Hilâl KAPLAN
Seçim sonuçları belli olduğundan beri en yapıcı mesajları veren iki isim kuşkusuz Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu. Cumhurbaşkanı, ilk gece herkesi sağduyulu ve sorumlu davranmaya çağırırken, Başbakan da 'yeni bir sayfa açmaya' çağırıyordu.
Fakat MHP lideri, daha seçim gecesi koalisyona kapalı olduklarını, 'anamuhalefete hazır olduklarını' beyan etmişti. Sonradan önşartlar öne sürüp dilini yumuşatsa da sonuç pek değişmedi. HDP lideri malum 'asmayacağız da yargılayacağız' diye kendince tehdit etmişti. CHP lideri ise önce sıcak mesajlar verdi ama sonradan dış politikadan ekonomiye kadar her şeyi kontrol edecekleri, %25 ile, %41'in oyuna hükmedecekleri bir çerçeve çizdi.
Aslına bakarsanız günün sonunda tüm bu tartışmaların altında yatan, üç partinin de üzerinde ortaklaştığı tek nokta var: Cumhurbaşkanı anayasal sınırlarına çekilsin.
İlk bakışta kulağa çok hoş, gayet uygun bir teklifmiş gibi geliyor, değil mi? Akla ilk 'Bunda ne var ki, anayasaya uymaya çağırıyorlar?' demek geliyor. Ancak bahsedilen anayasal sınırlar içinde, Cumhurbaşkanı'nın TBMM'yi istediği zaman toplama, Bakanlar Kurulu'nu istediği zaman toplama, yasa onaylamama veya yayınlatmama, Anayasa Mahkemesi'ne üye atama, bakan atama ve görevden alma, ülkeyi seçimlere götürme gibi geniş yetkileri olduğu düşünülünce, teklif edilenin anayasal sınırlara değil, muhalefet partilerinin arzusuna uyup Erdoğan'ı silikleştirmek/ pasifleştirmek/ izole etmek olduğu anlaşılıyor.
Muhalefet, âdeta ülkenin 10 Ağustos 2014 seçimleri yapılmamış gibi davranmasını istiyor. Halktan oy aldıkları için Cumhurbaşkanı'ndan saygı bekleyenler, halktan %52 oy almış Cumhurbaşkanı davet etmesine rağmen görüşmeye dahi gitmeyeceklerini açıklıyorlar. %52'nin onayını, verdiği meşruiyeti ayaklar altına alıyorlar.
Cumhurbaşkanı, her fırsatta 'egoları kenara bırakıp, ülkeyi hükümetsiz bırakmayın' diye çağrı yapıyor ama nafile. Muhalefetin Cumhurbaşkanı'na da, Erdoğan'ın şahsının değil, o makamın temsil edildiği Beştepe'ye de saygısızlığı bitmek bilmiyor.
Bu, Kılıçdaroğlu'nun '%60'lık blok ülkeyi yönetir' dediği, CHPMHP- HDP'nin Ak Parti'ye yaptığı, 'Erdoğan'ı yalnızlaştır, öyle gel' çağrısıdır. Bu, sadece Bahçeli'nin değil, sadece CHP ve MHP'nin değil, İsrail'in de ABD'nin de, İngiltere'nin de, New York Times'ın da, Guardian'ın da, Economist'in de, Washington Post'un da, Pensilvanya'nın da, Kandil'in de katıldığı ve yaptığı bir çağrıdır.
Kod adı 'koalisyon, restorasyon, büyük uzlaşma' veya her neyse, sonu Erdoğan'ı kurban etmeye çıkacaksa, Ak Parti de kendisinin yarısı kadar oy alan particiklerden birisi haline gelmeyi kabullenmiş, mezkûr vesayete boyun eğmiş demektir. Vebalini de sadece halk değil, önce Ak Parti öder.
Aynı Kurtuluş Tayiz'in dünkü yazısında dediği gibi: "[Dünya] Türkiye'de vesayet sınırlarının dışına taşan yeni bir siyasi merkezin oluşmasına elbette sessiz kalamazdı ki, kalmadılar da (...) Beştepe, AK Parti'nin siyasi tarihinin en önemli başarılarından biridir; bu başarı, Türkiye'yi yeniden bir aktör olarak tarih sahnesine çıkarmıştır. Beştepe, AK Parti'yi milletin gerçek temsilcisi, iradesi konumuna yükseltmiştir. AK Parti, makas değiştirirse Erdoğan'ı değil, kendisini Çankaya'ya hapsetmiş olur. AK Parti, Çankaya'ya razı olursa belki bir süre iktidarını korur ama uzun sürecek yeni bir vesayet esaretine kapı aralar."
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019