İBRAHİM Ö. KABOĞLU
Kısaca, 27 Mayıs affı olarak adlandırılan yasa önerisi görüşmelerinde dile getirdiğim üzere, darbelere, kırılma ve kopuşlara karşın Türkiye hiç hükümetsiz kalmadı. Ne var ki, 15 Temmuz darbe girişimi önlendiği halde, 16 Nisan 2017’de bu kez bir “anayasal darbe” yoluyla hükümet ilga edildi. Kurul veya kurullar yoluyla, yani siyasal karar mekanizmaları işletilerek yönetim yerine, bütün yürütme yetkileri, tek kişide toplandı. Birden çok kişinin ülkeyi birlikte yönetmek yerine yürütme görev ve yetkisini üstlenen kişi bir çok unvanla donatıldı.
Anayasal başlıca unvanlar: Devletin başı, Devlet başkanı, Cumhurbaşkanı, Başkomutan.
Anayasa dışı başlıca unvanlar: parti genel başkanlığı, CBK ile oluşturulan 9 kurular başkanlığı, varlık fonu başkanlığı vd.
Tarihimizde ilk kez, Devlet yönetimine ilişkin yetkiler, kümülatif olarak bir kişide toplandı.
Aynı kişi, kamu tüzelkişiliği şeklinde örgütlenen baroların ve yönetiminin çoklu olmasını istiyor.
Konuyu iki açıdan ele alabiliriz: nedeni (siyasal) ve olabilirliği (anayasal).
NEDEN İSTİYOR?
Tetikleyici neden veya itici güç: Diyanet işleri Başkanı (DİB) konuşmasına Ankara Barosunca bir bildiri ile gösterilen tepki.
Ana neden şöyle özetlenebilir: Tek kişi olarak üstlendiği yürütme görevi ve parti genel başkanlığı, kendisine, Türkiye Cumhuriyeti’ni, Anayasa yerine “talimat”la yönetme yolunu açtı.
Bütünüyle hakim olduğu yürütme dışında, yasamaya da talimat veriyor partisi aracılığıyla. Nitekim, baroların bölünmesi amacıyla yasal düzenleme için talimat verdiğini kendisi ifade etti.
Yargı açısından; yargıç ve savcılar üzerinde sallandırdığı YSK kılıcı dışında, genel yıldırı ve baskı ortamının yarattığı olumsuz koşullarda verilen ve düşünce suçu yaratan kararlar, adil yargılanma hakkını yadsıyan siyasal kararlar şeklinde.
Yasama ve yargı ötesinde, başta üniversiteler, Merkez Bankasından Kamu İhalesi Kurumuna, hemen bütün kurumların özerkliği ve uzmanlığı kaldırıldı.
Seçimle belirlenen yerel yöneticiler, eğer Cumhur İttifakı dışında iseler, Belediye Başkanlarına uygulanan Anayasa dışı yaptırımlar giderek yoğunlaşıyor.
Çok unvanlı tek kişinin güdüleyemediği tek anayasal kurum, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları (KKNMK). Bunların başında ise, barolar gelmekte.
Adil yargılanma hakkı için gerekli olan sav+savunma+hüküm üçlüsünün ikisini etkileyebilen kişi, orta direği de kırmak istiyor.
Bunu “başarabilir” ise, yönetemediği, denetleyemediği ve güdümleyeemediği bir anayasal kurum kalmayacak.
ANAYASA KAPALI
İstek, ne ölçüde gerçekleştirilebilir?
Anayasa md.135’e göre, KKNMK, “KAMU TÜZELKİŞİLERİDİR”.
Şu halde, meslek kuruluşu olan barolar, “kamu kurumu” ve “kamu tüzelkişileri”dir.
Bu anayasal niteleme ve statü belirleyici: öncelikle, kamu tüzelkişiliğinin tekliği ilkesi vurgulanmalı. Aynı konu, yer ve adla birden çok kamu tüzelkişiliği kurulamaz. Örneğin, TBMM kamu tüzelkişiliği olarak tektir ve onunla yarışan bir ikincisi kurulamaz. Benzer şekilde, Ankara Barosu, tek olup, Ankara’da 2. baro kurmaya anayasal olanak yok.
Kamusal yetkinin tekelci özelliği, aynı yerde aynı işlemi bir başka organca paylaşma olanağını ortadan kaldırır.
Özetle, Anayasa madde 135, çoklu baroya tamamen kapalı.
AMAÇ, TEK BİÇİMLİ TOPLUM MU?
Anayasa’ya aykırı girişimde ısrar, “anayasasızlaştırma” iradesinin sürekliliği olarak görülse de, ulaşılmak istenen hedef bakımından demokrasi ve hukuk ikinci plana geçiyor. Hedef, “tek biçimli toplum” inşası. Her türlü olağanüstü ve olağandışı ortam ve koşula karşın, geri adım bir yana kararlı adımların yönü belli: çoğulcu toplumu ortadan kaldırıp, tek biçimli topluma dönüştürmek.
Böyle bir toplumun rengi belli: “laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalma ve milletçe dayanışma ve bütünleşme” anayasal görev (md.136) dışında ve tam tersi bir amaçla söylem ve eylem kararlılığı sergileyen DİB’i sahiplenmek.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.06.2024
13.06.2024
30.05.2024
27.05.2024
2.05.2024
11.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024
29.02.2024