Gökhan BACIK
Türkiye'nin bir Rus savaş uçağını düşürmesinden sonra kritik sorulardan birisi de Rusya'nın buna nasıl tepki vereceğidir.
ABD'nin Moskova'da 2014 yılına kadar büyükelçisi olan Michael McFaul olaydan sonra attığı bir tweet'te şöyle yazdı: “Putin karşılık verecek. Bugün değil, doğrudan değil, simetrik değil ancak Putin bir karşılık verecektir.”
Olayın duyulmasından hemen sonra Suriye krizi üzerine yoğunlaşan Syria Deeply'nin yardımcı editörü Dylan Collins ile Türkiye-Rusya krizi üzerine Skype üzerinden bir mülakat yaptım. Collins'e orada şunu söyledim: Bugüne kadar Rus yetkililer sürekli olarak satır arasında Türkiye'yi “ciddi biçimde” eleştirmektedir. Dikkatli bir bakış ile bu satır arasında Rusların üst düzey yetkililerinin Türkiye'nin IŞİD konusunda bile sorumlu tuttuğunu görmek mümkün.
Tam bunu söylemişken Rusya Devlet Başkanı Putin'in Ürdün kralının hemen yanında açıklamalarını Russia Today kanalından izledim. Putin diplomatik çerçevenin çok dışında çok sert şeyler söylemekteydi. “Arkadan hançerlenmek” bir devlet başkanının kullanacağı nadir cümlelerdendir ve siyasi/sosyal mirası çok kalıcıdır. Dahası Putin, açıkça Türkiye'yi kastederek IŞİD'e yardım edildiğini iddia ediyordu.
Bir süredir Rusya elitleri, Rusların “Türkiye'yi sevmesi yönünde” söylem ve strateji benimsemişti. Dün itibarı ile Rus medyasına yansıyan haberler ve Rus siyasi/akademik elitlerinin konuşmaları şunu açıkça gösteriyor ki ilk aşamada Rusya kendi kamuoyuna Türkiye aleyhine dönüştürüyor. Uluslararası ilişkilerin ince noktalarını okuyanlar için bu, son derece olumsuz ve önemli bir tepki. Eğer şartlar değişmezse büyük ihtimalle Rus elitleri, “Türkiye'ye şüphe ile bakan, Türkiye'yi sevmeyen” bir sosyal hava oluşturacaklar.
Rusya Başbakanı Medvedev mesela dün açıkça “Türkiye'nin yaptıkları de facto IŞİD'e destek sağlıyor.” dedi. Dahası Medvedev, “Bazı Türk yetkililer ile IŞİD, finansal işbirliği içinde.” dedi. Bunlar uluslararası ilişkilerde kolay söylenecek sözler değil. Popüler televizyon kanallarına bakacak olursak alenen Türkiye'nin Rusya'daki statüsünün düşürüldüğünü görüyoruz. Şunun altını çizmek gerekiyor: Muhtemelen Türkiye ilk defa uluslararası sistem içinde bu kadar önemli bir devlet tarafından alenen terörizmi desteklediği iddiasıyla eleştiriliyor.
Dolayısıyla “bak 24 saat geçti Rusya tepki vermedi” diyen indirgemeci görüşü bir kenara atmak lazım. Eğer şartlar değişmez ise çok belli ki Rusya, Türkiye'ye yönelik tarihsel bir vites değişikliğine gidiyor. Ortaya çıkan alametlerden şunu anlıyoruz ki Rus devlet elitleri “bir Türkiye sorunu” olduğunu düşünüyor. Yani Moskova'nın tepkisi “Bu uçak niye düştü?” meselesinin ötesine geçmek üzere. Daha kapsamlı olarak Türkiye'nin dış politikasını ve “gidişatını” Rusya açısından sorunlu görmeye başlamışlar. O nedenle düşürülen jet ile başlayan gerginlik yumuşasa bile yapısal değişimin devam edebileceğini hatırda tutmak gerekiyor.
