Ömer F. Gergerlioğlu
En bitmeyen şey sorunlar ve en aranan şey de bunların çözümüdür herhalde. Anlayışlar, görüşler hep bunlar için çıkmıştır, popüler olmuştur veya gerilemiştir; ama bu arayış bitmemiştir.
Herkesin herşeyden şikayetçi olduğu bir zaman ve mekan diliminde yaşıyoruz ama "çözüm nasıl olacak" diye sorduğumuzda maalesef kayda değer çözümler göremiyoruz.
Çağlar boyu insanlığın hakikat arayışı bitmemiştir. Ama çoğunlukla boş yere kürek çekilmiş, hayaller ve hülyalar peşinde büyük çabalar sarf edilmiş, yanlış çözümlerden dolayı büyük bedeller tüm insanlığa da ödetilmiştir.
Bu ülkede de her dönem mağdurlar olmuştur. Görünen o ki mağdur olmayan yoktur ama çözüm noktasında halen bir konsensüs oluşmamıştır. Birçok artık klasik olmuş kitabın, ünlü yazarın anlattığı hep aynıdır aslında. "Aradığın derman uzaklarda değil, sendedir. Fersah fersah yolculuk yapmana gerek yoktur, meseleyi çok komplike hale getirmene gerek yoktur, çözüm yanıbaşındadır, sendedir, kendini aşmadadır. Çok büyük gayretler sarf ederek yenmeye çalıştığınının en ucuz ilacı senin iradendir aslında" der insanlık tarihinin farklı tarihlerden ve bölgelerden muteber bilgeleri.
Günümüzde de artık bir çıkmaz sokak halini almış olan sorunlarımızın çözümünü ancak bu anlayışla çözebileceğiz. Duyarsızlığa, ertelemeye, taca atmaya bakmayacağız. Umursamayanın da başına aynısının geleceğini çok iyi bilerek, kalıcı ilkelerden vazgeçmeyeceğiz. Yoksa çok açık çözümün önündeki bir engel de biz oluruz.
"Kendi nefsin için istediğini kardeşin için de istemedikçe iyiliğe ermiş olamamak" sadece dini bir emir değil aslında tüm öğretilerde rastlanabilecek ahlaki bir ortak paydadır. Bu ortak payda iyiliklerin, güzelliklerin kapısını açar ancak. Yoksa sadece şikayetlenmeyle varacak bir yerimiz yoktur.
Aslında birisine maddi yardım yapan kendisine yardım yapıyordur, zira fedakarlığıyla azgın nefsinin isteklerine teslim olmadığını gösteriyordur. Başkasının hakkına sahip çıkarken aslında yine kendi nefsine yardımcı oluyordur zira hak talep ederken haddi aşacak isteklerini terbiye edenin kendisi olduğunu göstermiş olması onu hakkaniyet sınırları içinde tutacak en iyi mekanizmadır.
Ha bire statükoyu sorguluyoruz her dakika eleştiriyoruz ama bir gün bir bakıyoruz ki başkasında kızdığımızın aynısını biz yapıyoruz. Mutlaka ötekileştiriyoruz, ne tanışıyoruz ne de empati yapıyoruz. Bütün bunlardan sonra bilmeliyiz ki hakkımıza, hukukumuza ötekinin hakkına riayet etmeden sahip olamayacağımızı öğrenemediğimiz müddetçe statükoyu sorgulama şansımız olmayacaktır.
Büyüklenen çok düşünceye, kişiye baktığımda aslında ayaklar altına aldığı muhatabına ne kadar muhtaç olduğunu gürmüş, anlamışımdır. Dermanına zulmedenin düştüğü hal kadar büyük bir zavallılık ve kötü bir akıbet olabilir mi? Günümüzde bunun güncel örneği çok fazla, bu perspektiften değerlendirdiğimizde insanları eze eze tepelere çıkanın o yükseklerden uçuruma düşüp nasıl helak olduğunu hep görüyoruz, güncel örneği çok fazla. Bu örneklerin son halleriyle bile meseleyi anlamamış olmaları hazindir ama örnek çıkarması gerekenlerin bunu yapamaması daha hazindir.
Bir sürü klasik kitabı okumaya çok gerek yok aslında. Kendimizde olanı değiştirmediğimiz müddetçe toplum değişmeyecek. Önemli olan ders alabilmek, değişim yönünde adım atabilmek ve somut anlamda değişebilmek, dönüşebilmektir. İddialarımızla, iddiasıyla, iddialarıyla imtihan edilen çok insanın olduğu bir dünyada güncel hayatın insanı genelgeçer doğruları düşünmekten uzaklaştıran aldatıcılığından, yoğunluğundan, yalancı tadından uzaklaşabilmeliyiz.
Niye mi bunları anlattım? En yakın birçok olay ve kişiye bakın, anlaşılır. Nefsimize bakalım, anlaşılır. Sevdiklerimize bakalım, anlaşılır. O halde yapılması gerekenlere odaklanalım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeni gelen bakanlara “Hoşgeldiniz” yazısı… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUİrfan Fidan’dan Akın Gürlek’e… 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZGüvenlik paradigması çağında Kürt Meselesi: Yeni statüko ve arayışlar 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRVe siyasallaşan yargıda yeni eşik 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAÖzgür Önderlik – Özgür Rojava – Jin, Jiyan, Azadî... 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolYine yolsuzluk sorunu 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanEvrensel hukuk ilkesini rafa kaldırdığınızda neler olur? 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANDemirel’in köprüsünü sattırmam… Özal’ın köprüsünü sattırmam… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.08.2020
26.08.2020
9.02.2018
5.02.2018
3.02.2018
25.06.2018
23.06.2018
18.06.2018
12.06.2018
11.06.2018