Hilâl KAPLAN
O'nun adını bilmiyoruz, hep baş harflerinden bildik. O, haklı olarak "Benim utanacağım bir şey yok" dese de daha fazla incinmesine müsaade etmemek için yine baş harflerinden bilmeye devam edelim.
N.Ç., Mardin'deki bir fuhuş çetesinin eline düştüğünde 12 yaşındaydı. Tam 28 kişi ırzına geçti... Bu tecavüz suçlularının içinde, bizim verdiğimiz vergilerle geçinen memur da var; asker de, köy korucusu da var muhtar da...
N.Ç., başına gelenler yüzünden 2 Ocak 2003'te Mardin Emniyet Müdürlüğü'ne şikâyette bulundu. Şimdi N.Ç.'nin "sığındığı devlet"in ona neler yaptığını okuyacaksınız:
Davanın sanığı olan 33 kişi tutuklandı. Ancak dört ay sonra hepsi tahliye edildi. Ekim 2010'daki 35. (!) duruşmada 28 sanığa cinsel istismar suçundan bir yıl sekiz ay ile beş yıl arasında değişen cezalar verildi. Mahkemenin eski TCK'ya riayet ederek cezaları alt sınırdan vermesi yüzünden sanıklara en çok beş yıl hapis cezası verildi. Üstelik mahkeme, alıkoymak suçunu "zaman aşımı"ndan düşürdü. (Dava neden bu kadar uzun sürdü, anlamışsınızdır...) Yetmedi 12 yaşındaki çocuğun başına gelenlere 'rıza gösterdiği' (!) iddia edilerek ceza indirimine gidildi.
Adli Tıp Kurumu'nun davadaki rolünü de es geçmeyelim. Önce N.Ç.'ye "ruh sağlığı bozulmamıştır" raporu verildi. Ardından İstanbul Adli Tıp Kurumu 4.İhtisas Kurulu, N.Ç.'nin "kendisine yapılan ahlâkî kötülüğün farkında olduğu"na hükmetti. Yargıtay 4. Daire Başkanlığı da bu pası gole çevirerek temyizdeki dosyayı karara bağladı ve onadı...
N.Ç. tam sekiz yıl süren bu dava sürecinde çok hırpalandı. Sanıkların da içinde olduğu mahkeme salonunda "Göster ne yaptılar?" diye soran, anlatamayınca da kendisini azarlayan hakimler gördü. "Çeneni kapalı tut, bir elimiz İstanbul'da" diye kendisine tecavüz etmiş olan ama "arkası sağlam" sanıklarca tehdit edildi. Psikolojik yardım aldı, kendisini evlat edinen insan hakları aktivisti Eren Keskin ve Leman Yurtsever sayesinde hayata tutunmaya çalıştı. "Ablamlar olmasaydı yaram büyür beni yutardı. Ben o yaradan ölecektim" diyen N.Ç.'nin yaşadığı sıkıntıları Eren Keskin şöyle anlatıyor:
"Bu arada tabii çok önemli sağlık sorunları yaşadı. Çok çekti, biz de çektik. Çok sinirliydi, defalarca hayattan vazgeçmeye kalktı. Hakikaten çok uğraştık, bizim için de çok zor oldu. Yıllarca psikiyatriste gitti." (Yeni Aktüel, Kasım 2010)
Devlet denen kurumlar bütünü büyük bir işbirliği içinde tecavüzcüleri korudu ve 13 yaşındaki bir kız çocuğuna kasten sahip çıkmayarak nerdeyse onu "suçlu" ilan etti. Ve bu kötücül kararlar, "Adalet, mülkün temelidir" yazılı salonlarda alındı...
Zaman zaman kanıtların yok edildiğini, ifadesinin değiştirildiğini söyleyen N.Ç. "Ben bir şeyin değişeceğine inanmadığım için bırakalım artık diyorum. Türkiye'de bu duruma gelmiş tek dava bu değil, son da olmayacak, onu da biliyorum" diyor.
İşin en vahim yanı bu davalara bakan hakimleri ve onların kararlarına destek çıkarak onayan Yargıtay üyelerini "mesleği kötüye kullanmak"tan yargılayabilecek bir üst merci olmayışı. Gerçi hukuken bir üst yapı mevcut ama elini taşın altına koymak isteyecek kimsenin çıkmamasına öyle alışığız ki... Umarım Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile Adalet Bakanlığı beni bu hususta mahcup ederler.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019