Hilâl KAPLAN
Yaklaşık 300 yıl süren Rus-Kafkas savaşları sonrasında, 1854-1864 tarihleri arasında devam eden sürgünde Çerkesler, tarihsel anavatanları Kuzey Kafkasya'dan zorla sürüldüler. Bu kanlı süreçte resmî rakamlara göre 500.000, bazı araştırmalara göreyse 1,5 milyon kişi öldürüldü. Önemli bölümü de çetin yol şartları sebebiyle hayatlarını kaybetti. Sürgünden kurtulabilenlerse başta Türkiye olmak üzere Ürdün, Suriye gibi ülkelere ve Balkanlar'a dağıldı. Koca bir halk, kendi vatanlarından, köklerinden haksızca sökülüp atıldı.
2014'te, yani bu büyük zulmün 150. yıldönümünde, Rusya, Çerkeslere yapılan zulmün simgesi sayılan Soçi'de Kış Olimpiyatları düzenliyor. Sistematik katliam kurbanlarının toplu mezarları üzerinde yükselen Olimpik Köy'de, bu acı geçmişin tüm hatıraları silinerek spor müsabakaları düzenleniyor. Kafkasya halklarına yönelik politikasında 150 yıldır milim değişiklik olmayan Rusya'nın PR çalışması yapılıyor. Çerkesler ise haklı olarak kızgın ve üzgün.
'Soykırım mıydı, değil miydi?' gibi teorik tartışmaların, hiçbir şekilde tanınmamış bu büyük acı karşısında 'lüks' kaldığına ve anlamını yitirdiğine inanıyorum. O yüzden bugünkü köşemi, 'Soçi 2014'e hayır!' sloganıyla uluslararası alanda yürütülen eylemin Türkiye ayağındaki önde gelen aktivistlerin görüşlerine ve hislerine bırakıyorum.
Murat Yalçın (İstanbul Çerkes Derneği): Rusya Federasyonu, 2014 Kış Olimpiyatları için Soçi kentini bilerek ve planlayarak seçmiştir.
Olimpiyat Komitesi Yönetmeliği ''İnsanlık suçu işlenmiş, soykırım yapılmış topraklarda barışın ve kardeşliğin simgesi konumundaki olimpiyatlar yapılamaz'' demekte. Rusya, 18. ve 19. Yüzyıl'da, Soçi'yi de içine alacak şekilde Çerkesya olarak bilinen bölgede 1,5 milyona yakın Çerkes'i soykırıma uğratmış ve bir o kadarını da sürgüne tabi tutmuştur. Rusya, soykırım topraklarında olimpiyat düzenlettirerek ''İlerleyen dönemlerde, Çerkeslerin soykırım nedeniyle dillendirecekleri resmi söylem ve isteklerinin önüne geçmeyi'' planlamakta, olimpiyata katılan ülkeleri bu kirli oyuna ortak etmektedir.
Kelemet Çiğdem Türk ('No Sochi 2014' Aktivisti): Bütçesiyle, şimdiye kadar yapılan en pahalı olimpiyat olma özelliğini taşıyan Soçi Kış Olimpiyatları, bize spor dışında başka şeyler anlatıyor.
Olimpiyat ruhundan uzak, bir hafızayı yok etmek üzere kurgulanan etkinlik, Çerkesleri yok saymanın dışında yarattığı çevre tahribatı ve hayvan katliamlarıyla da çok konuşulacak. Putin, olimpiyatlara gölge düşürecek hiçbir şeye müsaade etmiyor! Giderek paranoya halini alan bu durum Kafkasya kökenli insanlardan DNA örnekleri almak, insanları zorla iskan ettirmek, olimpiyat karşıtlığı her türlü protestoya çok sert tepki göstermek şeklinde devam ederken, Soçi'ye giden gazeteci ve sporcuların paylaştığı fotoğraflarla yapılan inşaatların eksikliği, içme sularının kirliliği ve çeşitli aksaklıklar daha şimdiden Putin'in Rusya'sının prestijini sarsmaya başladı.
Kuban Kural (Kafkasya Forumu Aktivisti): Çerkesler arasında ilk muhalefet, 2006 yılında Rusya Soçi'yi 2014 yılında yapılacak Kış Olimpiyatları için aday gösterdiği anda başlamıştı. Çerkes aktivistler, internet ortamında örgütlenerek 'No Sochi 2014 İnisiyatifi'ni kurdu. Aradan geçen 7 yıl boyunca tüm dünyada gerçekleştirdikleri eylemler ile Soçi'nin Çerkesler için ne ifade ettiğini ve dünya için ne ifade etmesi gerektiğini kamuoyuna anlatmaya çalışan 'No Sochi 2014' aktivistleri bu dönemde çeşitli baskı ve tehditlere maruz kalmalarına rağmen mücadelelerinden vazgeçmedi. Ne yazık ki bugün şaşalı bir açılış töreniyle gerçeklerin önünde bir perde olan bu olimpiyatlar, Çerkeslerin mücadeleleri sonuda perde kalktığında tarihteki yerini 'Soykırım Olimpiyatları' olarak alacaktır.
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları


















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019