki engeller kaldırıldı.
Siyasî partilere devlet yardımının kapsamı genişletildi.
Ayrıca Şırnak Havaalanı'na Şerafettin Elçi'nin adının verilmesinden, 'Kürdistan' isminin Başbakan tarafından telaffuz edilmesine kadar pek çok sembolik adım atıldı.
Bu tarihî ayıplar, ya 'Anadilde savunma ülkeyi böler' argümanlarına sarılan, ya da her ağzını açtığında ihanetten dem vuran rezil bir muhalefete rağmen telafi edildi, ediliyor.
Daha önemlisi barış görüşmeleri 'resmen' başladı.
Öcalan'ın siyasî bir aktör olarak karşılığı teslim edildi. BDP'li vekillerden oluşan heyetlerin düzenli ziyaretlerinin önü açıldı.
15 yıl sonra, ilk defa, Öcalan'ın fotoğrafları yayınlandı. Aslında kısaca, diğer mahkûmlara tanınan haklar tanınmaya başlandı.
Daha önemlisi, Kürt meselesi normalleşmeye, halk nezdinde konuşulmaya, kurulan barış masası meşrulaşmaya başladı.
Habur'daki fırsatı ıskalamaya sebep olan medya, herhalde çok baskı altında olduğu için, ilk defa barışa açıktan karşı çıkamadı.
Bu sefer de yıllardır barışı savunduğu intibaını verenler yola taş döşemeye, reformları küçümsemeyi hobi haline getirmeye, hatta onları Erdoğan'ın diktatörlüğüne delil getirmeye başladı.
Çözüm süreci öncesinde 'Erdoğan, başkan olmak istediği için Kürtlerle savaşıyor. Kafasındaki çözüm daha fazla ölüm, daha fazla hapis. Bilin ki savaş ortamında demokrasiden bahsedilemez' diyenler,
Süreç başladıktan sonra 'Erdoğan, başkan olmak istediği için Kürtlerle barışıyor. Kafasındaki çözüm barış falan değil, kendi iktidarını güçlendirmek, otoriterleşmek. Bilin ki demokrasi gelmeden barış olmaz' frekansına bağlandılar.
Listeyi uzatsak AYM'ye bireysel başvuru hakkından TSK İç Hizmet Kanunun 35. Maddenin kaldırılmasına kadar sayılması gereken başka başlıklar da mevcut. Ama ne hacet?
Utanmadıktan sonra dilediğini söyle, dilediğini yap...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019