Mehmet TEZKAN
Esad etki alanını genişletmek, ülkenin atar damarı sayılan iki otoyolunda hakimiyeti sağlamak için Soçi mutabakatını deldi. Savaşı başlattı, kuzeye (sınırımıza) doğru ilerledi. Binlerce Suriyeli muhalif sınırımıza göç etti. Barışı gözleme noktalarımızın çoğu Şam ordusunun hakimiyet alanı içinde kaldı. Rusya askeri polisi, gözlem noktalarımızın çevresine konuşlanarak koruma görevi üslendi.
Hâl böyle olunca bir ay önce Cumhurbaşkanı Erdoğan gayrimeşru olarak nitelediği Şam’a ültimatom verdi.
"Rejim bu süre içinde geri çekilmezse Türkiye bu işi bizzat yapmak zorunda kalacaktır" dedi. TSK, on bine yakın asker, iki binden fazla araçla (tank, top vs) İdlib’e girdi.
Her gün, her fırsatta Fetih Suresi okundu.
36 şehit verdik.
Türkiye, anında tepki verdi. Suriye’ye ağır kayıplar verdirdi. (2 uçak, 135 tank, 2500 ölü ve binlerce mühimmat. Putin bile Suriye ordusunun çok kayıp verdiğini, ağır bedel ödediğini itiraf etti.)
Erdoğan Moskova zirvesine bu ortamda gitti.
Gitti ama çıkan sonuç kelimenin tam anlamıyla fiyaskoydu. Bırakın Şam ordusunun geri çekilmesini, Soçi’de çizilen sınırlara dönülmesini fiili durum onaylandı. Ankara gayrimeşru dediği Esad yönetimiyle bir anlamda anlaşma imzaladı.
Esad’a, yıllarca Esed diyerek itibarsızlaştırma politikası izleyen iktidar ağız değiştirdi. Suriye Arap Cumhuriyeti demek zorunda kaldı.
İşte bu durum dün muhalefetin ana gündemiydi.
İyi Parti Genel Başkanı Akşener "Rusya’da kazanan Rusya ve Esad oldu, geri adım atan biz olduk" diyerek çok sert sözler söyledi.
Aynen şöyle dedi: "Milletimizin gözüne baka baka zaferden söz edenler var. Esed rejimi bir anda Suriye Arap Cumhuriyeti oluverdi. Esad ile aracılarla görüşüldüğünü sayın Erdoğan’ın ağzından öğrendik. Biz bunu derken iktidar Emevi camisinde namaz kılacaklarını söyledi. Biz bunları derken iktidar taş üstünde taş omuz üstünde baş kalmayacak diye ültimatom verdi. Gözlem noktalarımız ıssız adalar gibi Allah’a emanet kaldı. İktidar türkürdüğünü yaladı."
CHP lideri Kılıçdaroğlu da "büyük lokma ye büyük laf etme diyoruz, altında kaldılar" diyerek Erdoğan’ın söylediklerini yuttuğunu ima etti.
Kılıçdaroğlu’nun üzerinde ısrarla durduğu konu 36 şehidimizin Rus uçakları tarafından vurulmasıydı.
Erdoğan’a, Putin’e şu soruları neden sormadın dedi:
"Birliklerimizin yerini bildirmemize rağmen neden askerlerimizi şehit ettiniz?
İlk saldırının ardından uyarı yapmamıza rağmen ikinci saldırıyı neden gerçekleştirdiniz?
Yaralı ve şehitlerin Türkiye’ye getirilmesi için helikopterlere neden izin vermediniz?
Savaş hukukunda yaralıları taşıyan ambulanslar vurulmaz. Siz bu yaralı askerlerimizi almaya gelen ambulanslarımızı neden vurdunuz?"
Rusya Devlet Başkanı ısrarla Türk askerinin orada olduğunu bilmediklerini söylüyor. Basın toplantısında Türk heyetinin önünde kameralara karşı da söyledi.
Dünkü yazım da "Rusya Devlet Başkanı Putin mı yalan söylüyor, Milli Savunma Bakanı Akar mı"diye sordum.
Biri doğru söylemiyor ama kim?
