Hilâl KAPLAN
Hrant Dink'i devlet içindeki güçlerin öldürdüğüne dair kanaatini paylaşan Oral Çalışlar'a, Başbakan Erdoğan'ın "Beni de öldürmek istiyorlar" diyerek mukabele etmesi o kadar anlamlı ki... Zira, bu cinayeti işlediğine inanmak için oldukça fazla sebebin olduğu o malum örgütün amacı sadece Dink gibi vicdanî sese sahip bir Ermeni entelektüeli susturmak değildi. Hrant Dink suikasti, aynı zamanda, 2006'daki Rahip Santoro cinayeti ve Zirve Yayınevi Katliamı'yla başlayıp Danıştay cinayetiyle devam eden sürecin son taşıydı.
Aşağıda Hrant Dink cinayetinin bu halkanın bir parçası olduğuna işaret eden Kafes Eylem Planı'ndan alıntılar okuyacaksınız. Bu alıntılar, 'Ergenekon kafası'nın nasıl işlediğini ve sergilenen oyunu bozmanın yolunun nereden geçtiğini açık biçimde gösteriyor aslında...
"Durum: Rahip Santoro, Malatya Zirve Yayınevi ve Hrant Dink Operasyonları sonrasında, Türkiye'de yaşayan gayrimüslimlerin irticai grupların hedefinde olduğu yönünde kamuoyu oluşmuş, ancak AKP tarafından, karşıt medyanın da desteğiyle, söz konusu olayların Ergenekon tarafından organize edildiği şeklinde yoğun propaganda faaliyetlerinde bulunulmuştur."
Kafes Eylem Planı'nda Hrant Dink suikasti ve öncesinde gerçekleştirilen Rahip Santoro cinayetiyle Zirve Yayınevi Katliamı'ndan "operasyon" olarak bahsedilmesi ve bu üç olayın da birbirleriyle bağlantılı olarak ele alınması bile şüphelenmek için yeterli olsa gerek. Peki, bu üç 'operasyon'dan bahsedenlerin amaçları neydi?
"Hedef: Türkiye'de yaşayan gayrimüslimlerin can ve mal güvenliklerinin sorgulanarak, AKP hükümeti üzerinde iç ve dış toplumun baskısını artırmak, kamuoyunu meşgul etmek ve Ergenekon davası başta olmak üzere gündemi değiştirmektir."
Ve bu hedefe ulaşmak için ifa edilecek 'vazife'lerden bir tanesi:
"Vazife: Etkili propaganda teknikleri ve kitle iletişim araçları kullanılarak, Agos gazetesi aboneleri başta olmak üzere Türkiye'de yaşayan gayrimüslimlerin tehlike altında olduğu, AKP hükümetinin söz konusu kişilere sahip çıkmadığı, dinî ayrımcılık gözettikleri konusunda kamuoyunu bilinçlendirmektir."
Kafes Eylem Planı'nda 'vazife'yi yerine getirirken dikkat edilecek hususlardan bazılarıysa "Temalar" ve "Karşı Temalar" başlığı altında ayrıntısıyla belirtilmiş:
"Temalar: 1. AKP'nin hedefi, devletin tüm sistemlerine İslam hükümlerini egemen kılarak, teokratik bir İslam diktatörlüğü kurmaktır.
2. AKP, İslamiyet haricindeki dinlere mensup tüm vatandaşları baskı altına almaya çalışmaktadır.
3. AKP, hiçbir kuvvet tarafından geri adım atmaya zorlanamayacağı bir duruma ulaştığında, Atatürk ilke ve inkılaplarını ortadan kaldırmayı, laik, demokratik, sosyal hukuk devletini yıkarak, dini esaslara dayalı bir rejim kurma amacını gütmektedir.
Sakınılacak temalar: 1. AKP hükümeti tüm din ve inançlara saygılıdır.
2. Türkiye'de yaşayan tüm gayrimüslimler inanç ve ibadetlerini özgürce yerine getirebilmektedir.
3. Türkiye'de azınlıklar hiçbir ayrımcılığa tabi tutulmaksızın eşit haklara sahip olarak yaşamaktadırlar."
Hrant Dink cinayeti sonrası karanlık odakların morali hayli bozuktu. Çünkü amaca ulaşılamamıştı. "Hepimiz Hrant'ız, Hepimiz Ermeni'yiz" diyen vicdanlı kalabalıklar, o mazlum Ermeni'nin cenazesini omuzlayan yüz binler derin oyunu bozmuştu. [Köşelerinde bir defa Hrant Dink'e reva görülen zulümden bahsetmeyip, Ermenilik sanki etnik bir köken değil de bir din kategorisiymiş gibi "Müslüman 'Hepimiz Ermeniyiz' diyemez" tartışmasını köpürtenler özellikle okusun]:
"Koşullar: 1. Hrant Dink cinayeti sonrasında, geniş bir kitle tarafından, "Hepimiz Ermeni'yiz", "Hepimiz Hrant'ız" şeklindeki sloganlarla Hrant Dink ve Türkiye'de yaşayan Ermenilere sahip çıkılmıştır.
2. AKP tarafından, basın ve yayın organlarında gayrimüslimlere sahip çıktıklarını ifade eden çeşitli haberler yaptırılmıştır."
Ak Parti hükümeti, önce Hrant Dink'i sonra kendisini hedef alan bu cinayette ihmali veya kastı olan tüm devlet görevlilerinin yargının karşısına çıkarılması noktasında vicdanî sebeplerin yanı sıra bu yüzden de cesaretli olmalıdır. "Faili hemen yakaladık" demekle yürütmenin görevi sona eremez. Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun raporunda 'kayırılan' görevliler ne olacak? Ya Ogün Samast'a kahraman muamelesi yapan Jandarma ve Emniyet mensupları cezalandırıldı mı? Ya da AİHM'e Dink'i "Nazi" ilan eden o utanç raporunu yazanlar ne oldu?
Bu minvalde Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik'in "Ortaya çıkan beraat kararı, örgütün varlığının başladığı yeri gösteren bir işarete dönüştü" beyanı oldukça isabetlidir. Toplum, Ak Parti hükümetinden isminin vaad ettiği adaleti beklemektedir. Yargıtay kararı bu ayıbı temizlemeye imkân verirse, Erhan Tuncel'e verilen beraat kararından başlayarak, onun "ağbileri"ne giden yol aydınlatılmalıdır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları






























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019