Vahap COŞKUN
Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Mehmet Kaya, Gazete Duvar’dan İrfan Aktan ile yaptığı söyleşide önemli bir iddiada bulunuyor. Kaya, Türkiye’nin 2013-2015 yılları arasında, Kürt meselesini çözmek adına önemli bir tecrübeden geçtiğini, ne yazık ki bunu başaramadığını, ama bu başarısızlığın yeni bir çözüm denemesinin olmayacağı anlamına gelmeyeceğini söylüyor. Benzer sorunları yaşayan pek çok ülkenin ancak çok sayıda denemeden sonra hedefine vardığını belirten Kaya, mevcut şartlara ve birtakım temaslara dayanarak, Türkiye’nin “yeni bir çözüm sürecinin kıyısında” olduğunu ifade ediyor.
“Gemiyi yüzdürmek”
“Belki önceki sürecin yol ve yöntemleri uygulanmayacak ama bir şeyler olacak. İktidarın yapısında sorunlar var ama bana göre bunun aşılmasına yönelik güç de var. Artık cumhuriyetin ilk yılları değil. Dünya değişiyor, meseleler yerelde kalmayıp globalleşiyor ve ülkeyi zorluyor. Güçlü bir ülke olmak istiyorsanız, sürekli güvenlik harcamaları yaparak, halkın oy verdiklerini hiçe sayarak yol alamaz, iktidarda kalamazsınız. AK Parti’nin bunu gördüğünü düşünüyorum. Yeni bir çözüm süreci yapılacak, başka şansımız yok. Bunu bu şekilde yapmaktan başka çare yok.”
Erdoğan’ın daha kısa bir süre önce Demirtaş’a yönelik “terörist” ithamını ve serbest bırakılmayacağını ima etmesini hatırlatan Aktan’ın, bu noktada Kaya’ya “yeni bir çözüm süreci” ile ilgili sözlerinin bir temenni mi, genel bir analiz mi, yoksa bilgiye dayalı bir öngörü mü olduğunu sorması üzerine Kaya, bunun “temenniyi aştığını” söylüyor. İktidarın sert söyleminin 2013’deki çözüm sürecinin öncesinde de var olduğuna dikkat çekiyor:
“Doğrusu bunun temenniyi aştığını, ülkenin koşullarından, gidişatından, yaptığımız görüşmelerden edindiğimiz kanaatten kaynaklı bir değerlendirme olduğunu söyleyebilirim. Yeni bir çözüm süreci hem gerekli hem de gerçekçi. Cumhurbaşkanının bugün sayın Demirtaş’la ilgili sözleri veya iktidardaki sert açıklamaların benzerleri 2013’te başlatılan çözüm sürecinden hemen önce de sarf ediliyordu. Fakat bu sefer eskisi gibi yöntem ve yol haritalarıyla başlamayabilir. Başka bir yol ve yöntem kullanılabilir ama sonuçta mevcut şekliyle gemiyi yüzdürmenin yolu yok.”
“Bir an evvel hayata geçirilmesi gereken bir zaruret”
AK Parti’nin MHP ile ortaklığının iktidarı zorladığını ve Kürt meselesinde AK Parti’nin politikasının yürürlükte olmadığını vurgulayan Kaya’ya göre, şartlar çok pragmatist bir lider olan Erdoğan’ı mevcut edilgen pozisyonunu değiştirmeye icbar ediyor ve bu da yeni bir sürece kapı aralıyor:
“Bana göre genel tabloya da bakıldığında, yeni bir çözüm sürecinin kıyısındayız. Yöntemi, biçimi, yol haritası farklı da olsa, iktidar 2013’e benzer bir süreci başlatmak ve oluşturmak zorunda. Bunu yapabilir mi, evet, yapabilir. Yapar mı, evet yapar… Sonuçta hem DTSO olarak ilişkilerimiz hem içeride ülkenin beklentilerinin, hem de dışarıda ülkeden beklentilerin bu yönde olduğunu görüyorum.”
Kaya’nın ardından Medyascope’tan Ferit Aslan’a konuşan eski HDP milletvekili ve eski Ağrı belediye başkanı Sırrı Sakık da, iktidarın iktisadi ve hukuki alanda reform yapması gerektiğini belirtti. Yeni bir çözüm sürecinin başlama ihtimali olduğunu söyleyen Sakık’a göre, yeni bir çözüm süreci “bir an evvel hayata geçirilmesi gereken bir zaruret” idi.
“Bir olması gereken”
Gerek Kaya’nın gerek Sakık’ın açıklamalarında ortak bazı noktalar var. Her ikisi de, bir çözüm üretmekten uzak mer’i siyasetin bu şekilde uzun bir müddet daha devam ettirilemeyeceğinin altını çiziyorlar. Haklılar; zira Kürt meselesi hem içerde hem de dışarda yeni boyutlar kazanıyor. Dolasıyla ortadaki “varlığını” her gün başka bir vesileyle hatırlatan bu sorunun “yokluğunu” ya da “görmezden gelinmesini” esas alan bir siyasetin bir yerde mutlaka kırılacağı söylenebilir. Kürt meselesinin yakın tarihi de bu bakışı teyit eden birçok örnek ihtiva eder.
Keza hem Kaya hem de Sakık yeni bir süreci bir “olması gereken” olarak ileri sürüyorlar ki bunda da haklılar. Çünkü bir tarafta etno-politik karakter taşıyan bir meselenin salt güvenlikçi bir anlayışla çözüme kavuşturulamayacağı gerçeği, diğer tarafta ise sınırların içinde ve ötesinde yaşananların siyasi bir perspektifi zorunlu kılması var. Son beş yıldır takip edilen siyasetin Türkiye’yi içerde ve dışarda birçok açıdan sıkıntıya düşürdüğü düşünüldüğünde, demokratik mekanizmaların devreye girmesini savunmak aklın yolunu gösteriyor.
Kulaklara kar suyu kaçırmak
Lâkin “olan ile olması gereken” arasında epey bir mesafe var. Kaya temaslarından, Sakık duyumlarından bahsediyor ve bunlardan hareketle bir süreç tahmininde bulunuyorlar. Temaslar babında bilhassa Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan’ın Diyarbakır’a yaptığı ziyarete sıklıkla atıf yapılıyor. Fakat Orhan’ın temaslarını bir sürecin ön hazırlığı olarak yorumlamanın, gerçeğe denk düşmediği kanısındayım.
Zannımca Orhan’ın temaslarının gayesi, belli bir konuya -yeni bir çözüm sürecine- özgülenmiş bir zemin yoklamasından ziyade, bölgede iktidar ve muhalefetin durumunu ölçmek, iktidara yönelik müspet ve menfi kanaatler hakkında bilgi edinmek, yani genel olarak siyasetin nabzını tutmaktı. İktidar ortağı MHP’yi bu kadarı bile rahatsız etmiş olabilir ama bahse konu temas ve ziyaretlerin, kendisine yüklenildiği kadar büyük bir mana taşıdığını düşünmüyorum.
Ezcümle Kaya ve Sakık’ın beyanları, bazı odakların kulağına kar suyu kaçırması, izlenen politikaların yarattığı tahribatı gözler önüne sermesi ve demokratik bir sürece olan beklentiyi gündeme taşıması bakımından son derece değerlidir. Fakat sınırlı temaslardan çok büyük beklentilere de girmemek gerekir; maalesef halen kıyıdan uzaktayız.
(*) Kürdistan 24, 16.12.2020
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.12.2025
28.10.2025
8.09.2025
3.09.2025
27.08.2025
23.08.2025
19.08.2025
14.08.2025
5.08.2025
29.07.2025