Kılıçdaroğlu bu konuya da girdi ve meseleyi bir adım daha öteye taşıdı. Dedi ki:
"Putin ile Erdoğan televizyonların önüne çıktılar. İlk konuşmayı sayın Putin yaptı. Suriye’de hayatını yitiren askerler için taziyelerimi iletmek istiyorum. Telefon görüşmemizde ifade ettiğim gibi hiç kimse Suriye askeri de dahil olmak üzere orada Türk askerlerinin olduğunu bilmiyordu. Dakika bir gol bir. 'Bir dakika demeliydi, biz size koordinatları bildirdik, siz vurdunuz sizden gereğini yapmanızı istiyoruz’ demeliydi. Hiç ses yok. Telefon görüşmemizde ifade ettiğim gibi diyor. Ben sana dedim ki, ‘O alanda askerlerin vurulduğu yerde biz sizin askerlerinizin olduğunu bilmiyorduk’ diyor. Erdoğan bu telefon görüşmesinde Putin’e ne söyledi, ben merak ediyorum."
* * *
Günün en güzel haberi muhalefetin yok yere hapse atılan gazetecilere sahip çıkmasıydı. Hapisteki arkadaşlar adına teşekkür...
Yazarlar
-
Mehmet Ali ALÇINKAYABarış, Demokratik Toplum ve Demokratik Sosyalizmin İnşası.. 31.08.2025 Tüm Yazıları
-
Umur TALUBir uğraktır sevgili… Bir durak olsa bile! 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasLiderleri neden ‘insan üstü’ gibi görüyoruz 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEÇözüm Süreci’nin künhüne vakıf kaç kişi var? 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan çok beğenmiştir… 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİPlazma Toplumu: Bir sinyal okyanusunda yüzen balıklar gibiyiz 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalKızışan Ortadoğu ve Amerikan sağında ihtilaflar 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRAktaş serbest, Özer niye tutuklu? İşte skandalın kanıtı 3 rapor 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSurvivor entelektüel! 30.08.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTasarruf edilecek makam aracı bulunamamış mı yani? 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERDemokratların çilesi 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENBüyük hesaplaşmaya doğru 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuAnkara neden huzursuz? 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞSıfır oranlı gelir vergisi neden uygulanmıyor? 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZKomisyon yol temizliği için harekete geçmeli 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyaset kulislerinde konuşulan baskın seçim senaryosu… 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYATürk futbolunun acı gerçeği: Kendimiz çalıp kendimiz oynuyoruz 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunBarışın kaçınılmazlığı… 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRCezaevinden yükselen çığlık: Yaşamak istiyorum! 29.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANBasın Tarihi: Baba Evi’nde Yarenlik… 28.08.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİR"KILIÇ KININDAN ÇIKARSA!" 28.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gökçer TahincioğluGerçekten “adrese teslim” kadro ilanı, memurken başka yerde okuma rahatlığı ve yandaş medyanın “ezbe 28.08.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilTürkiye neden çürüyor ve çürüme neden durdurulamıyor? 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNHepimize Yetecek Evrensel Bir Utanç 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur Akgünİsrail hedefine ulaşırken… 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞ“Ortaklaşmacı demokrasi” örnekleri: İtalya-Güney Tirol Özerk Bölgesi 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKKM kasıtlı bir uygulamaydı, kastı da zengine servet transfer etmekti 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciTefeci faizi gerçek ama nedeni ne? 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktanİslam ülkelerinin liderleri de acaba bir gün utanır mı? 27.08.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUAKP+MHP ‘koalisyonu’ da bozuluyor mu? 26.08.2025 Tüm Yazıları
-
Taha Akyolİslam düşüncesi nereye? 26.08.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNİsrail masasında HTŞ’ye Rus ruleti 26.08.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünyanın temel düzeni sarsılıyor: Yeni bir ütopya, krizlerden çıkışın anahtarı olabilir 25.08.2025 Tüm Yazıları
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
18.08.2025
3.08.2025
7.07.2025
13.01.2025
6.01.2025
27.02.2023
14.06.2022
23.05.2022
7.03.2022
7.02.2022