Mehmet TIRAŞ

AMAN PETROL, CANIM PETROL…
23.03.2026
145

Petrol zamları bize yetmişli yılların efsane şarkısını hatırlattı.

Türkiye’de ilk defa motorinin litresine 5 lira 18 kuruş gibi astronomik bir zam yapıldı ama…

Akaryakıta 6 lira daha zam yapılacağı haberlerini okuyoruz.

Petrol zamlarını otomatiğe bağlayacaklar mazeretleri de hazır ’savaştan ’ kaynaklanıyor diyecekler.

İktidar yanlısı besleme basının tetikçileri şimdiden başladılar bile; ”petrole zammı hükümet  yapmıyor, uluslararası kuruluşlar yapıyor”  diye…

Siyasal iktidar bundan sonra “ya petrole zam yapacak ya vergileri artıracak.”

Süreç oraya doğru gidiyor.

Orta-Doğudaki savaşın nerede ve nasıl duracağı henüz belli değil ama savaşın başlaması ile piyasaların yönünü petrol fiyatları belirler oldu.

Kısa süre içerisinde savaş durmaz, Hürmüz Boğazı uluslararası gemi trafiğine açılmazsa; petrol fiyatlarının önüne geçilemeyeceği endişesi piyasaları tedirgin ediyor.

Nasıl etmesin?

Petrolün varili 28 Şubat’ta 77 dolar iken şu an 100 ile 120 dolar arasında seyrediyor.

Bir ara petrolün varili 123 dolara kadar çıktı.

Petrole gelen zam iğneden ipliğe zam demek.

Petrol ve doğalgaz üretimin ve hayatımızın değişmez girdisi.

Petrol zammı en çok toplu taşıma ücretlerini ve nakliye fiyatlarını etkiliyor.

Doğalgaz ve Elektriğe zam da eli kulağında.

Yazımı yazarken telefonuma dostum Gazeteci yazar Prof.Dr. Mehmet Altan’ın bir paylaşımı düştü;

”Küresel petrol tüketimi artan nüfusla birlikte 1970’lerin başından bu yana neredeyse iki katına çıktı. Fabrikaları çalıştırmak ,elektrik üretmek ve evleri ısıtmak için kullanılan doğalgaz ise eskisinden çok daha bir rol oynuyor. Bu nedenle Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından uluslararası petrol taşıyan tankerlere kapatılmasının etkisinin, ekonomiyi çok yönlü etkileyeceğine dikkat” çekiyordu.

İran savaşının Türkiye’de petrol fiyatlarının artması sonucu ülke ekonomisine “50 ile 70 milyar dolar”arasında; hesapta öngörülemeyen ağır bir ekonomik külfet  getireceği tartışılıyor.

Gıda ürünleri dörtnala koşmaya başladı.

Savaştan önce domatesin kilosu pazarda 35-40 Lira iken şimdi 60 ile 70 Liradan alıcı buluyor.

Savaşın etkisi ülkede turizm sektörünü vurmuş gözüküyor:

*Turizm sektöründe rezervasyon iptalleri yaz sezonun tamamına yayılmaya başlamış.

*Bazı oteller sezon açılışlarını 1 ay öteleme kararı almışlar.

*Özellikle İngiltere ve Almanya’dan gelen daralma gözle görülür seviyeye ulaşmış.

*Şu anki tabloda Akdeniz sahillerinde daralmanın yüzde 25-30 civarında olduğu tahmin ediliyor.

Savaş kısa sürede sona ermezse İnşattan sonra en fazla istihdam sağlayan turizm sektöründe de çok büyük bir sıkıntı yaşanacak gibi görünüyor.

Merkez Bankası, ”Türkiye’den 2025 yılında 30 milyar dolar yabancı sermaye ülkeden çıktığını“ açıkladı.

Görüldüğü gibi…

Ülke ekonomisi her geçen gün biraz daha derin bir krize doğru sürükleniyor.

