Mehmet Ali ALÇINKAYA

Mehmet Ali ALÇINKAYA
Mehmet Ali ALÇINKAYA
Tüm Yazıları
Kalıcı Birliğin Demokratik Temelleri; Eşitlik, Özgür İrade ve Ortak Yaşam...
18.01.2026
487

Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan, kalıcı birliğin zor ve inkâr politikalarıyla değil; halkların eşitliği, özgür iradesi ve ortak yaşamı esas alan demokratik bir anlayışla mümkün olduğunu vurgulamaktadır. Bu yaklaşım, gücünü iktidarlaşmaktan değil toplumsallaşmaktan alan bir siyasal ve toplumsal yürüyüşü ifade eder. Demokratik siyaset ve demokratik toplum örgütlülüğü, bu yürüyüşün temel yolunu oluşturmaktadır. Söz konusu perspektif, yalnızca Kürt sorununun çözümüne değil; Türkiye’de ve Ortadoğu’da demokratik toplumun inşasına dair tarihsel ve evrensel bir çağrı niteliği taşımaktadır.

Tarihsel deneyimler, iktidar merkezli, zor ve inkâr üzerine kurulu birlik modellerinin toplumsal barışı sağlayamadığını açıkça göstermiştir. Devleti ele geçirmeyi esas alan siyaset anlayışı, toplumu edilgenleştirmiş; halk iradesini zayıflatmış ve kalıcı çatışmaların zeminini üretmiştir. Sayın Abdullah Öcalan’ın bu yaklaşıma yönelttiği eleştiri, iktidar merkezli siyaset anlayışının yapısal sınırlarını ortaya koymaktadır. Ona göre gerçek güç, merkezileşmiş iktidarlarda değil; örgütlü, bilinçli ve demokratik toplumda açığa çıkar.

Bu nedenle Sayın Öcalan’ın savunduğu demokratik birlik anlayışı, iktidarı ele geçirme hedefi yerine toplumu demokratikleştirmeyi esas alır. Gücün kaynağı; devlet aygıtları ya da zor araçları değil, halkların örgütlü iradesi, toplumsal dayanışması ve ortak aklıdır. Demokratik siyaset bu çerçevede dar bir temsil faaliyeti değil; toplumun tüm kesimlerinin doğrudan katılımına dayanan kolektif bir süreç olarak ele alınır.

Demokratik toplum örgütlülüğü, bu sürecin kurumsal ve toplumsal zeminini oluşturur. Mahallelerden kentlere, meclislerden komünlere uzanan örgütlenme biçimleri; halkın kendi yaşam alanlarında söz ve karar sahibi olmasını sağlar. Böylece demokrasi, yalnızca seçim dönemlerine indirgenen bir mekanizma olmaktan çıkar; gündelik yaşamın her alanında somutlaşan bir toplumsal pratiğe dönüşür. Bu yönüyle demokratik toplum anlayışı, iktidarın değil toplumun güçlenmesini esas alır.

Özgür irade, toplumsallaşmaya dayalı bu gücün temel unsurlarından biridir. Halkların kendi geleceklerine dair söz ve karar sahibi olması, yukarıdan dayatılan çözümlerle değil; aşağıdan örgütlenen demokratik iradeyle mümkündür. Yerel özyönetimler, halk meclisleri ve toplumsal örgütlenmeler, bu özgür iradenin kurumsal ifadesi olarak öne çıkar. Bu modelde birlik, zorunlu bir bağlılık değil; bilinçli ve gönüllü bir ortaklaşmadır.

Ortak yaşam ilkesi ise bu yürüyüşün etik temelini oluşturur. Ortak yaşam; eşitlik, karşılıklı saygı ve dayanışma temelinde şekillenir. Kadın özgürlüğü, demokratik toplum örgütlülüğünün merkezinde yer alır; çünkü toplumsallaşan güç, kadınların özgür ve eşit katılımıyla derinlik kazanır. Gençlerin, emekçilerin, inanç topluluklarının ve tüm ezilen kesimlerin sürece aktif katılımı, demokratik siyasetin toplumsal karakterini güçlendirir.

Demokratik toplum çağrısı, aynı zamanda iktidar merkezli çatışma siyasetinin aşılmasını ifade eder. Barış, yalnızca silahların susmasıyla değil; toplumun kendi kendini yönetme kapasitesinin gelişmesiyle mümkündür. Zorla dayatılan düzenler değil, toplumsallaşma  demokratik irade kalıcı barışı üretir. Bu nedenle demokratik siyaset, barışın hem yöntemi hem de güvencesidir.

Sonuç olarak Sayın Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu perspektif; gücünü iktidarlaşmaktan değil toplumsallaşmaktan alan, demokratik siyaset ve demokratik toplum örgütlülüğünü esas alan bütünlüklü bir yürüyüşü tarif etmektedir. Zor ve inkâr yerine eşitliği, tahakküm yerine özgür iradeyi, iktidar merkezli siyaset yerine toplumsal demokrasiyi koyan bu yaklaşım; halkları demokratik, çoğulcu ve özgür bir ortak yaşamı birlikte inşa etmeye çağırmaktadır. Kalıcı birlik, ancak bu demokratik ve toplumsal zeminde mümkün olabilir.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar