Mehmet TIRAŞ
Kızılay dijital ve görsel tüm mecralarda,“81 il de 81 Aşevi Projesiyle Sofrada Senin de Tuzun Olsun” kampanyası başlattı.
Ayrıca Kızılay, bir de milyonlarca vatandaşın cep telefonuna mesaj atarak ‘50 Lira’ isteyerek bu kampanyaya destek olmalarını istedi.
Kızılay’ın 81 ilde “81 AŞEVİ” kampanyası ülkede milyonlarca insanın “açlık ve yoksulluk” içinde yaşadığının bir belgesidir.
Siyasal iktidar “60 milyon insan açlık ve yoksulluk” içinde yaşıyor diyenleri, algı operasyonu yapmakla suçluyordu.
Kent Lokantası açan CHP’li belediyeleri de yoksulluk edebiyatı yapıyorlar diyordu.
Ucuz ekmek kuyruklarına da mizansen diye ciddiye almıyorlardı.
AKP’li Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in “Haydi Sofraya” lokantasını açması ile sesleri ve solukları kesildi.
Bir de Kızılay’ın 81 ilde 81 AŞEVİ kampanyası muhalefeti doğruladı.
Siyasal iktidar şimdi dut yemiş bülbül oldu.
Üstelik Kızılay’ın ”81 il de 81 Aşevi” kampanyası iktidar talimatlı olduğu da sır olmasa gerek…
Dünya bankası da 1.99.6 kilogram ile dünyada kişi başına en fazla ekmek tüketen ülkenin Türkiye olduğunu açıkladı.
Devlet kurumu TÜİK’te son iki yılda yaklaşık 1 Milyon kişi İstanbul’dan geçinemedikleri için göç ettiğini;
“2023 yılında 581 bin,2024 yılında ise yaklaşık 369 bin kişi toplam 950 bin kişi mega kenti terk ettiğini açıkladı.”
Yaşamın pahalılığı sarsıcı…
4 kişilik bir aile için açlık sınırı 30 bin 142 lira…
Ve bir ilk yaşandı…
Asgari ücret 28 bin 75 lira ile ilk defa açlık sınırının altında kaldı.
5 milyon emekli ortalama 20 bin lira ile geçiniyor.
30 milyon çalışanın yarısı asgari ücretten maaş alıyor.
15 milyon emeklinin ortalama maaşı asgari ücretin altında ve 23 bin 998 lira. Asgari ücretin altında.
Ortada Böylesi vahim bir “açlık ve yoksulluk” tablosu varken…
Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan,3 Ocak 2026 Tarihinde İstanbul Kongre Merkezinde yaptığı konuşmada;”2025 yılının sonunda Milli Gelirin 1 Trilyon 550 milyar dolara çıktığını” açıklıyordu.
Ülke zenginleşiyor ise bu vatandaşın alım gücüne niye yansımıyor?
Fiyatlar niye düşmüyor?
Ülke zenginleşiyorsa;
“Kızılay’ın 81 il de 81 Aşevi açma kampanyası, ne?”
Başbakan olduğu dönemde Erdoğan, “2010 yılına kadar benim iktidarımda alım gücü düşen bana oy vermesin, diye her ortamda yüksek perdeden konuşurken, şimdi “alım gücü” lafını ağzına bile almıyor.
Açlık ve yoksulluk tablosunun koyulaşması bir süreç içinde geçekleşti.
Süreç 2018 yılının Haziran ayında adına ;“Cumhurbaşkanlığı hükümet modeli” denen “kuvvetler ayrılığını askıya alan”, “ucube sisteme geçilmesi” ile başladı.
Bu sisteme geçilince güya her şey tek bir imza ile halledilecek; Döviz,altın ve enflasyon kontrol altında tutulacak, fiyat istikrarı sağlanacak…
Vatandaşlar arasındaki gelir dağılımı da düzelecekti.
Düzeldi mi?
Toplumun en varlıklı 4 milyon kişisi milli gelirin yüzde 48’ni alıyor.
Tam tersine kısa sürede bütün göstergeler tersine döndü ve tepe takla oldu.
Eğitimde kalitenin bozulması da zemini çürüttü.
67 olan üniversite sayısını 209’a çıkarttılar.
2024 yılında 4 bin kişiyi profesör yaptılar.
Liyakati değil sadakati önemsediler.
Böyle olunca da toplumun en eğitimli ve üretken liyakat sahibi,farkındanlık yaratan meslekli orta gelir grubunu ortadan kaldırdılar.
Eğitimli bu orta sınıfın kaybolması yoksulluğu da körükledi.
Katma değer yaratan,yeryüzü ile rekabet içinde olan bu grup yok olunca;siyasal iktidar çalışanlar arasındaki ücret farkını düzelteceğim derken;“Yoksulluğu” toplumun ortak kaderi yaptı.
Ucube sisteme geçmeden önce döviz ve altının, akaryakıtın litre TL fiyatlarını da hatırlar mısınız?
