Hilâl KAPLAN
Suriye'de, baskıcı rejime karşı ilk isyan Mart 2011'de başlamıştı. Muhalif gruplar uzunca bir süre başta ABD olmak üzere Batılı devletlerden destek bekledi. Ancak başta ABD olmak üzere 'Suriye'nin Dostları' grubundaki devletler muhaliflere esaslı bir destek vermedi. Şık salonlarda hoş toplantılar organize etmenin geri kalmış silahlarla Rusya'nın güçlendirdiği Esed ordusuna karşı sahada mücadele edenlere bir faydası yoktu.
Bu şekilde yıllar geçti. Bu süreçte çok şey değişmiş, Esed'le yapılan mücadele sonucu hafif silahlarla ayakta kalmaya çalışan muhalifler muhtelif parçalara bölünmüş, yabancı savaşçı sayısı Esed ordusundayla beraber savaşan İran ve Hizbullah askerleri kadar olmasa da muhalifler tarafında da artış göstermişti.
Kuruluş ismi IŞİD olan katiller ordusu, böyle bir ortamda, ilk isyanın başlangıcından tam iki sene sonra, 2013 Nisan'ında Suriye'de kuruldu.
Türkiye, IŞİD'i terörist listesine aldığında tarihler Ekim 2013'ü gösteriyordu. Bu anlamda Türkiye, örneğin Birleşik Krallık'tan bile altı ay önce IŞİD'in terörist bir grup olduğunu ilan etmişti.
Obama, Ukrayna'yı işgal eden Rusya'ya veya toplu katliamcı Esed'e yönelik güçlü retorik dışında bir varlık gösteremezken, Türkiye, muhalif grupları meşru bir çizgide kalmaya yöneltmeye çalışıyordu. Hatta 'İslâmî Cephe' adı altında, ılımlı grupları biraraya gelmek noktasında teşvik edici ülkelerin başında geldiği de biliniyor.
O cepheden bir savaşçı, geçtiğimiz hafta Guardian'a yaptığı açıklamada durumun vahametini şöyle anlatıyor:
'IŞİD, istese Moğol ordusu gibi akın edebilir ama şu anda iyi davranmaya çalışıyorlar. Daha önce onlarla uğraştık. Onlarla müzakere diye bir şey olamaz. Yine savaşmak zorunda kalacağız.'
Ne var ki aynı makale ve birçok benzeri, IŞİD'in ortaya çıkmasından ötürü birincil sorumlu olarak Türkiye'yi göstermeyi başarıyor. Sebep ise Türkiye'nin ölümden kaçan Suriyeli mülteciler için uyguladığı 'açık kapı' politikasının yabancı savaşçıların da bölgeye girmesine sebep olması.
Batıdaki yabancı savaşçıların ortaya çıkışındaki toplumsal nedenlere bakmak ya da Suriye muhalefetine sırtını dönerek bölgeyi radikal unsurlar için bir cazibe merkezi haline getiren sorumsuz Batı politikalarını değerlendirmeye gerek yok. Suçlumuz hazır: Türkiye!
İddialara ilişkin bakış açımı 'IŞİD'mediğimiz yalan kalmadı' yazımda ifade etmiştim.
Şimdi de Batılı ülkelerin, IŞİD'in ortaya çıkışından ötürü Türkiye'yi günah keçisi ilan ederek başardıklarına bakalım:
İç kamuoylarında, kendi ülkelerinden IŞİD'e katılan savaşçıların ortaya çıkış sebeplerini irdelemeyi erteliyorlar.
Muhaliflere destek vermeyerek oluşan otorite boşluğuna IŞİD'in oturduğu gerçeğinin tartışılmasının, kendi pasif ve tereddütlü politikalarının eleştirilmesinin önünü alıyorlar.
Esed ordusunun ve İran-Hizbullah milislerinin IŞİD'i aratmayan katliamlarını arka plana atıyorlar.
IŞİD'i bahane ederek PKK'yı ağır silahlarla donatıyorlar. Bir yandan Türkiye-IŞİD işbirliği zihinlere kazılıyor, diğer yandan da ABD-Türkiye istihbarat işbirliği tam da bu süreçte Alman dergisi Der Spiegel'e (Hani 'Cehenneme git Erdoğan' başlığını atan dergi) sızdırılıyor.
Ayrıca hem Hizbullah lideri Nasrallah'ın hem de İsrail sağını temsil eden Jerusalem Post gazetesinin Türkiye'nin IŞİD'e fon verdiğine dair iddialarda bulunduğunu göz önünde bulundurursak, IŞİD'in operasyon çekmede âdeta bir İsveç çakısı olduğu anlaşılır.
Sonuçta PKK'yı destekleyen Kürt kamuoyu Ak Parti'ye karşı kışkırtılıyor. Bu hükümetle barış değil, ancak savaş olacağı tezi -içimizdeki savaşkan solcumsuların da katkısıyla- öne çıkartılıyor.
Çözüm sürecine çekilen bu kaçıncı operasyon bilmiyorum ama boşa çıkartılması için çok dikkatli olmak gerekiyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.06.2019
27.05.2019
6.05.2019
1.05.2019
29.04.2019
24.04.2019
16.04.2019
15.04.2019
12.04.2019
8.02.2019