Şimdilik İran ABD savaşından sonra tek tesellimiz İran’dan ülkeye bugüne kadar kitlesel mülteci göçünün gelmemesi oldu.

Bu savaş İran halkını daha da yoksullaştıracağı aşikâr.

Şimdiden sefilleri oynuyorlar.

İran dünyanın en zengin petrol rezervlerine sahip üçüncü  ülkesi ama; Molla Rejimin hukuk tanımaz barbar uygulamaları  halkı yıllardır “refah ve özgürlüklere” hasret bıraktı.

47 yıldır rejimle toplumun önemli bir kesimi çatışma içerisinde.

Savaşın başlaması ile İran’da şuan “internet  yok” halkın dünya ile iletişimi kopmuş durumda.

İran’ın altyapısının çökmesiyle “İran’da ne benzin var ne de doğalgaz.” Maalesef ki zenginlik içinde yaşaması gereken toplum “açlık ve yoksullukla” boğuşuyor.

İran ve bizde savaşın görünen yansımaları böyle.

Ya ABD’de ve diğerlerinde neler oluyor?

ABD İran’da bir okula saldırması  sonucu 168 kız çocuğunun vahşice öldürmesi Trump’ı  savaş suçlusu durumuna düşürdü.

Trump okula saldırıyı ilk önce İran yaptı dedi.

İnandırıcı olamayınca da İran’ın  mühimmat depoları okullar ve hastanelerin altında” demeye başladı.

Trump  İran’a  saldırarak devlet başkanlarını öldürerek İran’ı teslim alacağını; Venezüella’da devlet başkanını çalması gibi kısa sürede sonuç alacağını hesap etti ama; planları tutmadığı gibi  karizmayı da çizdirdi.

Hürmüz Boğazında da yalnız kaldı.

Dış politikada hiçbir dönemde ve hiçbir konuda farklı düşünmediği asırlık müttefiki İngiltere ile Hürmüz Boğazı konusunda ayrı düşerek hayal kırıklığı yaşadı.

İran’a saldırısında istediğini elde edemediği gibi, savaş politikaları kendi ülkesinde de ciddi tartışmaları beraberinde getirdi.

ABD’de savaş karşıtları, düşünce kuruluşları böyle giderse; Başkan Trump’ın görev süresini tamamlayamayacağı üzerine yorumlar ve tartışmalar dış basında çıkmaya başladı.

Uluslararası hukuku yok sayarak haklı da olsanız haksız duruma düşersiniz, adınız ABD’de olsa fark etmez.

 İran Amerikan halkının başına bombalar yağdıramıyor ama ABD üstleri bulunan müttefiki  8 ülkeye füze saldırılarına devam ediyor.

Bu 8 ülke hiç hesaplarında olmayan bir savaşın içinde buldular kendilerini.

İran Türkiye’de bulunan ABD üstlerine üç kere füze saldırısında bulundu.

Malum çevreler ısrarla ve ıkına sıkına füzelerin İran’dan atılmadığı  ihtimali üzerinde dans edip  dursalar da, Ankara atılan füze parçalarının teknik inceleme sonucunda İran’a ait olduğunu açıkladı.

Dünyada bir çağ dönüşümü yaşanıyor ama evrensel “hukuk yeniden egemen olmaz” ve “Gelir dağılımı adaletsizliğini hızla  çözemez ise,insanlar bu çağ dönüşümünün karşılığında daha da ağır faturalar ödemeye devam edecek gibi…  

Düşünün ki,dünyanın en zengin 10 kişisi, dünya Nüfusunun yüzde 40’na tekabül eden 3 Milyar yüz milyon insanın, toplam servetinden daha fazla mal varlığına sahip.

Bu tablo nereye kadar gider.

Ya siyasette fili durum?

Birde düşünün  Trump gibi seçilmiş hukuk tanımayan baskıcı  siyasiler  Güç ve Yargı Yolu” ile “içeride ve yeryüzünde hukuku boğmaya ve tanımamaya”  devam ederlerse.

Bu savaş küresel krize dönüşebilir.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar