Mahmut ÖVÜR
Eski Cumhurbaşkanı, Başbakan ve siyasetin duayen isimlerinden rahmetli Süleyman Demirel'in haksızca çok eleştirilen ama tarihe not düşen o şu sözü hiç unutulmaz: "Yollar yürümekle aşınmaz."
Daha 1969'da söylenen bu sözün hangi bağlamda kullanıldığına bakınca bugün bile tartıştığımız siyaset- şiddet ilişkisine açıklık getirdiği ve Venedik Kriterleri'ni hatırlattığı çok açık:
"Hürriyetlerin kullanılmasından tedirgin olmayacağız. Yürüyüş hürriyeti, hürriyet olarak kabul edilmiş mi? Edilmiş. Bırakın yürüsün neden tedirgin olalım. Kim istiyorsa yürüsün. Yollar yürümekle aşınmaz. Biz bir tek şeye, yürüyüş namı altında yağmanın, gaspın ve tahribin yapılmamasına dikkat ederiz."
Demirel'in bu sözünü hatırlatmamın nedeni Türkiye'de hâlâ şiddet- siyaset ilişkisini kuramayanlar var. Şiddete prim verip, siyaset yaptığını sananlar var. Oysa Venedik Kriterleri de partilerin kapatılmasıyla ilgili aynı ölçüyü koyuyor: "Partiler, şiddeti siyasal bir araç olarak kullanamaz."
İşte bu standart ne yazık ki, en çok ihtiyacı olan Kürtler adına siyaset yapanlar tarafından hep hiçe sayıldı. Ne zaman siyasetin önü açılmak istense karşısına hep PKK çıktı. Bunun son örneğini bütün eksikliğine rağmen Çözüm Süreci'nde gördük. Sürecin amacı siyasetin bu temel kriterini hayata geçirmekti.
Sorunları şiddetle değil, siyasetle çözmenin önünü açmaktı. Önü açıldı da... Ama Türkiye toplumunun siyaset için verdiği desteği HDP heba etti. Peki, buna rağmen Türkiye'de siyasetin önünde herhangi bir engel var mı? Ana dille eğitim veya o çok dillendirilen statü için şiddetsiz siyaset yapılsa kim nasıl engel olacak?
Toplumu bir süre kandırabilirsiniz ama uzun süre kandıramazsınız. Bu gerçeği Kürtler görüyor, gördüğü için de Sur'da, Cizre'de, Nusabin'de şiddetseverlere destek vermiyor. Kürtler çok açık biçimde demokratik taleplerinin "silah zoru"yla alınmasını istemiyor.
Kandil'i durdurmak mümkün
Ama ne yazık ki, HDP'yi yönetenler ve HDP'ye destek veren bir kısım aydın ve medya mensubu bu gerçeği saklama derdinde; partide gören büyük çoğunluk ise susuyor. Çünkü Kürt siyasi aktörleri henüz, Kandil'in oluşturduğu korku duvarlarını aşacak güçte değil.
Buna inanılsa ve HDP içinden Kandil'e karşı bir ses yükselse, kısa sürede müthiş bir dalga yaratır. Böyle bir gerçek ortada dururken, bir kısım aydın ve medya mensubunun bugünlerde ısrarla yeniden "Çözüm Masası"na dönülmesini istemesi de, hem hayra alamet değil hem de inandırıcı değil.
Ortada samimiyet de yok. Samimiyet olsaydı öncelikle, şiddeti, terörü bir siyasal araç olarak kullanan PKK'ya yani "Kandil'e dur" denirdi. Bunu dile getirmeyen hiçbir öneri, hiçbir bildiri samimi ve gerçekçi değil.
Olmadığını Kandil'de savaş çığırtkanlığı yapan Cemil Bayık'ın son çıkışı gösterdi. O çağrıları yapanları bile terse düşürdü. Çünkü Bayık ne yapıldığını hangi rolü üstlendiğini biliyor. Onu da hiç saklamıyor: "Erdoğan'ı ve AKP'yi devirmek istiyoruz. Erdoğan ve AKP devrilmedikçe, Türkiye asla demokratik bir ülke olamaz."
Tıpkı Ankara'daki gibi binlerce masum insanın katledilmesi talimatını veren birinin bunu açıklaması birçok açıdan hayırlı oldu. Birincisi, Türkiye'yi kimlerin, kimleri kullanarak dizayn etmek istediği ortaya çıktı. İkincisi, belki de en önemlisi, Gezi, 17-25 Aralık ve 6-8 Ekim vandalizminden bu yana ilk kez, Türkiye'yi kuşatan kirli ittifak bu kadar açık ve net ortaya çıktı.
Vesayetçisi, Paralel'i ve Kandil'i, üçü bir arada... Ama sonuç değişmeyecek, belki Kandil bunu gördüğü için delirdi.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.08.2020
28.05.2019
6.05.2019
3.05.2019
2.05.2019
28.04.2019
21.04.2019
19.04.2019
18.04.2019
13.04.2019