Ümit KARDAŞ
Silahların susması, gençlerin ölmemesi kuşkusuz önemli bir gelişme. Bu durumun pekişmesi için dağdakilerin, cezaevindekilerin, yargılananların, yurtdışında yaşamaya mecbur edilenlerin affedilmesine ve sisteme katılmalarına yönelik çalışmalar zorunlu. Hakikat, yüzleşme ve izleme komisyonlarının kurulmak istenmesi yararlı. Bütün bu gelişmeler haklarını talep etme noktasına gelmeyi şiddet yöntemiyle sağlamış Kürtler bakımından ve siyasi ve toplumsal barış amacına ulaşmak için gerekli. Ancak bundan daha da önemlisi her kesim için nasıl bir sistem öngördüğümüzdür. Gelenekleri ve kültürü oluşmamış bir demokrasiyi nasıl inşa edeceğiz?
Bu mesele iktidar ile sadece Kürtler arasında çözülemez. Gelinen noktada iktidar kendi sıkışıklığı içinde Kürtlere verebileceği en az tavizle süreci idare etmeye çalışmakta. Demokrasiyi inşa etme sürecindeki aktörler sadece bir kısım Müslümanları temsil eden iktidar ile bir kısım Kürtleri temsil eden parti ve örgütler olamaz. Masada Aleviler, gayrimüslimler, sosyal demokratlar, modern laikler, Nakşî-Milli Görüş çizgisi dışındaki dindarlar, milliyetçiler de olmalıdır. Böyle olmalıdır ki; farklılıklarımızla birlikte dayanışma duygusu içinde, özgürce, hukuk güvenliği altında, barış içinde bizi yaşatabilecek bir anayasayı ve demokrasiyi nasıl inşa edebileceğimizin toplumsal sözleşmesini yapalım.
Türkiye’de anayasanın muhatapları olan bireyler ve gruplar anayasaların inşa süreçlerinde hiçbir zaman söz sahibi olamamışlardır. Devlet daima totaliter eğilimli otoriter karakteriyle toplumu yukarıdan değiştirmeye kalkmış, toplumun ne istediğini duymak istememiştir. Resmî ideoloji, anayasalar, kanunlar ve uygulamalarla topluma dayatılmıştır. Kurmaca bir hukukla adil yargılanma hakkı çiğnenmiş, devlet bürokrasisi ve elitist çevreler topluma yabancılaşmıştır. Bürokrasi ve siyaset, demokrasi ve özgürlük talepleri bakımından toplumun gerisinde kalmıştır.
Kalıcı bir barışa yol açabilmek için yüzleşmek, uzlaşmak ve barışmak gerekiyor. Sadece geçmişle değil, fail ve mağdur olarak yaptıklarımızla ya da yapamadıklarımızla yüzleşmek. Yüzleştikten sonra karşı tarafla hakikat zemini üzerinde bir daha asla diyerek barışa adım atılabilir. Bunun sonucu tarafların birbirini eşit, eşdeğer görmesidir. Bunun için sivil nitelikli bir yüzleşme ve hakikat komisyonu kurulmalı, alt komisyonlarda tarihî hakikat, işkence ve insanlık suçları, faili meçhuller, koruculuk, zorla göç ettirme, çocuk ve kadın mağduriyetleri gibi konu başlıkları üzerinde çalışılmalı, medya bu sürece etkin bir şekilde dâhil olmalı, sanat etkinliklerinden yararlanılmalıdır. Utanç duygusuyla resmî özür dilenmeli, ortaya çıkan mağdurlara tazminat ödenmeli, tedavileri sağlanmalıdır. Zihniyet değişikliğini sağlamak bakımından mevzuat taraması yapılmalı, ders kitapları yeniden elden geçirilmeli, ayrımcılığa karşı bilinç oluşturulmalıdır.
Barışın toplumsallaşması bakımından toplumsal müzakere önemlidir. Kalıcı barış sadece Kürtlerin meselesi değildir. Mağdur kesimler çeşitlidir ve mesele Türkiye’nin demokratikleşmesidir. Toplumun farklı kesimlerinin birlikte özgür ve eşit olarak yaşama iradesinin ve bu anlamda bir demokrasi talebinin ortaya çıkarılması için toplumsal müzakere önemlidir. Yerel etkinlikler yoluyla toplumsal müzakerenin zemini genişletilmelidir.
