Tuncer KÖSEOĞLU
Doğrusunu söylemek gerekirse; memlekete duyduğum sevgiyi bayrağa karşı aynı yoğunlukta duymadım. Bayrağa karşı gösterilen aşırı sevgiyi ‘fetiş’ bulmuşumdur çoğu zaman. 15 Temmuz ülke için milat olduğu kadar benim için de oldu. Elinde sadece bayrakla bir tankı durdurabileceğine inanan insanlar gördüm o gece. Durdurdular da…
Hiçbir ideoloji, hiçbir sevgi ve aidiyet duygusu yapamazdı o gece bayrağın yaptığını. Bayraktan aldıkları güçle tekbir getirerek yürüdüler tankların, tüfeklerin üzerine. Ülkeyi işgal etme girişine kalkan hain alçaklara karşı direnen memleket insanlarının destansı hikâyelerini okudukça, gördükçe ve izledikçe bayrağın o ilahi gücüne inanıyorum artık.
15 Temmuz’da yapılmak istenen sadece FETÖ’cü bir darbe kalkışması değildi. ABD’nin ve Avrupa’nın bu hain darbe girişimine verdikleri tepkiden bu durumu anlamak zor değil. Kanlı darbenin koçbaşlığını yapan FETÖ, aynı zamanda ülkede olası bir iç savaş çıkarmayı hedeflemişti. Toplumun değişik mezheplerinin yanında yaşam alışkanlıklarından kaynaklanan bir iç savaş ve sonrasında ‘büyük abiler’ tarafından el konulan bir memleket olacaktık belki de. Emperyalizmi ‘demokrasi’ örtüsüyle örten ve işgal ettikleri ülkelerde kan ve acıdan başka bir şey vermeyen bu ‘büyük abiler’ aynı oyunu bize de oynamak istediler. Geçit vermedi bu halk. Vermediği gibi, planlananın aksine yaşam alışkanlıkları, mezhebi ne olursa olsun geçmişte yaşanan kamplaşmanın aksine birleştiler. O bayrağın gölgesi altına girdiler.
Geçmişte yaşanan ayrışmalar, kamplaşmalar, ötekileştirmeler bu alçakça saldırının taşlarını döşemişti bir şekilde. Bu taşlar, çıkan darbe kalkışmasıyla birlikte bir iç savaşa dönecekti. Bu alçakların istedikleri olmadı. 15-16 Temmuz’dan sonra düşüncesi ne olursa olsun bu toprakları vatan belleyenlerin aynı bayrak altında toplandıklarına şahit olduk. Bedenleriyle, çıplak ellerinde sadece al yıldızlı bayrağa güvenerek sokağa çıkan insanların tankları, ağır silahları, bombaları durdurduğuna şahit olduğumuz gibi…
15 Temmuz bize geçmişte yaşanan kavgalar ne olursa olsun, bayrağın düşmesinin insanları bir araya getirdiğini de gösterdi. İşgal edilmiş, bayrağı yere düşmüş bir ülkede farklı yaşam alışkanlıklarını birbirine dayatsan ne dayatmasan ne. İç savaşın kanlı cehenneminden kaçmaya çalışan insanlar gibi eşitlenirdik başka ülkenin kaldırımlarında. Bunun için Mevlana’nın sözüne kulak vermeli: “Dünle beraber gitti cancağızım. Ne kadar söz varsa, düne ait. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.” O yeni söz de dini mezhebi yaşam alışkanlıkları ne olursa olsun bu toprakları vatan belleyen insanların aynı bayrağın gölgesinde yaşaması olur. Hiç düşürmecesine.
Pazar günü Yenikapı’da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısıyla ‘Demokrasi ve şehitler mitingi’ yapılacak. Mitinge Ak Parti’nin dışında CHP ve MHP de katılacak. Bu topraklarda en azından ben ahir ömrümde ilk kez böyle bir ortak mitinge tanık olacağım… Memleketin en zor dönemlerinden geçtiği günlerde böyle şık hareketlere çok ihtiyacımız var. Parti olarak HDP’ye çağrı yapılmaması içimizi burksa da, bu partinin tabanını oluşturan insanların mitinge katılacağını umuyorum. Çağrıda hiçbir siyasi partinin ve örgütün bayrağı ve flaması olmayacak. Sadece Türk Bayrağı. İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un dediği gibi: “Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl; Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet. Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl! Bayrağı böyle bir alçakça saldırıda yere düşürmeyip, onu en güçlü silah yaptık ya; umutluyum çok aydınlık yarınlardan…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.12.2023
20.05.2023
7.03.2022
1.03.2022
14.02.2022
28.01.2022
24.01.2022
12.01.2022
29.12.2021
20.12.2021