Mehmet Ali ALÇINKAYA
Bugün Rojava’da yaşanan saldırılar, artan askeri hareketlilik ve kuşatma politikaları, sıradan bir güvenlik tartışmasının çok ötesindedir. Ortaya çıkan tablo açıktır: Rojava’da inşa edilen toplumsal yaşam modeli ve Kürt halkının tarihsel kazanımları hedef alınmaktadır. Bu nedenle açıkça ifade edilmelidir ki; bu saldırı sadece Rojava’ya değil, tüm Kürt halkının varlığına ve ortak geleceğine yöneliktir.
Bu gerçeklik karşısında sessizlik bir seçenek değildir. Çünkü bedeli ne olursa olsun, Rojava’yı yalnız bırakmamak, yalnızca bir dayanışma çağrısı değil, tarihsel ve siyasal bir zorunluluktur.
Bir Bölge Değil, Bir İrade ve Gelecek Hedefte
Rojava, son on yılda yalnızca bir savaş alanı değil; halkların eşit, özgür ve birlikte yaşayabileceğini gösteren somut bir toplumsal deneyim olmuştur. Kadın özgürlükçü, demokratik ve ekolojik bir yaşam anlayışının filizlendiği bu coğrafya, bugün sistemli bir saldırı altındadır.
Buraya yönelen her saldırı, yalnızca fiziki yıkımı değil; Kürt halkının kendi kaderini tayin etme hakkını, öz örgütlülüğünü ve siyasal statü arayışını hedef almaktadır. Saldırıların zamanlaması ve kapsamı, meselenin sınır güvenliğiyle açıklanamayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Amaç, Kürt halkının nerede olursa olsun elde ettiği kazanımları tasfiye etmek ve geleceğini belirsizliğe sürüklemektir.
Rojava’ya Saldırı, Tüm Kürt Halkınadır
Tarihsel deneyimler göstermiştir ki Kürt halkının bir parçasına yönelen saldırı, er ya da geç tüm parçaları hedef alır. Rojava’daki kazanımların zayıflatılması, yalnızca yerel bir yönetimin geriletilmesi anlamına gelmez; bu durum, dört parçada yaşayan Kürt halkının moral değerlerine, ortak mücadele hafızasına ve gelecek perspektifine ağır bir darbe vurur.
Bu nedenle Rojava’yı savunmak, dar bir coğrafyayı savunmak değil; Kürt halkının kolektif onurunu, iradesini ve özgürlük umudunu savunmaktır. Rojava’nın yalnızlaştırılması, tüm halkın yalnızlaştırılması anlamına gelir.
Bedeli Ne Olursa Olsun; Yalnız Bırakmamak Bir Sorumluluktur
Tarih, halkların en ağır bedelleri yalnız bırakıldıklarında ödediğini defalarca göstermiştir. Bugün Rojava’yı yalnız bırakmak, yarının çok daha büyük kayıplarına göz yummak demektir. Bu nedenle geri çekilme değil, kararlılık; tereddüt değil, direniş zamanıdır.
Rojava’yı savunmak;
Kürt halkının dört parçada elde ettiği siyasal ve toplumsal kazanımlara sahip çıkmaktır,
Kadın özgürlükçü ve demokratik toplum modelini korumaktır,
Halkların eşit ve özgür bir gelecekte bir arada yaşayabileceğine dair inancı savunmaktır.
Bu mücadelede bedeller olabilir. Ancak teslimiyetin bedeli, her zaman daha ağır ve daha yıkıcı olmuştur.
Ulusal Birlik ve Dayanışma Hayati Önemdedir
Böylesi tarihsel bir eşikte sessizlik ve parçalı tutumlar, saldırıların önünü açar. Bugün ihtiyaç duyulan; siyasal farklılıkların ötesine geçen, ortak bir halk iradesiyle şekillenen güçlü bir birlik ve dayanışmadır.
Siyasal Birlik: Kürt halkının tüm temsilcileri, Rojava’nın savunulması temelinde ortak ve net bir tutum geliştirmelidir.
Toplumsal Sahiplenme: Rojava’yı savunmak yalnızca askeri değil; sokakta, meydanda, kültürde ve diplomaside yürütülmesi gereken çok boyutlu bir mücadeledir.
Uluslararası Dayanışma: Rojava’ya yönelik saldırıların insani ve hukuki boyutu dünya kamuoyuna anlatılmalı, küresel dayanışma büyütülmelidir.
Bugün Savunulmazsa Yarın Çok Geç Olur
“Gün Rojava’yı savunma günüdür” çağrısı, geçici bir slogan değil; tarihsel bir duruşun ifadesidir. Bugün Rojava’ya sahip çıkmamak, yarın Kürt halkının tüm kazanımlarının hedef alınmasına zemin hazırlamak demektir.
Rojava’daki direniş, yalnızca bir bölgeyi savunma mücadelesi değil; bir halkın onurunu, iradesini ve özgür geleceğini savunma kararlılığıdır.
Bu nedenle bir kez daha açık ve net biçimde ifade etmek gerekir:
Bedeli ne olursa olsun, Rojava’yı yalnız bırakmayacağız.
Yazarlar
-
İbrahim KahveciÇöken CHP mi AK Parti mi? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTrump şaşırtmaya devam ederken… 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÇankaya şişmanı... 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezÖnümüzdeki Küresel Riskler 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTSıfır tüketim, 402 lira fatura… 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKDışarıdan ABD, içeriden mollalar: İranlılar ne yapacak? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZSuriye’de yeni dönem arayışı: Çatışmadan entegrasyona geçilebilecek mi? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENDavos 2026: Küresel belirsizlikler eşliğinde ‘diyalog ruhu’ 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAGün Rojava’yı Savunma Günüdür; Ortak Geleceğe Yönelik Tehdit... 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNHızlı çöküşün anatomisi 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUİçişleri bakanı ne demişti, gerçek ne çıktı? 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİstanbul çok kötü yönetiliyor! 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBeleş hamaset, boş balon 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENSuriye’de İstikrar da “Süreç” de Tehlikeli Sularda 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSuriye’nin “normal”i inşa ediliyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSuriye’nin bir ucunda oyun içinde oyun 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUHakan Fidan’ın anlamadığı 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURBuyurun tekrar çözüm sürecine... 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRSURİYE'DE İHLALE SUKUNET MORFİNİ 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanGrönland kavgası: Ne Trump NATO’yı feda edebilir ne Avrupa 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞ“81 İLDE 81 AŞEVİ “YOKSULLUĞU”… 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluCumhurbaşkanı 23 yıl sonra niye hâlâ şikayetçi? 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞRastgele büyüme 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYılın kelimelerine siyaseten bakmak: “Parasosyal” ve “Rage Bait” neden ayrımı keskinleştiriyor, araş 19.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakDizinformasyon mu, manipülasyon mu? 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO Başkanı’na milyonlarca liralık harcamayı sordular 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile Bayraktarİran’ın dinamikleri 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayVenezuela ve Trump doktrini 17.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUToplumsal gidiş nereye doğru? 17.01.2026 Tüm Yazıları




































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.01.2026
15.01.2026
11.01.2026
7.01.2026
4.01.2026
3.01.2026
31.12.2025
27.12.2025
24.12.2025
20.12.2025