Kalıcı barışın inşasında hukukun rolü önemlidir. Yol temizliği sürecinde, TCK’nin ifade özgürlüğünü engelleyen hükümlerinin değişmesi, TMK’nın kaldırılması, başta yerel özerklikler, anadil ve çocuklar konusunda olmak üzere uluslararası sözleşme ve protokollerdeki çekincelerin kaldırılması, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin yetkisinin kabul edilmesi, tutuklu ağır hastaların mağduriyetlerine son verilmesi, seçim barajının çoğulculuğun gereği olarak indirilmesi gerekmekte. 1982 Anayasa’sı üzerinden kotarılmayan ve başlangıç metninde çoklu, çoğulcu, özgürlükçü, eşitlikçi bir felsefeye yer veren, devleti teknik aygıt olarak yeniden tanımlayan, etnik kimliğe vurgu yapmayan, anadilin yaşamın her alanında kullanılmasını sağlayan, bölgelere yetki devri yaparak egemenliği halkla paylaşan yeni bir anayasa kalıcı barış için vazgeçilmez bir zorunluluktur.
Türkiye ya demokratikleşerek Ortadoğu’nun geleceğini etkileyecek ya da Ortadoğu’daki gelişmeler Türkiye’yi istikrarsızlaştıracaktır.
www.umitkardas.com
twitter.com/umit_kardas
Yazarlar
-
Mensur AkgünBu kadar düşüncesiz olabilirler mi? 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUVenezuela’yı aldı güya, ama para babaları güvence istiyor 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYARojava’dan Ortadoğu’ya Ortak Gelecek Çağrısı; 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUİki ‘dost’: Trump ve Erdoğan 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUZihniyet akrabası siyasetçiler 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİEmeklinin Türkiye Yüzyılı şimdi başlıyor desenize 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm Süreci, Halep çatışmasına heba edilir mi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHalep’te “hendek direnişi” kararını kim verdi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarLinç kültürü değil linç sektörü 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergil“Yerli ve Millî” ahlâk yanılsamasına karşı çağrı 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSuriye’deki tehlike 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKaranlık Orman’ nedir? Trump’ın hepimizi soktuğu yerdir 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENAmbargo ile diktatörlük arasında sıkışan İran 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuDers alınıyor mu? 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRTRUMP'A TEMİZ BİR "ÖDÜL" LÂZIM 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNESiyasetin cinselliği 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENİnsan hakları için dış müdahale tartışması 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANCumhurbaşkanı partili mi partisiz mi? 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANMADURO 2014 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciFaizi kim düşürmüyor 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAK Parti'deki Truva Atları... 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKNormatif çerçeve, pratik ve Türkiye’nin durumu 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanHalkını adalete hasret bırakanların ibretlik hikayesi… 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKABD terörü ve rızanın çözülüşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRŞov bir kez başladığında… 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRLaleli ‘çamaşırhanesi’ -4- Libya’ya sır seyahat... İki banka yöneticisi kimliğini niye gizledi? 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasTrump’ın yeni ‘dünya düzeni’ ve Türkiye 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTrump’ın Venezuela operasyonu ve sistemin çöküşü 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞİKİ BÜYÜK TEHLİKE: “UYUŞTURUCU VE IŞİD” TERÖRÜ…” 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERVenezuela’da hortlayan “Büyük Sopa” politikası 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRAraştırmalarla Kürt meselesi: Kutuplaşmanın niteliği artık ideolojik değil, duygusal 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezBorç ve Faiz Sorunumuz 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANVenezuela’dan bakınca dünya hali 5.01.2026 Tüm Yazıları



































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.11.2025
17.10.2025
1.10.2025
7.09.2025
1.09.2025
27.08.2025
7.08.2025
4.06.2025
25.05.2025
11.05.2025