Ümit KARDAŞ
Habermas’a göre sivil toplumun kurumsal çekirdeğini, kiliselerden, kültür deneklerinden, üniversitelerden bağımsız medyaya, tartışma kulüpleri, yurttaş forum ve inisiyatiflerinden meslek birliklerine, siyasi partilerden, sendikalara ve alternatif kurumlara kadar uzanan devlet- ekonomi dışı gönüllü birliktelikler oluşturuyor.
Bu birliktelikler toplumun tümü açısından önem taşıyan konuları keşfeden, değerleri yorumlayan, sorunların çözümüne katkılar getiren “kamusal müzakere” yürütürler ve böylece “kamusal söylem” şekillenir. Bu şekilde sivil toplumun damarlarından geçerek billurlaşan kamusal söylemler iktidarı etkileyen “iletişimsel bir iktidar” üretirler. Bu etki “meşruiyet sağlama” veya “meşruiyetten yoksun bırakma” ile kendini gösterir.
Zordan, baskıdan ve müdahaleden arınmış “siyasal kamusal müzakere” süreci kurumsal güvencelerini “hukuk devleti”nde bulur. Hukuk devleti, iktidarın sadece işlem ve eylemleri yönünden yargı denetimine tabi tutulması değil, bunun ötesinde bütün devlet faaliyetlerinin kamuoyu aracılığıyla “meşrulaştırılmış normlar”a dayandırılmasıdır. Burjuva hukuk devleti, tarafsızlaştırılmış ve zordan arındırılmış kamusal alanın ihtiyaçlarına tabi kılınmış devlettir.
Yetkiye uygunluk ve hukuksal biçimsellik hukuk devletinin ölçütleridir. Rasyonel idare ve bağımsız ve tarafsız yargı örgütlenme ve kamusal müzakere açısından ön-şart niteliğindedir. Yasalar ise herkes için eşit derecede bağlayıcıdır ve ilke olarak istisna ve imtiyaz tanıyamaz. Hukuk devleti, kıta Avrupa’sında ve ABD’de anayasal devlet biçimini alır. Anayasalar, siyasal kamusal müzakerenin zor, baskı ve müdahaleden arındırmışlığını temel hak ve özgürlükler biçiminde formüle ederler. Siyasal kamusal müzakerenin serbestliğini garantileyen bu temel hakların başında medya özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü, toplanma ve örgütlenme özgürlüğü, dilekçe hakkı, haber alma hakkı ve devlet faaliyetlerinin şeffaf, kamuya açık ve denetlenebilir olması ilkesi gelmektedir.
Peki, Batı’da 19. yüzyılın sonlarından 20. yüzyılın ortalarına kadar geçen zamanda gerçekleşen bu süreç bizim ülkemizde neden hâlâ yaşanamıyor ve biz hâlâ neden despotik ve otoriter süreçlere savruluyoruz? Cevaplandırılması gereken soru budur.
Türkiye’de 18. yüzyılın sonundan başlayarak devam eden süreçte devletin Weberyen anlamda modern bir devlete dönüştürülmesi çabası yaşandı. Rusya’da olduğu gibi Türkiye’de de modern devlet bir bürokratik aygıt olarak transfer edildi. Batı’nın siyasal teknolojisi aktarılırken doğal olarak bu teknolojinin tarihsel- kültürel- toplumsal geçmişini aktarma imkânı bulunmamaktaydı. Bir tespite göre bu durumda bürokratik aygıt kendisini sınırlayacak, gemleyecek, dengeleyecek devlet- dışı oluşumlardan azade kaldığından otoriter rejimlere eğilim gösterdi.
