Hüseyin GÜLERCE
Bence Uğur Mumcu cinayetiyle ilgili önemli bir gelişme var. 24 Ocak 1993’te evinin önünde arabasının içinde katledilen Mumcu’nun eşi CHP milletvekili Güldal Mumcu, yazdığı kitapla nihayet “laik kesim”in ezberlerini zorluyor.
En çarpıcı açıklaması “Yeşil”le ilgili. Derin devletin suikastçısı, eli kanlı katili “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım, Mayıs 1996’da, Kurban Bayramı’nda iki küçük çocukla kendisini ziyarete geliyor. Gecikmiş bu açıklama, bir anne olarak Sayın Mumcu’yu anlamamızı gerektirir. Çünkü Yeşil, 3-4 yaşlarında biri kız diğeri erkek iki çocukla ziyaretine geliyor. Mumcu’nun da biri kız, diğeri erkek iki çocuğu var. Kurban Bayramı’nın seçilmesi de manidar. Mesaj çok kuvvetli: “Eşinin öldürülmesi üzerine gitme. Senin de çocukların var…” Ayrıca, Güldal Mumcu, artık faili meçhullerin üzerine gidileceğine inanarak da bildiklerini açıklama cesareti bulmuş olabilir.
Ergenekon ve Balyoz davaları başladığından beri vesayetin güç odakları, laik kesimde, ayrıca Alevi kesimde ve Kürt vatandaşlarımızda kafa karışıklığını hasıl etmeye yönelik büyük bir strateji yürütüyorlar. Vesayetin ipliği pazara çıkmasın diye büyük bir perdeleme, davaları itibarsızlaştırma, sulandırma, bulandırma gayretleri var. Hâlâ olan biteni AK Parti’nin bir siyasi hamlesi olarak görüp gösterme çabası var. Hakikatin ortaya çıkması halinde vesayetin bütün damarlarının kuruyacağını görüyorlar. Atatürk’ün adını kullanan Kemalist-ulusalcı ideolojinin, bir daha belini doğrultamayacağı anlıyorlar. Sırf bu yüzden Güldal Mumcu’nun kitabına karşı da bir görmezden gelme, kayıtsız kalma çabasındalar.
Uğur Mumcu cinayetinin çözülmesi benzer cinayetleri de çözecektir. Niceleri gibi Savcı Doğan Öz, Abdi İpekçi, Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Bahriye Üçok cinayetleri de açıklanacaktır. Çünkü bu ülkede faili meçhul siyasi cinayetler aydınlatılmadan demokratikleşme asla gerçekleşemez. Ergenekon denen kirli, kanlı ve karanlık yapı, en fazla yüzde onluk bir güç kaybıyla yaşamaya devam ediyor. Kendileri için zor bir dönemden geçtiklerini düşünerek en az zararla kurtulmaya bakıyorlar.
Onları asıl bitirecek olan, laik kesimin vicdanını konuşturmasıdır. Çetin Emeç’in eşi vicdanın o sesini fısıldar gibi olmuştu: “Gerisinde kim var bu işlerin hâlâ çözülmedi. Sürekli dinle ilgili tehdit aldığımız için hep ‘İran’ dedik, ‘Dinciler’ dedik. Çünkü ben Atatürkçü, orduyu seven, vatanperver bir kadınım. O yüzden daha devletime hiç kızmadım ben. Başka gerçeklerle yüzleşmek istemedim.” (Bilge Emeç’in, Sanem Altan’a verdiği söyleşi, Vatan, 14 Şubat 2010).
Laik kesimde vicdanlar konuştuğunda, gerçeğin ortaya çıkması kimin işine yararsa yarasın, kim suçlu çıkarsa çıksın kazanan insanımız, ülkemiz ve gelecek nesiller olacaktır. Laik kesimde vicdanlar uyanınca, artık onları darbeler için provoke eden, manipüle eden, harekete geçirenlerin eli böğürlerinde kalacaktır. Faili meçhul cinayetlerin, büyük provokasyonların hepsinde tek bir amaç var: Türkiye’yi kutuplaştırmak. Türkiye’yi Sünni-Alevi, laik-anti laik, Türk-Kürt diye bölmek. Bu fitne, kimin, kimlerin işine yarıyorsa gerçek katiller onların arasındadır. Yargı, sadece tetikçilerden değil, azmettirenlerden de hesap sorabildiği gün düzlüğe çıkabileceğiz…
Uğur Mumcu cinayetinde CHP yönetimine, Devlet Denetleme Kurulu’na, Meclis Araştırma Komisyonu’na ve savcılara görev düşüyor.
Yazarlar
-
Bekir AĞIRDIRGülme ihtiyacı artıyor, gülme cesareti azalıyor: Toplumsal baskılar mizahın kamusal alanı daralttı m 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUSiyasal sorumluluk -1: Kaldırılması 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciYaşanacaklara dair olası senaryolar 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKÜslup sorundan daha derin 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçaySeçimler yaklaşırken AKP’nin üçlü açmazı 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇEREmeklinin gözü Anayasa Mahkemesi’nde 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANAksiyon müfettişliği 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANBabamın hasta yatağında bana son sözleri: Kötü günler geliyor kendini koru 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖcalan’a Özgürlük Komitesi; "Önderliğin Özgürlüğü Olmadan Ortadoğu’da Barış Olmaz"... 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞEşit yurttaşlık, hukuk üretememe, Tanzimat ve AB 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞANKARA NE YAPIYOR? 16.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
9.05.2019
2.05.2019
18.04.2019
11.04.2019
4.02.2019
28.03.2019
14.03.2019
9.02.2019
9.02.2019
1.02.2019