-Çeyrek altın 305 lira iken, bugün 10.340 Lira,
-Gram altın 188 lira iken, bugün 6.250 Lira seviyesinde müşteri buluyor.
-Benzinin litresi 6.35 Lira iken, bugün 50 Lira,
-Motorinin litresi 5.75 lira iken,bugün 52 Liradan satılıyor.
Görüldüğü gibi hiçbir sorun çözülmezken.
Döviz ve altın tüm zamanların rekorunu kırdı, kırmaya da devam ediyor.
TL’nin kan kaybı önlenmezken, TL sadece Dolar ver Euro karşısında değil, Afgan Aganisi dahil,tüm yabancı para birimleri karşısında değer kaybetmeye devam ediyor.
Toplumsal sorunları çözemedikçe siyasal iktidar;”iktidar ömrünü uzatmak ve ucube sistemi ayakta tutmak için, muhalefet partilerinden seçilmiş milletvekili ve belediye başkan transferlerine yöneldi.”
Şahsım devletin sahibi önceden kendi partisinden istifa edip başka partiye geçen milletvekillerine; “ahlaklı bir insansanız milletvekilliğinden de istifa edersiniz” diyordu.
Şimdi partisine geçen vekillere ve Belediye başkanlarına canlı yayınlarda törenle rozet takıyor, büyüyerek, güçlenerek yolumuza devam ediyoruz,evinize de hoş geldiniz diyor.
Yaşadığımız tüm olumsuzluklar Demokrasi ve Hukuktan uzaklaşmanın sonucu değil mi?
Aman dikkat!
Belalı bir coğrafyada yaşadığımızı, etrafımızın ateşten bir çember olduğunu aklımızdan çıkartmayalım.
Dilimiz varmıyor söylemeye ama siyasal iktidar kuvvetler ayrılığına dönmez ise; İran ve Suriye’de ki olaylara benzer sosyal patlamaları her an yaşayabiliriz.
İran’da kitleler sokaklarda ne diye bağırıyor “Geçinemiyoruz” diye.
Bizde de son aylarda ülkenin dört bir yanında insanlar benzer taleplerle sokaklarda; ”Geçinemiyoruz, Hak-Hukuk Adalet” diye yürümüyorlar mı?
İran da son üç haftadır insanlalar sokak gösterileri yapıyor ve çatışmalar oluyor. Olaylar ülkenin 31 eyaletine yayılmış durumda ve iç savaş görüntüleri izliyoruz. İran’da bugüne kadar sokak çatışmalarında 3 bin kişinin öldüğü, 10 bin kişinin de gözaltına alındığı haberleri geliyor.
Eşit vatandaşlık Hukukunu devre dışı bırakır, güvenlik politikalarıyla ülkeyi yönetmeye ve muhalefeti de susturmaya kalkarsanız…
Zor oyunu bozar anlayışı kendiliğinden devreye girer.
Kızılay’ın 81 il de 81 Aşevi açma kampanyası “açlığın ve yoksulluğun” ülkenin dört bir yanını sardığını gösteriyor.
Komşu ülkelerdeki olaylar “rüzgârı arkasına alan orman yangını gibi” durdurulamıyor.
Tekrar aman dikkat diyoruz.
Yazarlar
-
İlhami IŞIKBu toplumda herkes devletçi! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciDemokrasilerde “Taban İstilası” 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANSiyasi dava… Sansür yasası! 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart’ın Direniş Ruhu ile Özgürlük ve Demokrasi Newrozu’na Çağrı... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRDünya büyük çağ değişiminde: Yükselen milliyetçilik, korkunun refleksi 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURTürkiye’nin en etkili hava savunma sistemi… 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMANİran savaşında Türkiye boyutu 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTrump’ın en büyük yanlışı, açmazı anlayamadığıdır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞATEŞ AVUCUMUZUN İÇİNDE... 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanBiz Türkiye’yiz, ‘Büyük ülke’ masalı bizde böyle yazılır 9.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünSavaş nasıl ve ne zaman bitecek? 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİBüyük işgal projesi ve İran 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENİnsanlık Trump’ı durdurmalı 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUSavaş ne zaman biter? 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANİran’dan Türkiye’ye yansıyanlar 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAkçakoca sapağı… 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -5- İşte ülke böyle çürüyor: Tapeler çıktı! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBinlerce kadın Taksim'den sesleniyor: "Bitmeyecek bu İSYAN" 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKutsal haydut! 8.03.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİNATO’dan çıkmamakla iyi mi etmişiz? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜçüncü dünya savaşı bu mu acaba? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERİran savaşı ışığında dezenflasyon süreci 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİran savaşının gölgesinde siyasal tutarsızlık 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçÜniversitenin-akademinin kamusal bir derdi var mıdır? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRİyi ki Güney Afrika ve İspanya var… 6.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
2.03.2026
23.02.2026
16.02.2026
9.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
5.01.2026
29.12.2025