Ancak ben buraya kişisel endişemi yazmak istiyorum: Benim gördüğüm kadarı ile Rusya, kapsamlı bir anti-Türkiye stratejisi hazırlığı içinde. Üstelik bu Rus jetinin düşürülmesi ile ortaya çıkmadı. Bana kalırsa bu jet olayı “bardağı taşıran son damla” oldu. Dolayısıyla endişem şudur ki jet olayıyla ilgili bir yumuşama olsa bile Türkiye hakkında Rus paradigması öteden beri zaten değişmişti ve düzelmeyecektir. Yani sorun artık düşen jet değildir, sorun Türkiye ve Rusya'nın “iki ayrı dünya görüşü” alanında olduğunun ilanıdır.
Şimdi o nedenle Rusya'nın elinden gelen her alanda Türkiye karşıtı bazı şeyler yapmak isteyebileceğini hesap etmek gerekiyor. Mesela Rusya, Kafkasya'da bazı adımlar atacaktır. Mesela, Akdeniz'de askeri varlığının altını çizecektir. Mesela Kıbrıs ile ilgili süreçlerde BM Güvenlik Konseyi'nde Türkiye karşıtı oy vermekten çekinmeyecektir. Daha önemlisi Rusya bu “anti-Türkiye siyasetini”, İran, Çin, Hindistan gibi ülkeler ile pekiştirmek isteyecektir.
Şimdiye kadarki gelişmelere bakarsak Moskova'nın kapsamlı bir biçimde Türkiye siyasetinde “tarihsel kırılma” için niyetlendiğidir. Daha kötüsü şudur: Moskova, bu Türkiye karşıtı ajandayı bütün muhatapları ile paylaşmak isteyebilir. Böylece dünyada nereye giderse Türkiye hakkında iyi şeyler söylemeyen bir Rus diplomatik mekanizması ile karşı karşıya kalabiliriz.
Suriye meselesi, Rusya ve İran için birinci derecede stratejik menfaat alanıdır. Yani bu mesele İran ve Rusya için hayatidir. Halbuki Suriye konusu hiçbir Batılı ülke için birinci derece stratejik kavga değildir! Mesela Almanya'nın tek derdi “aman daha fazla Suriyeli gelmesindir”. Amerika'nın Suriye'deki stratejik amacını henüz bilmiyoruz bile!
Rusya ve İran bugüne kadar bu mesele için dolaylı olarak savaştılar. Bu iki ülke gerekirse bu meselede doğrudan bir savaşa da girebilirler. Savaşlar bir açıdan öngörülen, bir açıdan da öngörülmeyen olaylardır. Pek çok savaşın ikincil nedeni de savaşa giden süreçte bazılarının “bu zamanda savaş mı olur ya!” şeklindeki yanlış iyimserliğidir.
Yazarlar
-
İsmet BerkanOrtaçağ karanlığına bir adım daha yaklaşmak 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü; Jin Jiyan Azadî ve Kadın Özgürlükçü Paradigma... 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİNATO’dan çıkmamakla iyi mi etmişiz? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜçüncü dünya savaşı bu mu acaba? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİMilliyetçilik Fransız Devrimi ile mi başladı? 7.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUSavaşın mertlikle ilgisi yok… Haberler yalan, operasyonlar çakma… 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİran savaşının gölgesinde siyasal tutarsızlık 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçÜniversitenin-akademinin kamusal bir derdi var mıdır? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol21. Yüzyılın Hitler’i 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciBu ülke bu pahalılığı taşıyamaz 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRİyi ki Güney Afrika ve İspanya var… 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKToplumsallaşmayan süreç enfekte olur 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYEmperyalist Savaşın Gölgesinde 'Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi' Projesi 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraÖğrenme Korkusu 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERİran savaşı ışığında dezenflasyon süreci 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuOrta Doğu’daki diktatörlükler yıkıldığında ne olur? 6.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURİran savaşından Türkiye’ye düşen ilk şarapnel parçaları 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRSiyanür faciasına yol açan madeni 1.5 milyar dolara Cengiz alıyor 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANMolla rejiminde hırsızlık olur mu? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANPKK yine çark edebilir! 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNVaroluş savaşı! 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit Akçay2018-2023 arasında biz ne yaşadık? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye nerede duruyor? 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENKüresel hegemonya mücadelesinde İran savaşı 5.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur Akgünİran Savaşı… 4.03.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezGSYH nasıl böyle yükseldi? 3.03.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.02.2026
31.01.2026
25.01.2026
20.01.2026
13.01.2026
7.01.2026
31.12.2025
24.12.2025
21.12.2025
7.12.2025