Mensur Akgün
Bir süredir Venezüela Venezüela diyen Trump, sonunda dediğini yaptı. İçeriden yardım alsa da kabul edelim ki başarılı bir operasyonla ülkenin başkanını ve eşini alıp New York’a getirdi, saçma sapan suçlamalarla mahkemeye çıkarttı. Yaptığının hakla, hukukla, BM ilkeleri, Viyana Sözleşmeleri ve hatta Amerika’nın yasal düzenlemeleriyle uzak yakın hiçbir alakası yok. Meşrulaştırma çabaları, Irak işgali öncesinde uydurulan gerekçelerden dahi kötü.
Ancak gösterilen tepki çok cılız; çünkü kimse Trump ve yönetimini karşısına almak istemiyor. İspanya, Rusya ve birkaç Latin Amerika ülkesi açık açık eleştirdi. İngiltere “hukuk bizim için önemlidir” demeyi, Yunanistan ise geçici üye olarak bulunduğu Güvenlik Konseyi’nin pazartesi günkü özel oturumunda Trump’ı neredeyse alkışlamayı seçti. Kamuoyları da zaten olayın magazinsel boyutlarıyla boğuldu.
En az maliyetle böylesi bir başarıyı yakalayan, bir başkanı devirip yerine yardımcısını koyan, “bundan sonra ülkenin zenginliklerinden başkaları değil biz yararlanacağız” diyen Trump ise Kolombiya’ya, Meksika’ya ve İran’a da gözdağı verdi. Grönland’a güvenlik nedeniyle çok ihtiyaçları olduğunu söyledi. Yardımcılarından birinin eşi, sosyal medya mesajında Grönland üstüne bayrak dikti. BBC de sıradaki ülkelerin olası listesini yayınladı.
İlk piyangonun kime çıkacağı henüz belli değil ama en talihli aday Danimarka olacağa benzer. Küba ve Kolombiya’nın da şansı yüksek. Onlardan önce de 10 günü aşkın süredir sokak gösterileriyle sarsılan İran var. Eğer rejim reflekslerine geri dönecek, gösterilere kıyımla karşılık verecek olursa, Venezüela benzeri bir operasyonun orada gerçekleşme ve bu kez rejimin Mossad’ın da desteğiyle devrilme olasılığı güçlü.
Danimarka rejimini ve Avrupa anakarasındaki toprak bütünlüğünü korur; fakat baskıyla, yakın dostlarının telkin ve arabuluculuğuyla Grönland’ı sonunda makul bir fiyata satmaya razı olur. Trump, tarihe ülkesine en az Louisiana alımındaki kadar büyük bir toprak parçasını katan çılgın büyük başkan olarak geçer. Avrupa da Rusya tehdidi ve Çin’in şahlanışı karşısında Amerika’yı kaybetmemiş olmakla avunur.
Diğerleri ya terbiye olup artık Donroe Doktrini olarak anılan Amerika’nın yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi’nde ifadesini bulan, çoğu kendilerine de tebliğ edilen çıkarları korur, Amerikalı şirketlere kapılarını sonuna kadar açar, BRICS gibi maceralardan uzak durur. Ya da fırsat maliyeti düşük doğrudan müdahaleden örtülü operasyona uzanan bir menüde Trump’ın ve çok olasıdır ki bundan sonraki Amerika başkanlarının hedefi olur.
Zayıf bir olasılık olmakla birlikte Avrupa belki olan bitenden ders çıkartır; kapana sıkıştığını, Ukrayna savaşının bitmesinin, Rusya ile ilişkilerin normalleşmesinin, hak ve hukuku işlerine gelmediğinde göz ardı etmenin maliyeti olduğunu kabullenir. Kural bazlı uluslararası sistemin sözde kalmaması gerektiğini, daha da önemlisi pek sevdikleri 1938 Münih analojisinin Rusya’dan çok Amerika’ya uygulanabileceğini idrak eder. Uluslararası normlara —umut bu ya— Gazze’de de Venezüela’da da sahip çıkar.
Ama dediğim gibi bu çok zayıf, en iyi ihtimalle de uzak bir olasılık. Ne Avrupa’nın iffetine ne de Amerika’nın niyetine güvenebiliriz. Venezüela darbesinden dersler çıkartmak, kendimizi ahlaken eleştirmekle tevekkül arasında sıkışmaktan kurtarmak zorundayız. Başta Dışişleri Bakanlığı, MİT, TSK, AFAD, hatta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı olmak üzere hepimiz darbenin stratejik ve operasyonel özelliklerini çalışmalı, Trump dostluğuna bel bağlamamalıyız.
Ayrıca bu kadar akışkan bir zeminde itidali de hiçbir zaman elden bırakmamalıyız. Çıkarlarımızı doğrudan ilgilendirmeyen hiçbir alanda ön planda olmamaya, teşvik ve tahriklere kapılmamaya özen göstermeliyiz. Bu küresel sismik çalkantının bizim açımızdan fırsatlar doğurabileceğini ama önce başkalarının fırsat penceresi olarak görebileceği sorunlarımızı çözmemiz gerektiğini unutmamalıyız…
Yazarlar
-
Fehmi KORUDünyayı aldatamıyordu Trump, ülkesi, halkı da uyanmaya başladı… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürk Siyasetinde Belirleyici Olan Dinamikler 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUKemalistin bilinç altı 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBütün otokratların dilinde aynı hikaye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENSuriye… Kürtler için acı bir anlaşma… 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞHukukun her alanında gerileyen Türkiye 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranRojava’da “Gün batımı!” 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDünya bildiğin gibidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLaikliği savunmak bir özgürlük, bir hak ve yurttaşlık görevidir 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kahveciİktidarın ‘seçim argümanı’ ne olur? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRİTO’da tartışma yaratan sunum: ‘Seks sektöründe 100 bin kadın ve kız çalışıyor’ 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANTerörsüz Türkiye’yi neden halka anlatamıyorlar? 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMKürşat Timuroğlu’nun anısına 26.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünMedeniyetler savaşı mı başladı? 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Darbe anayasası’ 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURCereyanda kalan fikirler… 25.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA"TKP 7. KONGRESİNİN "NEREDE KALMIŞTIK" İFADESİNİ DOĞRU ANLAMAK" 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTarımda bitmediysek bu iftarlar niye pahalı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZYirmibir yıl sonra: ‘Büyük Devlet’ sözüne ne oldu? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRAİHM ve AYM kararlarına uyulmalı tavsiyesine ihtiyaç var mıydı? 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerKÜMELEŞMELER VE ORTAK RUH HALLERİ ÜZERİNE 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENSiyasette mertlik-ahlâkîlik 24.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKSadece bir örgütün kendisini feshetmesi değil bu 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRKutuplaşmalar gündelik hayatı belirliyor; toplumsal güven zemini nasıl onarılacak? 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakGeliyorum diyen krize dikkat! 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAltmış sayfalık umut… 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞSON ÇİVİ... 23.02.2026 Tüm Yazıları




























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.02.2026
8.02.2026
4.02.2026
28.01.2026
25.01.2026
21.01.2026
18.01.2026
14.01.2026
11.01.2026
7.01.2026