Kemal ÖZTÜRK
Gece saat 02.00’de Tivit atıp yine ortalığı karıştırdı Trump. Geçen sefer ‘Suriye’den çekileceğiz’ diye tüm dünyayı uykusundan uyandırmıştı. Şimdi de Türkiye’yi açıktan tehdit ederek yine tozu dumana kattı.
Adam ABD Başkanı mı, sosyal medya trolü mü belli değil?
Ancak ortada bir gerçek var ki, dünyanın en güçlü ordusu ve ekonomisi onun emrinde. Sadece bizim değil, dünyanın işi zor.
TRUMP’IN KARAKTERİ: POPÜLİZM VE TİCARET
Trump’ın açıklamalarının analizini yapanlar iki şeyle karşılaşır:
Popülizm ve ticaret (hem siyasi hem ekonomik alışveriş).
Bir tüccar ve şovmen olan Trump’tan başka bir şey beklemek mümkün değil. Karakteristik özelliği, yüksek egosu ve popülizme olan düşkünlüğü. Bu yüzünden ABD içindeki ve dünyadaki tüm dengeler altüst oldu zaten.
Bunun çok büyük bir dezavantaj olduğunu düşünenlere karşın, bir avantaj olduğunu hatırlatmak isterim. Önemli olan bunu nasıl kullanacağımızdır.
Şu anda Suriye’den çekilme konusunda tam olarak karşımızda bu mesele duruyor. Burada Trump’ın popülizmine karşı, aynı şekilde popülist bir tarzda cevap verirsek bu işten kârlı çıkmayız. Hamaset size sadece sabun köpüğü kazandırır. Strateji ise kalıcı bir avantaj.
ABD İLE NASIL MÜCADELE EDELİM?
Şimdi madde madde bu konuda oluşturulacak strateji için parametreleri sıralayayım acizane.
1. ABD’nin attığı her adımı, Türkiye merkezli düşünmek yanlış. ABD’nin Çin, Rusya ve kendi iç sorunlarıyla derdi öylesine büyük ki, Türkiye çoğu kez aklına bile gelmiyor.
2. Trump’ın, Pentagon ve CENTCOM ile yani askerlerle arası çok açık bu sıra. Suriye’den çekilme kararının sebebi de askerlere iyi bir tokat atmaktı. Yumruk gibi oldu! Bu kararı, ‘Türkiye zorla Trump’a geri adım attırdı’ diye düşünmek hata ve hamaset olur. Oysa Trump-Pentagon çekişmesini nasıl kullanacağız, buna odaklanmalıyız.
3. ABD medyası Suriye’den çekilme kararını eleştiriyor, Kürtler konusunda Türkiye aleyhine yayınlar yapıyor. Bunun sebebi Trump-merkez medya çekişmesidir, Türkiye düşmanlığı değil. Nitekim Kaşıkçı cinayetinde Türkiye’ye övgüler dizmiş, yine Trump’ı sıkıştırmışlardı. O zaman Trump-merkez medya çekişmesini lehimize nasıl çevireceğiz, bunu düşünelim.
4. ABD devletini tek parça olarak görmek hatadır. ABD’nin kendi içinde çok şiddetli bir kavga var. Kurumların, sermayenin, siyasi odakların ve dini grupların arasında akıl almaz bir güç savaşı yaşanıyor. Bunlar bizim için avantaj. Hepsi potansiyel dost ve hasımdır. Bu güç çekişmesinden nasıl faydalanacağız, ona bakılım.
5. ABD’nin en büyük kavgası Çin’ledir. Attığı tüm uluslararası adımlar Çin’e karşı, Çin’i hesaba katarak atılmıştır. İkinci sırada Rusya gelir. Sakın bize karşı yapıldı zannedip ortaya atılmayalım. Arada ezilmemin âlemi yok. Biz bu büyük güçlerin kavgasından yara almadan nasıl sıyırılırız, ülkeye ne kazandırırız, onun hesabını yapalım.
6. Uluslararası arenada retorikle, pratik arasındaki makas ne kadar açıksa, o kadar zarar görürüz. Gücümüzün farkına varalım, yapabileceklerimizin, kapasitemizin tespitini iyi yapalım, buna göre bir retorik/söylem geliştirelim. Anlıyorum seçim var ama dünya siyaseti de bizim iç siyasetimize göre hareket etmiyor.
7. Tüm bunları hesaba katarak, dünya siyaseti, Ortadoğu ve daha mikro düzeyde Suriye için uzun vadeli ve kalıcı bir strateji hazırlayalım. Bu makro stratejilere göre hareket edelim, ona göre hamle yapalım. Yoksa her sabah kalktığımızda Trump ne tivit atmış diye bakıp, sosyal medya bağımlısı oluruz.
8. PKK/PYD ile Kürtleri özdeşleştiren Trump yönetimine karşı, ‘Kürtler ayrı, PYD/PKK ayrı’ diye güçlü bir iletişim çalışması yapmadığımızı, derdimizi iyi anlatamadığımızı bir özeleştiri olarak not edelim. ABD kamuoyuna, farklı güç odaklarına ve siyaset yapıcılara bu konuyu ABD içinde iyi anlatmalıyız. Böylece popülizme hevesli Trump ve yönetimini etkileme imkânı buluruz.
Eminim devletimizi yönetenlerin elinde daha fazla bilgi ve veri vardır. Bunları kullanarak sağlıklı bir strateji üretmek için mazeretimiz nedir? Onu bulamadım bir türlü.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.05.2024
20.04.2024
20.04.2024
12.04.2024
25.01.2024
9.05.2022
7.04.2021
26.03.2021
19.03.2021
11.03.2021