Mücahit BİLİCİ
Vahidiyet, parçalardan oluşan bir bütünün ancak toplamında/toplanmasında ortaya çıkan kimliğe verilen isimdir. Ehadiyet ise bir parçada ortaya çıkan kimliğe verilen isimdir. Tevhidin federal versiyonuna Vahidiyet, üniter haline de Ehadiyet diyoruz.
Vahidiyet ve Ehadiyetin ikisi de bir’liği ifade ederler. Vahidiyet biraraya gelmişlerin oluşturduğu birliği ifade eder. Ehadiyet biraraya gelmek zorunda olmayan her bir tarafın sahip olduğu birliktir.
Vahidiyet parçalı bir bütünün parçalarının oluşturduğu bütünlüktür. Ehadiyet yekpare bir bütünün bütünlüğüdür.
Vahidiyette bütün bir puzzle’dır. Parçalar birleşince ancak ortaya çıkar resim. Ehadiyette ise tek parça aynı zamanda bir bütündür. Resim tekte (başkasıyla birleşmeden) ortaya çıkar.
Vahidiyet ortakların şirketindeki birliktir. Ehadiyet tek patronlu bir şirketin ortaksız sahipliğidir.
Vahidiyet kırılır, Ehadiyet kırılmaz. Parçalar eksik olsa vahidiyet tecelli etmez. Ehadiyet ise bir parçanın bizzat bütün sayılmasını gerektirdiği için tekte bütündür, yekte tecelli eder.
Vahidiyet sıfatlarda ortaya çıkar. Fasıla ve fasiküllerin birleşmesiyle bütünlüğünü bulur, cildini tamamlar. Yani Zat’ın yansımadaki ilk dağılmasıyla oluşan parçalardaki aynı kaynaktan gelmeklik halini ifade eder Vahidiyet. Dolayımlıdır.
Ehadiyet ise Zat’ta, araya boşluklar girmeksizin vardır. Yani Zat’ın alemde ama alem içinde ayrışmadığı yekparelik haline Ehadiyet diyoruz.
Çokparçadan oluşan bütüne Vahidiyet, tekparçadan oluşan bütüne Ehadiyet diyoruz. İlki birleşmenin bir’i’dir. İkincisi tekliğin üniterliğidir.
Her Vahidiyet Ehadiyeti yakalamak ister. Yunus peygamberin balığın karnındayken yaşadığı tecrübe çokluğun eksilerek tekliğe inmesini ifade ediyor: “Nur-u tevhid, sırr-i ehadiyet içinde inkısaf etti” denilirken kastedilen budur: Vahidiyet boşluklardan arındırılarak Ehadiyete dönüştürülmüştür. Yani önce ışığın sadece tünelin ucuna münhasır olacak şekilde tünelin başka her yerinden kaybolup ortamın karanlıklaşması durumu yaşandı. Buna başka tüm çıkışların iptal olması da diyebiliriz (“esbab bilkülliye sükut etti”). Çünkü ışığın birden fazla şeye yayılması veya birden fazla kaynak veya yansıtıcıdan size ulaşması durumunda güneşe ulaşmak için etrafa dağılmış bütün o ışıkları toplamak gerekir. Fakat eğer sadece bir yerden ışık geliyorsa, dağılmayı tersine çevirmek (yani ayrışmışlığı gidermek) yerine teke yönelmek zorunda kalırsınız. Bu da yönelmenin ve istemenin en kayıpsız konsantrasyonunu netice verir. Bu konsantrasyon şüphesiz safi ve rafine bir ihlastır ve ihlasla yapılan bu yöneliş ve dua kabule daha yakındır.
Güneş her parlak şeyde bir bütün olarak görünebildiği gibi (Ehadiyet), her parçada kısmen görünmekle parçaların toplamında ancak bir bütün olarak görünebilir (Vahidiyet). Bir şiir veya şarkıda denildiği gibi eğer kendin veya birisi için “güneş topla”mak istersen bunu iki şekilde yapabilirsin: Parçaların bütününde parçaları toplayarak (Vahidiyet) veya her parçada bütünü bularak (Ehadiyet). Allah kainatta Vahidiyetiyle zaman ve mekana yayılmış bir varlık tecellisi gösterdiği gibi, Ehadiyetiyle de her bir şeyde Ona götüren bir QR code dercetmiş gibidir. Parçalardan oluşan puzzle’ın genişliğinde bulduğun ile her parçadaki derinlikte aradığın şey yine “bir” (vahid) ve “tek”tir (ehad).
Yazarlar
-
İbrahim Kahveciİktidarın iktidarda kalma maliyetini kim ödeyecek? 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarOrtadoğulu erkekler 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYADemokratik Bütünleşme; Özgür Yurttaşlık ve Toplumsal Sözleşme Temelinde Yeni Bir Siyasal İnşa... 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİParça ve Bütün (Vahidiyet ile Ehadiyet) 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞCHP sağa açılmayı yanlış mı anladı acaba? 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRKutuplaşmalar gündelik hayatı belirliyor; toplumsal güven zemini nasıl onarılacak? 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALAltmış sayfalık umut… 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBüyükelçi nasıl böyle konuşabiliyor, artık biliyoruz 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURMevsim normallerinin üstündeki uzlaşma bize ne söylüyor? 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERUmut hakkı tartışması 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKSadece bir örgütün kendisini feshetmesi değil bu 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞSON ÇİVİ... 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakGeliyorum diyen krize dikkat! 23.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolBağımsız yargı Trump’a dur dedi 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhan ÇETİNŞaşırdık mı? Hayır! 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUTrump İran’ı vurdu mu, vuracak mı? 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTaha Akyol’dan Albert Camus’ye… 22.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraUmut Hakkı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUBirlikte mi, ayrı ayrı mı: Bütün mesele bu… 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNBaşkanın tüm tarafları 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezLaiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanTürkiye’nin Ak Partili aydınları ve yargıçları Amerikan Yüksek Mahkemesi kararını okur mu? 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENAnadili, kimin dili! 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİGeçinemeyen milletin geçinemeyen siyasetçiye bakışı 21.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçKomisyon raporu önemli bir şeyler söylüyor mu? 20.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENEve Dönüş 20.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
23.02.2026
6.02.2026
26.01.2026
20.01.2026
23.12.2025
7.12.2025
13.11.2025
12.11.2025
31.10.2025
20.10.2025