Ümit KARDAŞ
2007 yılında Anayasa’nın 101 ve 102. maddelerinde cumhurbaşkanının seçimi ve seçim koşullarıyla ilgili konulara ilişkin önemli değişiklikler yapıldı. Bu değişikliklere göre cumhurbaşkanı, seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları arasından halk tarafından seçilecek. Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri içinden veya Meclis dışından aday gösterilebilmesi en az yirmi milletvekilinin yazılı teklifiyle mümkün. Ayrıca, en son yapılan milletvekili genel seçimlerinde geçerli oylar toplamı birlikte hesaplandığında yüzde onu geçen siyasi partiler de ortak aday gösterebiliyor.
Anayasa’nın 101. maddesinde, ilk hâlini koruyan düzenlemeye göre cumhurbaşkanının tarafsızlığını sağlamak için cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiğinin kesileceği ve TBMM üyeliğinin sona ereceği belirtilmiş. Cumhurbaşkanının tarafsız olmasını gerektiren bir düzenleme de Anayasa m.104/1’de bulunmakta. Buna göre cumhurbaşkanı devletin başı olup, bu sıfatla Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk milletinin birliğini temsil etmekte. Bunun yanında cumhurbaşkanının anayasanın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetme görevi bulunmakta. Bu düzenlemenin, 101. Madde’deki, partili cumhurbaşkanının, seçildiğinde partisiyle ilişkisinin kesileceği kuralıyla bağlantılı olduğu açık. Bu düzenlemeler cumhurbaşkanının tarafsızlığının ve objektifliğinin ne kadar önemli olduğunu göstermekte.
Herhangi bir partilinin cumhurbaşkanı seçilmesi hâlinde bu tarafsızlığın sağlanması sorun oluşturmayabilir. Aday olması kuvvetle ihtimal dahilinde olan Başbakan Erdoğan’ın aday olup cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda ise bu tarafsızlığı sağlayabileceği konusunda ciddi kaygılar bulunmakta. Önce başkanlık sisteminde daha sonra partili cumhurbaşkanı formülünde ısrar eden Başbakan’ın, bu istekleri gerçekleşmeyince politik tarzından ve yaptığı açıklamalardan da anlaşıldığı üzere fiili ve partili bir başkanlık sistemi uygulayacağı görülmekte. Başbakan’ın partiyi ve hükümeti kendi başkanlık profiline uygun hâle getireceği ve partiyle resmen ilişkisini kesse dahi, fiilen irtibatı devam ettireceği de açık.
Fiili başkanlık ile birlikte parti yönetimi ve hükümetle kurulacak fiili irtibat hâli ortaya cumhurbaşkanıyla ilgili bir tarafsızlık sorunu, hatta bir anayasa ihlali çıkarabilecektir.
Başbakan’ın cumhurbaşkanı seçilmesi hâlinde ortaya çıkacak bu sorun dışında seçim öncesi koşulların eşitliği meselesi de önem göstermektedir. 6271 sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu’nun 11. maddesine göre cumhurbaşkanı adayı gösterilen hâkimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, öğretim üyeleri, YÖK, RTÜK üyeleri ve diğer kamu görevlileri, belediye başkanları, subay ve astsubaylar, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar, kamu bankaları ve üst birliklerin yönetim ve denetim kurullarında görev alanlar, aday listesinin kesinleştiği tarih itibariyle görevlerinden ayrılmış sayılmaktalar. Maddede cumhurbaşkanı adayı olacak başbakan ve bakanların sayılmamış olması büyük bir eksiklik ve eşitsizlik.
Seçim yarışının başında imkânlar ve tanınmışlık bakımından önde olan Başbakan’ın seçim gününe kadar görevini sürdürmesi, eşit şartlarda seçime katılma ilkesine aykırıdır. Ayrıca aynı kanunun adaylara yardımı düzenleyen 14. maddesi bu konuda önemli sınırlamalar getirmekte olup, Başbakan’ın bu yetersizlikleri fiili olarak aşacağı açık.
Cumhurbaşkanını halka seçtirmekle demokrasi gelmiyor.
www.umitkardas.com
twitter.com/umit_kardas
Yazarlar
-
Fehmi KORUVenezuela’yı aldı güya, ama para babaları güvence istiyor 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYARojava’dan Ortadoğu’ya Ortak Gelecek Çağrısı; 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUİki ‘dost’: Trump ve Erdoğan 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünBu kadar düşüncesiz olabilirler mi? 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarLinç kültürü değil linç sektörü 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm Süreci, Halep çatışmasına heba edilir mi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUZihniyet akrabası siyasetçiler 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHalep’te “hendek direnişi” kararını kim verdi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİEmeklinin Türkiye Yüzyılı şimdi başlıyor desenize 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRTRUMP'A TEMİZ BİR "ÖDÜL" LÂZIM 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSuriye’deki tehlike 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuDers alınıyor mu? 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergil“Yerli ve Millî” ahlâk yanılsamasına karşı çağrı 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENAmbargo ile diktatörlük arasında sıkışan İran 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKaranlık Orman’ nedir? Trump’ın hepimizi soktuğu yerdir 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNESiyasetin cinselliği 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENİnsan hakları için dış müdahale tartışması 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANCumhurbaşkanı partili mi partisiz mi? 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKNormatif çerçeve, pratik ve Türkiye’nin durumu 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANMADURO 2014 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciFaizi kim düşürmüyor 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanHalkını adalete hasret bırakanların ibretlik hikayesi… 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAK Parti'deki Truva Atları... 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -4- Libya’ya sır seyahat... İki banka yöneticisi kimliğini niye gizledi? 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRŞov bir kez başladığında… 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTrump’ın Venezuela operasyonu ve sistemin çöküşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasTrump’ın yeni ‘dünya düzeni’ ve Türkiye 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNGangsterin dönüşü! 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayBelirsizlikler yılı 2025 geride kalırken 2026 ne getirecek? 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERVenezuela’da hortlayan “Büyük Sopa” politikası 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞBeykoz’da bir Türkiye klasiği 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞİKİ BÜYÜK TEHLİKE: “UYUŞTURUCU VE IŞİD” TERÖRÜ…” 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRAraştırmalarla Kürt meselesi: Kutuplaşmanın niteliği artık ideolojik değil, duygusal 5.01.2026 Tüm Yazıları





































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.11.2025
17.10.2025
1.10.2025
7.09.2025
1.09.2025
27.08.2025
7.08.2025
4.06.2025
25.05.2025
11.05.2025