Diğer bir tespite göre Tanzimat’tan bu yana devlet anayasal bir karakter kazanmasına rağmen hukuk devletine dönüşemedi. Çünkü devleti buna dönüştürecek burjuva siyasal kamusu gelişmemişti. Osmanlı Gayrimüslim burjuvazisi Batı’da olduğu gibi bir iç politik mücadeleyle diğer sınıf ve katmanları yanına çekerek devlet üzerinde denetim kuramadı, güçsüzlüğü nedeniyle iç strateji yerine, dıştan destek almayı yeğlemek durumunda kaldı. Nitekim Cumhuriyet döneminde yetişen Müslüman- Türk burjuvazi de baş edemediği siyasal iktidarı Fuat Paşa’nın “yandan kuvvet” teorisine uygun olarak dış destekle frenlemeye çalıştı. Batı’da olduğu gibi siyasal toplumsal müzakere işletilip kamusal söylemler oluşturulamadığı takdirde iktidarları frenleme, dengeleme ve otoriterliğe eğilimi önlemeye imkânı bulunmamakta.
AKP iktidar olduğunda, arkasında, dayandığı Müslüman bir Anadolu sermayesi ve entelektüel birikim vardı. Ancak iktidarın meşruiyetini dayandıracağı ve dengelenebileceği bir kamusal müzakere alanı yoktu. Bu nedenle AKP iktidar süresinin uzamasının getirdiği yıpranma ve kirlenme sonucu, kutuplaştırıcı bir dille birlikte ister istemez devletleşti ve otoriterliğe kaydı. Entelektüel desteğini de kaybetti.
Dün Zaman Gazetesi ve Samanyolu Medya Grubu yöneticilerine yönelik yapılan hukuk devletinde rastlanmayacak müdahale hem hukuk yoluyla hem de kamusal müzakere yoluyla dengelenemeyen ve frenlenemeyen bir siyasi iktidarın nelere kalkabileceğini bize gösterdi. Hizmet Hareketi Türkiye’deki siyasal kamusal müzakerenin en önemli aktörü olmuşken bugün hedef hâline gelmesi kadim devlet geleneğinin bir refleksi ve tarihsel bir paradoks.
Herkes aklını başına almalı. Türkiye eğik düzlemde kayıyor. İstanbul ve Anadolu burjuvazisi, burjuva hukuk devletinin asgari koşullarını yaratamazsa en son göreceğimiz manzara kayalıklar olabilir.
www.umitkardas.com
twitter.com/umit_kardas
Yazarlar
-
Fehmi KORUVenezuela’yı aldı güya, ama para babaları güvence istiyor 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYARojava’dan Ortadoğu’ya Ortak Gelecek Çağrısı; 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUİki ‘dost’: Trump ve Erdoğan 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünBu kadar düşüncesiz olabilirler mi? 11.01.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİEmeklinin Türkiye Yüzyılı şimdi başlıyor desenize 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHalep’te “hendek direnişi” kararını kim verdi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluÇözüm Süreci, Halep çatışmasına heba edilir mi? 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarLinç kültürü değil linç sektörü 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUZihniyet akrabası siyasetçiler 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Murat Sevinç'Barış Bildirisi'nin 10'uncu yılında hali pür melalimiz 10.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergil“Yerli ve Millî” ahlâk yanılsamasına karşı çağrı 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuDers alınıyor mu? 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENAmbargo ile diktatörlük arasında sıkışan İran 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRTRUMP'A TEMİZ BİR "ÖDÜL" LÂZIM 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNESiyasetin cinselliği 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKaranlık Orman’ nedir? Trump’ın hepimizi soktuğu yerdir 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolSuriye’deki tehlike 9.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANCumhurbaşkanı partili mi partisiz mi? 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENİnsan hakları için dış müdahale tartışması 8.01.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKNormatif çerçeve, pratik ve Türkiye’nin durumu 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanHalkını adalete hasret bırakanların ibretlik hikayesi… 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANMADURO 2014 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciFaizi kim düşürmüyor 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTAK Parti'deki Truva Atları... 7.01.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRŞov bir kez başladığında… 6.01.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasTrump’ın yeni ‘dünya düzeni’ ve Türkiye 6.01.2026 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
4.11.2025
17.10.2025
1.10.2025
7.09.2025
1.09.2025
27.08.2025
7.08.2025
4.06.2025
25.05.2025
11.05.2025