Kemal ÖZTÜRK
Bir şiddet sarmalı içindeyiz. Öfke patlamaları sokaklara taştı.
Kadınlara uygulanan rezil şiddete yüreğimiz dayanamıyor artık.
Ancak içine düştüğümüz şiddet sarmalı onunla sınırlı değil.
Sosyal medyada her gün bir iş yerinde çalışana, sokakta yaşlılara, çocuklara, trafikte insanlara uygulanan şiddet, saldırı, yaralama, darp görüntüleri yayınlanıyor.
Tahammülsüz, sabırsız, kavgacı, şiddet eğilimli insanların sayısı her geçen gün artıyor sanki.
Ne oluyor? Neden böyle olduk?
Tek bir sebebe bağlarsak yanılırız.
Tek bir kesime yüklenirsek yanılırız.
Tek bir olaya indirgersek yanılırız.
Sorunun kaynağını değil, kaynaklarını bulmamız gerekir.
HER KESİMDE ŞİDDET ARTIYOR
Toplumda siyasi kutuplaşmanın, ayrışmanın nedenlerini, politikacılarımızın kullandığı agresif dil ve sert davranış biçiminde aramalıyız.
Siyasi liderlerimiz birbirilerine karşı nezaket sınırlarını aşan, hakarete varan sözlerle hitap ediyor, kavga ediyorlar.
Onları gören taraftarları çıtayı yükseltip, daha sert ve hakaret dili kullanıyorlar.
Ekranda yorumcular, gazetede köşe yazarları inceliği, nükteyi unuttu. Sokakta bile az rastlanan bir üslupla siyasi polemik yapıyor, “hasım” gördüğü meslektaşına, farkı partideki insanlara yükleniyorlar.
Farklı düşünen gazeteciler sokak ortasında saldırıya uğruyor. Levent Gültekin kaçıncı gazeteci oldu artık sayamıyoruz.
Sokakta kadına, gazeteciye, siyasetçiye, şoföre, hastanede doktora, sağlık çalışanına, okulda öğretmene, öğrenciye, büfede gariban çalışana, garsona, mülteciye, dilenciye… anlayacağınız herkese acımasız bir şiddet uygulanıyor.
O yetemiyor, sokak hayvanlarına, gariban atlara insan vicdanına sığmayan kötülükler yapılıyor.
İnsanların tahammül sınırları kalmadı. Konuşmak mümkün değil, illa ki kavga edecekler.
Tüm bunları sadece siyasilerin kullandığı dile bağlamak doğru olmaz.
Bize bir şey oluyor ve bunu anlamak için uzmanlarımızın daha çok kafa yorması gerek.
SON 70 YILIN EN BÜYÜK TRAVMASI
Sanki az sorunlarımız vardı, bir de pandeminin yarattığı sorunlar geldi üstüne.
Dünya Sağlık Örgütü, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra en büyük ekonomik durgunluk ve fakirleşmenin şimdi yaşandığını açıkladı.
Bununla beraber savaş döneminden daha büyük bir “küresel travma” geçirdiğimizi açıkladı. Uzun yıllar psikolojik travmanın etkisinde kalacakmışız.
Yani topluca bir travmanın içindeyiz.
Yaşadığımız şiddet sarmalının bir nedenini de burada görmeliyiz.
Evlerine kapanan ve travma geçiren herkes sosyal medyaya sarılıyor. Öfkesini, nefretini, şiddetini orada kusuyor. Sonra buradan bir tepki doğuyor ve o tepki başka öfke patlamalarına neden oluyor. Anlayacağınız ürkütücü bir kısır döngü içinde, öfke öfkeyi besleyerek sokaklara taşıyor.
BAKANLIĞIN OLAYA EL ATMASI ŞART
Toplumu gözleyen psikologlarımız, bu duruma karşın önerilerde bulunmalılar.
Ancak bana sorarsanız bu konu tam olarak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızı ilgilendirir. Toplum sorunlarıyla ilgilenen bakanlığımız burası çünkü.
Bizi bu şiddet sarmalından çıkartacak politikalar üretmeliler.
Büyük bir rehabilitasyon çalışmasına ihtiyacımız var.
Toplumun her kesimini içine alan, bizi şiddet sarmalarına iten her konuyu açıklıkla tespit eden ve çözüm üreten bir proje geliştirmemeliler.
Uzmanları bir araya getirip, siyasetçisinden gazetecisine, şoföründen sağlık çalışanına kadar, herkesin ne yapması gerektiğini tespit eden ve bunu bir uygulama kampanyasına dönüştüren bir çalışmadan bahsediyorum.
Başka türlü bir şiddet sarmalından çıkamayız.
Uzun süreli bir travma dönemine girdiğimize göre, önümüzdeki günlerde sokakta gördüğümüz şiddet daha da artacak demektir.
Bu yüzden bir şeyler yapmak zorundayız.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.05.2024
20.04.2024
20.04.2024
12.04.2024
25.01.2024
9.05.2022
7.04.2021
26.03.2021
19.03.2021
11.03.2021