İbrahim Kahveci
Tekstil ve giyim sektörü alarm veriyor…
Ağustos 2022-Ekim 2025 rakamlarına bakıyoruz. Bu rakamlar SGK kayıtlarında yer alıyor, yani kayıtlı veriler. (Kayıtsız verilerin ne olduğunu henüz bilmiyoruz.)
Ağustos 2022’de sektörde çalışan sayısı 1 milyon 246 bin kişi. Ekim 2025’de çalışan sayısı 860 bine düştü.
İstihdam kaybı 385 bin 647 kişi (%31,0).
İstihdam kaybı erkelerde 237 bin 895 kişi ile yüzde 33,6 oranında gerçekleşti. Kadınlardaki istihdam kaybı ise 147 bin 752 kişi ile yüzde 27,4 oranında oldu.
501 bin 720 olan tekstil sektörü çalışanı 151 bin 989 kişi azalarak 349 bin 731 kişiye geriledi; kayıp %30,3.
744 bin 286 olan giyim sektörü çalışanı 233 bin 658 kişi azalarak 510 bin 628 kişiye indi; kayıp %31,4.
İstihdam açısından özet durum bu.
BÜYÜKLER KAPANDI
İşyeri sayısına bakıyoruz: 62 bin 663 olan işyeri sayısı 54 bin 479’a geriliyor. Son üç yılda 8 bin 184 işyeri kapanmış.
Kapanan işyeri ve istihdam ilişkisinde detaya inelim:
Tekstil-giyim sektörünü birlikte ele alalım: Ağustos 2022’de 62 bin 663 işyerinde toplam 1 milyon 246 bin çalışan var. Bu demektir ki 1 işyerinde ortalama 19,9 kişi çalışıyordu.
Şimdi durum şu: 54 bin 479 işyerinde 860 bin 359 çalışan var. Yani 1 işyerinde çalışan sayısı 15,8 kişiye düştü.
Ve sonuç: Kapanan işyeri sayısı 8 bin 184 ve işini kaybeden işçi sayısı 385 bin 647. Eğer bu işçiler kapanan işyerlerinden çıkartıldı ise kapanan her bir işyerinde çalışan sayısı 47,1 kişiydi. Yani tekstil-giyim sektöründe küçük işyerlerinden daha ziyade büyük işyerleri kepenk indirmiş. Özellikle de tekstil sektöründe büyük işyerleri kapanmış ve işçileri işten çıkartmışlar.
ÜCRETLER DE DÜŞTÜ
Ağustos 2022’de ülkemizde özel sektör çalışanlarının ortalama brüt ücreti 10.687 liraydı: Tekstil sektöründe çalışanlar ortalama ücretin %92,8’i olan 9.916 lira alıyordu. Giyim sektöründe çalışanlar ise ortalama ücretin %73,8’i olan 7.883 lira elde ediyordu.
Ekim 2025’de ülkemizde özel sektör çalışanlarının ortalama brüt ücreti 51.460 liraya geldi. Tekstil sektöründe çalışanların ücreti ise 44.989 lira ile ortalama ücretin yüzde 87,4’üne geriledi. Eğer 2022’deki oranda ücret artsaydı tekstil sektöründe ücretler 44.989 lira değil 47.754 lira olacaktı.
Giyim sektöründe ise çalışanların ücreti 32.192 lira ile ortalama ücretin yüzde 62,6’sına indi. Eğer 2022’deki oranda ücret artsaydı giyim sektöründe ücretler 32.192 lira değil 37.977 lira olacaktı.
Tekstil sektöründe emsal ücret kaybı %6,1 olurken giyim sektöründeki emsal ücret kaybı %18,0 düzeyinde gerçekleşmiştir.
Sonuç: İşçi kaybı, büyük işyerlerinin kapanması yanında bir de sektörde ücret kaybı yaşanmaktadır.
İKİ BÜYÜK TEHLİKE
Tekstil-Giyim sektörü ülkemizin sanayileşmesinde kilit rollerden biriydi. Özellikle 80’li yıllarda özel sektör eliyle ihracatçı bir sektör haline geldi.
Hatırlayın 80’leri… En büyük sorunumuz döviz yokluğuydu. Turizm ve tekstil sektörlerimiz de ülkemize döviz kazandıran iki an faaliyet alanımız olmuştu. O günlere gelirken kuru incir, kuru üzüm ile fındık dışında döviz getiren bir dış satımımız yok denecek düzeydeydi.
Buradan başlayan dışa dönük sanayileşme hamlesi otomotiv ve beyaz eşya olmak üzere diğer sektörlere yayıldı. Bu arada şu notu ekleyelim: Ağır sanayide ülkemizin sağlam bir temeli zaten Cumhuriyetin ilanı ile atılmış ve sürekli büyütülüyordu. Lakin bu dışa dönük bir sanayi değildi.
Ve Türkiye GSYH’sının yüzde 30’undan fazlasını sanayiden elde eden ülke konumuna gelmeyi başardı. Bu oranın yüzde 40-45’lere kadar çıkması beklenirken son yıllarda hızla pay kaybederek yüzde 20’lere geriledi.
Zenginleşmeden sanayileşmeyi kaybeden ülke oluyoruz.
İlk büyük tehlike bu.
İkinci büyük tehlike ise demografik yapımız. Ülkemizde nüfus artışı artık durma noktasına geliyor. 15-20 yıla kalmaz nüfusumuz azalmaya bile başlayacak.
Hızla yaşlanıyoruz ama zenginleşmeden. Şu anda bile 17 milyon kişi emekli+dul+yetim maaşı alıyor. Yaşlı ve fakir ülke olma yolunda hızla ilerliyoruz.
Umarım birileri bu büyük temel sorunlarımızın farkına varır. Bugün tekstil-giyim sektörlerinde yaşadığımız bunun bir öncü göstergesi olarak görülmelidir.
Bir hatırlatma: Ülkenin sorunlarını yazmak hainlik değildir. Asıl hainlik sorunları görmemek ve çözüm aramamaktır. Herkese kolaylıklar dilerim.
Yazarlar
-
Ergun AŞÇIİSKENDER’DEN BUGÜNE İRAN’IN DİRENÇ HAFIZASI 10.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDemokrasilerde “Taban İstilası” 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURTürkiye’nin en etkili hava savunma sistemi… 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanBiz Türkiye’yiz, ‘Büyük ülke’ masalı bizde böyle yazılır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKutsal haydut! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBüyük işgal projesi ve İran 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUSavaş ne zaman biter? 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş nasıl ve ne zaman bitecek? 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENİnsanlık Trump’ı durdurmalı 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜçüncü dünya savaşı bu mu acaba? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİNATO’dan çıkmamakla iyi mi etmişiz? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRİyi ki Güney Afrika ve İspanya var… 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİran savaşının gölgesinde siyasal tutarsızlık 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçÜniversitenin-akademinin kamusal bir derdi var mıdır? 6.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.03.2026
4.03.2026
2.03.2026
26.02.2026
23.02.2026
19.02.2026
18.02.2026
16.02.2026
10.02.2026
9.02.2026